14 Ekim 2015 Çarşamba

MCI Group’un 32 ülke Direktörüne İstanbul Boğazı’nda unutulmaz bir gece


32 Ülke İstanbul’da Bir Araya Geldi 
ACE of M.I.C.E. Exhibition 2016 Fuarı MCI Group Direktörlerine görkemli bir organizasyon ile tanıtıldı.Dünyada 1987 yılından bu yana çok sayıda ülkede toplantı, organizasyon, dernek ve kongre etkinliklerine imza atan global MICE şirketi MCI Group’un 32 ülkeden direktörü Turizm Medya Grubu ev sahipliğinde İstanbul Boğazı’nda unutulmaz bir gece yaşadı.

MCI Türkiye Genel Müdürü Barış Kahrıman, Operasyonlar ve İş Geliştirme Müdürü Ufuk Tümer ile  Kurumsal İlişkiler Direktörü Koray Tuncer’in organizasyonunda İstanbul’da buluşan MCI Group direktörleri Turizm Medya Grubu ev sahipliğinde İstanbul’un muhteşem manzarası eşliğinde unutulmaz bir gece geçirdi. İçerisinde Arabistan, Arjantin, Ermenistan, Avustralya, Kanada, Rusya, İtalya gibi 32 ülkeden direktörlerin bulunduğu buluşmada gecenin açılış konuşmasını yapan MCI Group Başkanı Roger Tondeur, İstanbul’da olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Bu sene üçüncüsü gerçekleşecek ACE of M.I.C.E. Exhibition 2016 Fuar sunumunun yapıldığı gecede MCI Group’un tüm dünyadan gelen temsilcileri bu özel gösterimi ilgiyle izledi. Keman trio şovuyla İstanbul manzarasını eşsiz bulduklarını dile getiren yöneticiler Türk mutfağının lezzetli yemekleriyle ışıltılı bir gece geçirdiler.

ICCA istatistiklerine göre İstanbul ilk 10 destinasyon içerisinde 
32 ülke ve 60 ofiste 1600’den fazla çalışanı ile her yıl 4500’den fazla projeye imza atan, uluslararası dernek ve birliklerle çalışan MCI Group temsilcileri, İstanbul’dan çok etkilendiklerini belirttiler. MCI Group CEO’su Sebastien Tondeur, daha önce İstanbul’da bulunmamış üyeleri olması sebebiyle  burada bulunmanın sen derece önemli olduğunu, ICCA istatistiklerinde ilk 10 destinasyon içerisinde  yer alan İstanbul’un tarihle iç içe bir şehir olduğunu ve bundan çok etkilendiklerini belirtti. ACE of M.I.C.E. Exhibition 2016 sunumunu seyrettiğinde ise etkinliğin diğer ülkelerde düzenlenen yerel fuarlarla karşılaştırınca çok daha büyük, etkileyici ve enerji dolu olduğunu söyledi.

Dünyanın en önemli şefleri İstanbul’a Geliyor

Gastromasa Konferansı’na Sayılı Günler Kaldı
Dünya Yıldızlarını İstanbul’da Buluşturmaya Hazırlanan Gastromasa Konferansı’na 
Sayılı Günler Kaldı. Dünyaca ünlü şeflerin ve gastronomi yazarlarının katılımıyla 14 Kasım Cumartesi günü gerçekleşecek Gastromasa Konferansı; Türkiye’de hızla gelişen gastronomi sektörünün dünyayla entegre olması için bir köprü oluşturacak.   

İspanyol mutfağının dünyaca ünlü iki Michelin yıldızlı şefi Sergi Arola, iki Michelin yıldızlı ve dört Gault & Millau ödüllü şef Johanna Maier, İspanya’nın en önemli pastacılık şeflerinden Christian Escriba, gastronominin dünyadaki en önemli trend avcısı Maria Canabal ve dünyanın en önemli yemek yazarlarından Luciana Bianchi Gastromasa Konferansı’nda konuşma yapmak üzere İstanbul’da olacak.  

Gastromasa Konferansı, 14 Kasım Cumartesi günü Radisson Blu Şişli Otel’de dünyanın önemli gastronomi profesyonellerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. 1. Ulusal Gastronomi Konferansı, Türkiye’nin zengin mutfağını ve kendine has gastronomi kültürünü dünya çapında tanıtmayı hedefliyor.

Dünyanın en önemli şefleri İstanbul’da
İspanyol mutfağının dünyaca ünlü iki Michelin yıldızlı şefi Sergi Arola, iki Michelin yıldızlı ve dört Gault & Millau ödüllü şef Johanna Maier, İspanya’nın en önemli pastacılık şeflerinden Christian Escriba, gastronomi dünyasının en önemli trend avcısı Maria Canabal ve dünyanın en önemli yemek yazarlarından Luciana Bianchi sunumlarıyla Gastromasa Konferansı’nda olacaklar. Türk Mutfağı Araştırmacısı ve İşletmeci Vedat Başaran’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek oturumda ise konferansın ana sponsoru g2m Genel Müdürü Burak Özbaşıoğlu, Shaya Türkiye Genel Müdürü Murat Gün, Colonie ve Escale Restaurant markalarının yaratıcısı Yücel Özalp "Dünya gastronomisinin yeni destinasyonu İstanbul olabilir mi?" konusunu masaya yatıracaklar. 

Yurt içinden ve yurt dışından katılacak değerli şeflerin bilgi birikimleri ve tecrübelerini tüm dünyadan gastronomi profesyonelleriyle paylaşacağı 1. Uluslararası Gastromasa Sempozyumu, tüm gün sürecek oturumlarla 500 profesyonel, 40’a yakın firma ve ana sponsorların katılımıyla gerçekleşecek ve Türk gastronomisi için büyük katkı sağlayacak. Sektörün nabzını tutacak seminer boyunca ‘Türkiye Coğrafyasına Ait Geleneksel Ürünler’ temalı fotoğraf sergisi ve Türkiye’nin en iyi 20 şefinin sempozyuma özel hazırlayacağı inovatif tarifler sergilenecek. Yerli, yabancı basının da katılım göstereceği bu organizasyon, yeme içme sektöründe ön plana çıkmak, farkındalık yaratmak, hedef kitle ile doğrudan bir bağ kurmak isteyen katılımcılar için önemli bir fırsat yaratacak.

Gastronomi sektörünü iyileştirmeyi hedefliyor
Gökmen Sözen Organizasyon tarafından hayata geçirilen ve bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan sempozyumun önemi hakkında açıklamada bulunan Gökmen Sözen şunları söyledi; “1. Uluslararası Gastromasa Sempozyumu, ülkemizden başlamak üzere dünyada gastronomi sektörünü iyileştirmek için atılmış çok önemli bir adım. Dünya markalarının ve dünyaca ünlü şeflerin yatırım için tercih ettiği bir lokasyon haline gelen Türkiye, sahip olduğu potansiyeli gerçekleştirdiğinde gastronomi sektörünün sunduğu fırsatları ekonomik değere çevirebilir. Bu nedenle ülkemizin zengin mutfağını ve gastronomi kültürünü, gelecek nesillere aktarmamız ve dünyaya tanıtmamız gerekiyor. Bu yaklaşımla hayata geçirdiğimiz Gastromasa Sempozyumu’na katılacak yerli-yabancı şefler ve yatırımcılar dünyanın yeni gastronomi çekim merkezi olan İstanbul’u ele alacak. Sempozyum, damak tadımızı dünya çapında tanıtarak ve pazarlayarak ülke turizmine katkı sağlayacak.”

6 Ekim 2015 Salı

Renaissance Polat Erzurum Hotel Holiday Check’de Dünyanın en iyi otelleri arasında

Türkiye’nin uluslararası kayak ve kongre oteli Renaissance Polat Erzurum dünyanın en büyük otel değerlendirme sitesi HolidayCheck'in her yıl gerçekleştirdiği oylama sonucunda dünyanın en iyi otelleri arasındaki yerini aldı. “Memnuniyetin en üst seviyede olduğu otel” ünvanını almaya hak kazanan Renaissance Polat Erzurum Hotel misafirlerine eşsiz dağ manzarası eşliğinde dört mevsim konaklama imkanı sunuyor.  

Modern mimari yapısı, kristalize kar dokusu, en özel geleneksel ve uluslararası lezzetlerin sunulduğu restoran ve barları ile üstün hizmet kalitesiyle misafirlerini ağırlayan Otel misafirlere mükemmel bir konaklama deneyimi yaşatıyor. Her ay 27 milyonluk ziyaret ile Avrupa’nın en önde gelen otel yorum platformu Holiday Check ödülleri her ülkede sadece 26 otele veriliyor. Her kategorinin en iyi ilk 5 oteli yorumlarla seçiliyor. Yapılan yorumlar sonucu menuniyetin en üst seviyede olduğu otel  seçilen Renaissance Polat Erzurum beş yıldızlı tatil keyfi ile kayakseverleri bekliyor. 

Sanatçıları ve sahne profesyonellerini etkinlik sahipleriyle buluşturan girişim: “iyisahne.com”

Türkiye’de ilk defa dijital ortamda sanat ve performans profesyonellerini müşteriler ve etkinlik sahipleriyle buluşturan iyisahne.com, yayın hayatına başladığı Nisan ayından bu yana etkinlik sahiplerinden gelen yüzlerce teklifi sanatçılara ulaştırdı. Böylece sanatçıların,  müşteriler ve etkinlik sahipleri tarafından kolaylıkla keşfedilmelerini ve iş bulmalarını sağlayan iyisahne.com, müzisyen, enstrümanist, müzik grubu, orkestra, ensemble ve DJ’ler üzerinden sahip olduğu ve hergün büyümeye devam eden 200 kişilik portföyü ile hizmet vermeye devam ediyor. İnternet girişimclerini ve yatırmcılarını bir araya getirmeyi amaçlayan Etohum’un 2015 yılında seçtiği girişimlerden biri olarak adını duyuran iyisahne.com kültür, sanat ve eğlence ekonomisinde bir ilk niteliği taşıyor. Girişim, sektörün en önemli sorunu olarak nitelendirilen erişim ve iletişim zorluğunu ortadan kaldırıyor.

Bir kuruma bağlı olmadan bağımsız olarak çalışan geniş kapsamlı bir kitleye dijital ortamda bir adres kazandırarak sanatçıları görünür, bilinir ve ulaşılabilir kılan iyisahne.com, sanatın ve sanatçının ilk ve tek ortak platformu olarak sanat/performans profesyonellerine ulaşmanın ve onlardan hizmet almanın yeni yöntemini Türkiye’de uygulamayı amaçlıyor.  

200’ü aşkın onaylı sahne profiliyle İstanbul ve çevresinde hizmet vermekte olan platform yıl sonuna kadar Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Eskişehir gibi kültür, sanat ve eğlence ekonomisinin başkentlerini portföyüne dahil ederek tüm Türkiye’ye ulaşmayı hedefliyor. Hizmetlerin internet üzerinden satın alınabilmesini sağlayan ve topluluk temelli bir dijital girişim olan iyisahne.com’da sanatçılar ve sanat profesyonelleri kendi sahne profillerini listeleyebiliyor, profillerini detaylandırabiliyor ve performanslarını görsel olarak etkinlik sahipleriyle paylaşma imkanı buluyor. Etkinlik sahipleri ise anlaştıkları sanatçı ile hiçbir aracı olmaksızın yazışabiliyor, mutabık kalınan hizmet bedelini kredi kartı ya da banka kartı ile ödeyebiliyor, dilerlerse 9 aya kadar taksitlendirebiliyor.
Düğünler için müzisyen ya da fotoğrafçı, doğum günü partileri için palyaço ya da sihirbaz, kurumsal etkinlikler için DJ, karşılama ikilisi ya da yaylı çalgılar dörtlüsü, yerel bir etkinlik için kukla ustası ya da meddah gibi çeşitlendirilebilecek, geçimini birim zamanını kiralayarak sağlayan en büyük kitle olan sanat/performans profesyonelleri, iyisahne.com’un sunduğu zemin üzerinde bir arada görünür ve erişilebilir hale geliyor.

iyisahne.com ekibi kimdir?
iyisahne.com’un kurucu ortakları ODTÜ Mühendislik Fakültesi kökenli üç girişimci Sinan Zabunoğlu, M. Cem Yanık ve Deniz Tav. Devlet Opera ve Balesi, Devlet Konservatuvarı ve Borusan Filarmoni Orkestrası gibi Türkiye’nin en önemli sanat kurumlarında çalışan dört değerli sanatçı ise bilgi birikimleriyle iyisahne’ye sektörel deneyim kazandırıyor.

“Aslında Diyet” ile diyet hakkındaki ezberler bozulacak

Diyet hakkında doğru bilinen yanlışlar ile yanlış bilinen doğrular: “Aslında Diyet” kitabında. Uluslararası Spor Beslenme Uzmanı araştırmacı Sencer Bulut’un, “Aslında Diyet” isimli kitabı, diyet hakkında doğru bilinen yanlışlar ile yanlış bilinen doğruları ortaya koyuyor.


Araştırmacı Sencer Bulut, yurtiçi ve yurtdışında yaptığı çalışmaların sonucunda yeni kitabı “Aslında Diyet” ile ezber bozacak detayları okuyucularının bilgisine sunuyor. Aslında Diyet kitabı, konuyla ilgilenenlere yepyeni bilgileri sunacak bir çalışmadır. Hepimiz diyet hakkında bir takım bilgilere sahibiz, ama bu bilgiler ne kadar doğrudur?. Ya kilo almaktan korktuğumuz ve ‘öcü’ gibi kaçtığımız besinler aslında vücudumuzun dostuysa?, ya da bugüne kadar masum bildiğimiz besinler, aslında kilo almamızın boş sorumlularıysa? gibi soruların cevaplarını bu kitap veriyor.

Eylül 2015 tarihinde ilk baskısını yapan “Aslında Diyet” kitabı, Agate Yayınevinden çıktı. Diyet hakkında doğru bilinen birçok yanlışı ayrıntılarıyla işleyen kitap, konuyla ilgilenenlere yepyeni bilgiler sunacak bir çalışma olarak okuyucu ile buluştu. Kitap Agate Yayınevi internet sitesi www.figurdesings.com, DR ve İdefix’ten online satın alınabiliyor. DR mağazalarında bulunuyor.




5 Ekim 2015 Pazartesi

Şehircilik İçin Doğru Çözümler Üretilmeli

Alkor Mimarlık Proje ve Restorasyon  Hizmetlerinde Sektörde Önemli Bir Yer Edindi
Eşsiz kültür abidesi Şehri İstanbul’un anıtsal değerine saygılı ve korumacı olmalıyız. Geçmiş tarihimizin izlerinin yansıması İstanbul siluetini silerek yeniye yer açmak kabul edilemez


Mimar-İç Mimar  Leyla Yücel: Şehircilik için doğru çözümler üretilmeli
Mimar ve İç Mimar Leyla Yücel, kentsel planlamalarda uyumlu yapılar bakımından daha iyi düzenlemelerin gelebileceğini savunarak “Şehircilik ve kentleşme olarak kent ölçeğinde doğru çözümlerin üretilmesi şehirlerdeki yaşamı yaşanılır kılar” dedi. 2007 yılında kurulan Alkor Mimarlık’ın sahibi Mimar-İç Mimar Leyla Yücel, kişi ve kurumlara iç mekan ve konsept tasarımı, mimari proje ve restorasyon gibi hizmetlerle sektörde önemli bir yer edindi. İnsanların hayallerini söz verdiği tarihte eksiksiz olarak teslim etmenin gururunu yaşadığını belirten Yücel, müşterilerini iyi analiz ettiğini ve bu sayede güven kazandığını belirtti. Bir işi kusursuz gerçekleştirebilmek için eğitimin şart olduğunun altını çizen Yücel, iyi bir gözlemci olmanın gerektiğini de vurguladı. Modern yapıları analiz ettik hem de tarihi eserlerle ilgilendik. Ancak bir süre sonra iç mimarlığın gelen ve yapmak istediğim işlerde tek başına yeterli olmadığını anladım. Bunun üzerine çift ana dal lisans yapmaya karar verdim.


Şehircilik ve kentleşme konusunda bilgiler veren Yücel şunları söyledi: “Şehircilik ve kentleşme olarak kent ölçeğinde doğru çözümlerin üretilmesi şehirlerdeki yaşamı yaşanılır ve huzurlu kılar. Bir kentin yaşanabilir olması için konut alanları, ticari alanlar, sanayi alanları, eğitim alanları, sağlık alanları, kamu alanları, yeşil alanları, dinlenme alanları, yaya geçitleri, üst geçitler, yol düzenlemeleri ve özel düzenleme gerektiren özürlü ve engellilere yönelik düzenlemeler gibi konuların birbiri içinde bütünün parçasına hizmet edecek şekilde doğru ölçeklerde düzenlenmesi gerekir. Kent ve şehir yaşamının yaşanabilir olması için tüm bunların yanı sıra en büyük çözüm bekleyen konu her zaman trafiktir. Ulaşım biçimleri ve seçenekleri nüfus yoğunluğu, nüfus artışı ve bölgesel genişleme alanları da hesaba katılarak uzun vadeli doğru çözümler üretmek kent yaşamını savaş alanı olmaktan çıkarır ve halkın konforlu yaşam alanlarında kent yaşamını sürdürmelerini sağlar.”


İstanbul’un silueti korunmalı
İstanbul’un silueti ile ilgili de açıklama yapan Yücel, yeteri kadar korunmadı ve korunmuyor. İstanbul siluetine gerekli mercilerin ve kurumların yaptırım güçlerini kullanarak tahribata engel olması gerekiyor. Tarihin izlerini yok ediyoruz, yaşanmışlıkları yeni yapıların devasa yükseklikleri ile eziyoruz. Geçmiş tarihimizin izlerinin yansıması İstanbul siluetini silerek yeniye yer açmak kabul edilemez bir durum. Dünya tarihinde önemi tartışılmaz olan, bütün dünyanın gözü üzerinde olan, imparatorlukların yegâne şehri İstanbul, sahip olduğumuz eşsiz kültür abidesi anıtsal değeri olan İstanbul’umuza çok daha fazla saygılı ve korumacı olmamız gerekiyor” diye konuştu.


‘Projenin içinde yaşıyorum’
Her projenin kendisi için yeni bir heyecan ve yeni bir tasarım demek olduğunun altını çizen Leyla Yücel, “Tasarımlarımı yaparken projenin içerisine girip orada yaşamaya ve zaman geçirmeye başlıyorum. Müşterimden önce proje alanında yaşıyorum. Tasarladığım koltukta oturuyorum, masada yemek yiyorum, mekânın psikolojik ve konfor etkilerini düzenliyorum. Seçtiğim aydınlatma elemanlarının aydınlık çoğunluk etkilerini analiz ediyorum. Kurumsal bir projeyi hayata geçiriyorsam tüm bunların yanı sıra kendimi işverenin yerine koyarak çalışanların amaç ve hedeflerine yönelik bir organizasyon sağlıyorum” diye konuştu.


‘En güzel müşteri teslim olmuş müşteridir’
Her mimarın kendi tarzına uygun bir şekilde çalışmak istediğine vurgu yapan Mimar-İç Mimar Leyla Yücel, bunun nedeni de şöyle açıkladı: “Çünkü her bir proje o mimarın parmak izini taşıyor. Bu açıdan her mimar yaptığı projelerle iz bırakmak ister. Fakat bu noktada müşterilerin beklentileri de çok önemli. Bir mimarın projeyi ele aldığında öncelikle temel prensipleri iyi düşünmesi gerekiyor. Çünkü kimse bir mekânda otururken kafasına bir anda avizenin düşmesini istemez. Bu nedenle bir mimarın temel prensiplerden biri olan güvenliğe de projede önem vermesi ve bu konudan asla taviz vermemesi gerekiyor. Her mimar kendi çizgisinde hizmet veriyor. Ancak az önce bahsettiğim temel prensiplerden taviz vermeden müşterilerin de beğeni ve isteklerinin de göz önüne alınması ve bu doğrultuda harmanlanmış bir proje ortaya çıkarılması da bir diğer önemli husus. Tabii bir mimar için en güzel müşteri teslim olmuş müşteridir.” Yücel, Kişinin doğru adresteyse beraber çalıştığı mimara teslim olması, bir insan doğru adreste olduğunu anlamak için de mimarın daha önce neler yaptığına ve referanslarına bakması gerektiğini altını çizdi.Yalın, sade ve içinde abartı olmayan şıklığı sevdiğini, karışık, anlamsız ya da karmaşık tasarımlardan hoşlanmadığını söyleyen Yücel, sadeliği sevdiği için de daha çok siyah ve beyaz renkleri kullandığını belirtti.

Sayısız projelere imza attı
Bugüne kadar sayısız projelere imza attığını vurgulayan Yücel, tiyatro ve sinema salonlarından villalara kadar birbirinden farklı projeleri hayata geçirdiklerini bildirdi. Şehircilik ve kentleşme konusunda bilgiler veren Yücel şunları söyledi: “Şehircilik ve kentleşme olarak kent ölçeğinde doğru çözümlerin üretilmesi şehirlerdeki yaşamı yaşanılır ve huzurlu kılar. Bir kentin yaşanabilir olması için konut alanları, ticari alanlar, sanayi alanları, eğitim alanları, sağlık alanları, kamu alanları, yeşil alanları, dinlenme alanları, yaya geçitleri, üst geçitler, yol düzenlemeleri ve özel düzenleme gerektiren özürlü ve engellilere yönelik düzenlemeler gibi konuların birbiri içinde bütünün parçasına hizmet edecek şekilde doğru ölçeklerde düzenlenmesi gerekir. Kent ve şehir yaşamının yaşanabilir olması için tüm bunların yanı sıra en büyük çözüm bekleyen konu her zaman trafiktir. Ulaşım biçimleri ve seçenekleri nüfus yoğunluğu, nüfus artışı ve bölgesel genişleme alanları da hesaba katılarak uzun vadeli doğru çözümler üretmek kent yaşamını savaş alanı olmaktan çıkarır ve halkın konforlu yaşam alanlarında kent yaşamını sürdürmelerini sağlar.”



TURİZMCİLERİN ACI GÜNÜ

Turizmciler Nezih Üçkardeşler’in son yolculuğunda yalnız bırakmayıp, Şakirin Camii’nde cenazesinde bir arada bulundular. Geçmiş dönem Asya BYK Başkanı olan Nezih Üçkardeşler’in cenazesi 04-10-2015 Pazar günü Karacaahmet Şakirin Camii’nde ikindi namazı müteakiben kılınan namaz ile son yolculuğuna uğurlandı.


Türk turizmi örnek bir insan, yüreği sevgi dolu bir turizmciyi kaybetti. Nezih Üçkardeşler’in cenazesine; Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu,TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy,TUROB Başkanı Timur Bayındır Hello Turizm ve TÜRSAB Başkan Adayı Emin Çakmak, TÜRSAB Başkan Adayı Firuz Bağlıkaya, Turing Başkanı Dr Bülent Katkat, Uludağ Uslan Otel Sahibi Turizmci Serhat Uslan, Ekinoks Travel Yönetim Kurul Başkanı Semih Selimoğlu,Elite Hotel Ceo’su Dilaver Doğru, Ali Baba Şerbetleri Ceo’su Ali Güler, Hakan Himmetoğlu, iş dünyasından çok sayıda ünlü isim ile aile yakınları ve Turizmciler hazır bulundu


Türk turizmi örnek bir Ağabeyi kaybetti.
Her zaman hoş gönüllü, yüreği sevgi dolu, küçüklerin her zaman Nezih Ağabeyi olmayı başaran sevgi dolu bir insanı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz.


Sevgi dolu yüreğine herkesi sığdıran yüce insan senin o kadar sevenin varmış ki Şakirin Camii avlusu almakta zorluk çekti. Allah rahmet eylesin mekanın cennet olsun.


Merhum NEZİH ÜÇKARDEŞLER’ in cenazesi 04/10/2015 pazar günü Karacaahmet Şakirin Camii’nde ikindi namazını müteakiben kılınan namaz ile ebedi istirahatine uğurlandı. Turizminsesi.com ailesi olarak merhuma Tanrı’dan rahmet, sevenlerine ve kederli ailesine sabırlar dileriz.

1 Ekim 2015 Perşembe

ALTIN KOZA’DAN BEŞ ÖDÜLLE DÖNEN "ANA YURDU" FESTİVAL YOLCULUĞUNA HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR!

Dünya prömiyerini Venedik Uluslararası Film Festivali’nde yapan ve geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen Adana Altın Koza Film Festivali’nden 5 ödülle dönen Senem Tüzen’in ilk uzun metraj filmi Ana Yurdu festival yolculuğuna Varşova, Selanik, Hayfa ve Reykjavik Film Festivalleri ile devam ediyor.

Ana Yurdu, 9-18 Ekim tarihlerinde Polonya’da gerçekleştirilecek 31. Varşova Film Festivali’nin hemen ardından, 31. Hayfa Uluslararası Film Festivali ve Reykjavik Uluslararası Film Festivali’nde yarışacak.

72. Venedik Film Festivali'nde büyük beğeni toplayan ve eleştirmenlerin övgüyle söz ettiği Ana Yurdu, Adana Altın Koza Film Festivali’nden 5 ödülle birden döndü. Sinema Yazarları Derneği’nin (SİYAD) En İyi Film, Film Yönetmenleri Derneği’nin (FİLMYÖN) En İyi Yönetmen ödüllerine layık gördüğü film, aynı zamanda festivalin En İyi Senaryo, En İyi Kadın Oyuncu (Nihal Koldaş) ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerinin de sahibi oldu.

SİYAD, En İyi Film Ödülünü verirken “tutuculuğu deliliğe dönüşen bir toplumda, ayakta durma iradesine sahip bir kadının ve ebeveyn – çocuk arasındaki ilişkinin, karanlık ve aydınlık taraflarını hem cesaret hem sevgiyle anlatmadaki başarısı nedeniyle, Senem Tüzen’in Ana Yurdu filmini oy çokluğuyla ödüle layık” gördüğünü açıkladı.

Ümit Ünal başkanlığında bir araya gelen 22. Adana Altın Koza jürisi ise, Ana Yurdu’na verdiği En İyi Senaryo Ödülü için, “Anne kız ilişkisini modern ve gelenekselin çatışması ekseninde, ender rastlanılan incelikli bir gözlem gücü ve cesaretle anlatabildiği için, AnaYurdu filmi ile oyçokluğuyla Senem Tüzen’e verilmiştir, ” açıklamasını yaptı.

Esra Bezen Bilgin ve Nihal Koldaş’ın başrollerini paylaştığı Ana Yurdu, romanını bitirmek için anneannesinden kalan köy evine giden Nesrin’le, beklenmedik bir şekilde ziyaretine gelen annesi Halise’nin sevgi ve öfke dolu, gerilimi an be an yükselen öyküsünü anlatıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştirilen filmin çekimleri Niğde'de yapıldı. Yapımcılığını Zela Film’in üstlendiği filmin görüntü yönetmenliğini, en iyi görüntü yönetmeni ödülünü Türksoy Gölebeyi (Kar Korsanları) ile paylaşan Vedat Özdemir yaptı.

Ana Yurdu hakkında uluslararası basında çıkan yazılardan alıntılar:

"Bugünün Türkiyesi, en derin anlamıyla... "
Luca Pellegrini (Venedik Eleştirmenler Haftası)

"Yönetmen, iki kadın arasındaki mahremiyeti, duvarda duran bir sinek gibi izlemek istedim demişti. Hedefine başarıyla ve alışılmamış bir derinlikle ulaşmış." Mariella Cruciani  (Cinecritica)

"Alışılmış koşullardan yola çıkan Senem Tüzen, yeni gerçekçiliğin sınırlarını beklenmedik bir şekilde, henüz keşfedilmemiş alanlara doğru zorluyor. Hoşgelmiş." Massimiliano Schiavoni (Quinlan)

Ana Yurdu Fragmanını indirmek için:
www.dropbox.com/s/kfa76svfiuzh3xg/ANA%20YURDU%20fragman.mov?dl=0 

30 Eylül 2015 Çarşamba

Avukat Ezgi Ünlü İle Zekeriya Yeşil Dünya Evine Girdi

Avukat Çiftler Dünya Evine Girdi
Avukat Ezgi ÜNLÜ ile Zekeriya YEŞİL Adana'da yapılan Çifte düğün ile dünya evine girdi

İstanbul Barosu’na kayıtlı Ezgi Ünlü ile Zekeriya Yeşil Adana DSİ tesisleri Havuz başında  yapılan muhteşem düğün ile hayatlarını birleştirdi. Çok sayıda davetlinin katıldığı düğün töreni çiftlerin dansıyla başladı. Sahneden inmeyen damat arkadaşlarıyla doyasıya eğlendi. Daha önce Zonguldak'da yapılan düğün ile nikahları kıyılan çift oldukça rahat ve heyecandan uzaktı.

Davetliler ile yeni evli çift gönüllerince eğlenip oynadı.Avukat çift, en mutlu günlerinde kendilerini yalnız bırakmayarak yanlarında olan misafirlere teşekkür etti.