22 Ağustos 2017 Salı

Otizmin tedavisinde “Kök Hücre” umudu

Kordon kanı 80'den fazla kan hastalığının tedavisinde kullanılıyor
Kordon kanının kanser ve Akdeniz anemisi başta olmak üzere, 80'den fazla kan hastalığının tedavisinde kullanıldığını dile getiren Yaşam Bankası Sağlık Hizmetleri Laboratuvar Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Hatice Uludağ Altun, “Kordon kanı artık sadece kan hastalıklarında değil, yapılan deneysel çalışmalar sonucunda otizm gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde de umut oluyor” dedi



Sağlıklı bir çocuk yetiştirmek, her anne-babanın en büyük hedefidir. Bazen doğumun ardından bebekte fiziksel rahatsızlık görülmese de, ilerleyen dönemlerde otizm gibi nörolojik hastalıklara rastlanması hayli yüksek bir olasılık. Günümüzün vebası olarak nitelendirilen otizm, ölümcül olmasa da yaşamsal bir hastalık. Beyin hasarı nedeniyle otistik bir çocuğun tamamen normale dönme şansı çok düşük olsa da bu konuda yapılan çalışmalar yıllardır hız kesmiyor ve yüz güldürücü sonuçlar alınıyor. 




Kordon kanından elde ediliyor
Günümüzde otizmin tedavisinde çeşitli yöntemler kullanılsa da, bunların en yenisi kök hücre tedavisi. Günümüzde kordon kanı saklanması yöntemiyle elde edilen kök hücreler, kendini sürekli yenileme ve farklı hücre tiplerine dönüşebilme yeteneğine sahip olduğundan, organları, dokuları, kan hücrelerini ve bağışıklık sistemini yeniden inşa etme özelliğine sahip. Kök hücrenin en saf halini içermesi ve çok zengin kök hücre kaynağı olması açısından kordon kanı, kanser ve Akdeniz anemisi başta olmak üzere 80’den fazla kan hastalığının tedavisinde kullanılıyor. 

Nörolojik hastalıklarda da kullanılıyor
Avrupa’nın en güçlü aile biyobankası FamiCord Group’un Türkiye’deki iş ortağı Yaşam Kordon Kanı Bankası, Türkiye’de kordon kanı saklama oranının artması için 14 yıldır yoğun faaliyet gösteriyor. Yaşam Bankası Sağlık Hizmetleri Laboratuvar Sorumlusu Doç. Dr. Hatice Uludağ Altun, kordon kanının bilinen ve etkinliği kanıtlanmış kan hastalıklarının dışında, yapılan çalışmaların sonucunda artık otizm gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde de umut olduğunu söyledi. Otizmin beyin hasarıyla ilgili bir durum olarak kendini gösterdiğini belirten Altun, “Otizmli çocuğun normal bir birey haline gelmesi çok zor. Buna karşılık, beyin hasarının minimuma indirilmesi amacıyla kordon kanı ya da kordon dokusu kök hücre nakli kullanılmaya başlandı” dedi.  

Sinir yollarında yeniden yapılanma
Hatice Uludağ Altun, kordon kanının sinir yollarındaki yeniden yapılanma, vücudun kendi onarımının desteklenmesi ve damar yapılarının yenilenmesini sağlaması nedeniyle otizmin tedavisinde kullanıldığını söyledi. Altun, kordon kanındaki kök hücrelerin sadece kan hastalıklarında değil aynı zamanda nörolojik hastalıkların tedavisinde de pozitif etkilerinin güçlü olduğunu kaydetti. 

İlk 6 ay içinde iyileşme gözleniyor
Hatice Uludağ Altun şöyle devam etti: “Duke Enstitüsü tarafından, yaşları ortalama 4.6 olan 25 otizm teşhisi konulan çocukta, kendi kordon kanları kullanılarak tek bir seferde damardan serum halinde verildiği bir çalışma gerçekleştirildi. Bu çalışmayla damardan verilen kök hücrelerin öncesi ve sonrasında, 6’ncı ve 12’nci aylarda çocuklardaki davranışsal ve fonksiyonel özellikleri incelenmeye alındı. Uygulama sonrası, davranışsal iyileşmelerin ilk 6 ay içinde gözlemlendiği, çocuklardaki sosyal uyarılara verilen yanıt, kendilerini ifade etme becerileri ve sözcük dağarcıklarında gelişme olduğu belirtildi. Bu çalışmanın, çocuklarda kendi kordon kanı kullanılarak gelecekte yapılacak çalışmalara temel oluşturacağı kaydedildi.”

Tedavisi belli olmayan hastalıklara da çare olabilir
Yaşam Kordon Kanı Bankası’nın bağlı bulunduğu FamiCord Group bünyesinde otizm tanısı konmuş 2 hastaya kordon kanı ile nakil yapıldığını vurgulayan Hatice Uludağ Altun; “3-24 yaş aralığındaki 41 hastaya da kordon dokusu kök hücre nakli yapıldı. Bu nakiller 2014-2017 yılları arası uygulandı. Yine yakın bir dönemde, Türkiye’den bir otizmli çocuğumuz Yaşam Bankası aracılığıyla ve FamiCord Group’un desteği ile Wroclaw-Polonya’daki tedavi merkezine yönlendirildi. Bu çocuğumuzun kök hücre tedavisi devam ediyor. Şu ana kadar yapılan ve gelecekte yapılacak daha kapsamlı çalışmalar, doğum sonrasında saklanan kordon kan ve dokusunun otizm başta olmak üzere tedavisi henüz belli olmayan birçok hastalığın tedavisinde de etkili olabileceğini düşündürmektedir” diye konuştu.

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Shell’in Çatalhöyük Arkeoloji Yaz Atölyesi’ne Büyük İlgi

 “Shell Çatalhöyük Arkeoloji Yaz Atölyesi”nin 2017 etkinlikleri tamamlandı
Shell Türkiye’nin, 1995 yılından bu yana kazı çalışmalarına destek verdiği, dünyanın en önemli tarihi ve kültürel değerlerinden biri olan Çatalhöyük Neolitik Kenti’nde düzenlenen “Shell Çatalhöyük Arkeoloji Yaz Atölyesi”nin 2017 etkinlikleri tamamlandı. Proje kapsamında, bu yıl da başta çocuklar olmak üzere farklı yaş ve meslek gruplarından bine yakın kişi Çatalhöyük’te bir araya geldi. Kültürel mirasımızı tanıma, koruma ve sahiplenme farkındalığı yaratmak amacıyla düzenlenen “Shell Çatalhöyük Arkeoloji Atölyeleri”ne bu yıl, 623’ü çocuk ve 115’i yetişkin olmak üzere 738 kişi katıldı. 

Hem Türkiye hem de insanlık tarihi için büyük öneme sahip olan, Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Çatalhöyük’e 22 yıldır aralıksız destek veren Shell Türkiye, Stanford Üniversitesi’nin yürüttüğü araştırma projesine bu yıl da katkıda bulundu. Çatalhöyük’te 1993 yılında başlayan, Shell’in 1995 yılında destek vermeye başladığı ve günümüze dek aralıksız süren kazılar, Stanford Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ian Hodder liderliğinde uluslararası bir ekip tarafından yürütülüyor. Kazı çalışmalarında Türkiye’den arkeologlar da görev alıyor. 

“Buraya ilk kez gelenler, tamamen yanlış bir kazı alanına geldiklerini düşünebilirler çünkü ellerinde küçük dişçi aletleri ve fırçalarla farklı diller konuşan yüzlerce kişinin, iğneyle kuyu kazar gibi, bir dönem binlerce kişinin yaşadığı bir kenti itinayla yeryüzüne çıkardığını görmek onları şaşırtır. Oysa 9000 yıllık bir binayı veya eşyayı, kısacası çok kıymetli bir insanlık mirasını toprağın altından çıkarmak işte bu kadar özen ister.” Bu sözler, dünyanın önde gelen arkeologlarından biri olan ve 1993 yılından bu yana Çatalhöyük Neolitik Kenti’ndeki kazı çalışmalarını yöneten Stanford Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ian Hodder’e ait.

Prof. Dr. Ian Hodder’ın her yıl dünyanın farklı yerlerinden ve Türkiye’den 150’ye yakın arkeologla birlikte  yürüttüğü kazı çalışmaları, 9000 yıllık kültürel mirasın izlerini ortaya çıkarıyor. Kazı çalışmalarına 22 yıldır destek veren Shell Türkiye, 2003 yılından bu yana eğitim alanında uzman arkeologların liderliğinde düzenlediği “Shell Çatalhöyük Arkeoloji Atölyeleri” ile de kültür mirasımızı tanıma, koruma ve sahiplenme farkındalığı yaratmayı amaçlıyor.  Bu yıl 623’ü çocuk ve 115’i yetişkin olmak üzere 738 kişinin, bugüne kadar ise 8.000’e yakın katılımcının ücretsiz olarak yararlandığı atölye etkinliklerinin sonunda katılımcılara, “kültürel emanetlerin koruyucusu” sertifikası veriliyor. Çatalhöyük çevresinde yaşayan çocuklara ve yetişkinlere Çatalhöyük’ü tanıtmak amacıyla 2003 yılında başlatılan proje, yetişkinlerin ve Türkiye’nin her yerinden ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Kısa süre içinde de Çatalhöyük’teki tarihi mirasın öneminin geniş bir kitle tarafından keşfedilmesini sağladı.

Çatalhöyük’ü İngiltere Başkonsolosu Judith Slater ziyaret etti 
Shell Çatalhöyük Yaz Atölyesi’ni bu yıl İngiltere Başkonsolosu Judith Slater ile birlikte ziyaret eden Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Shell Türkiye olarak ülkemizin kültürel mirasına dair duyarlılığımızla Çatalhöyük’te uluslararası bir ekip tarafından yürütülen araştırma projesine katkıda bulunuyor, eğitim uzmanı arkeologların liderliğinde düzenlediğimiz atölyeler ile  bu değerli kültürel mirasımızın daha fazla korunması ve sahiplenilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Her yıl daha fazla sayıda katılımın olduğu atölyemizin katkısını atölyeye katılan çocuklarımız, ebeveynler ve yetişkinlerin Çatalhöyük’ten ayrılırken ifade ettikleri memnuniyetten ve atölye için her yıl artan ilgiden görebiliyoruz.” diye konuştu.

İngiltere Başkonsolosu Judith Slater ise; “Türkiye tarihi miras açısından çok zengin bir ülke ve Çatalhöyük de en önemli kültürel miraslardan biri. Çatalhöyük’ü ilk kez ziyaret ettim ve gördüklerimden çok etkilendim. Medeniyetin başlangıcına yaptığım yolculuk, Prof Dr. Ian Hodder’ın anlatımıyla birlikte müthiş bir etki yarattı ve Anadolu’nun kültürel mirasının korunması için Prof. Dr. Ian Hodder ve ekibinin yaptıklarına hayranlık duydum. Shell Türkiye’nin bu önemli kültürel mirasın korunmasına ve gelecek nesiller tarafından tanınmasına yaptığı katkı oldukça değerli” dedi.


Holiday Inn Istanbul Tuzla Bay Hotel açıldı

İstanbul Anadolu yakasının  en yenisi Holiday Inn Istanbul Tuzla Bay Hotel açıldı. Tuzla bölgesine istihdam imkanı yaratan Holiday Inn Istanbul Tuzla Bay Hotel  İstanbul’un Anadolu yakası Pendik sınırları içerisinde açıldı

Sabiha Gökçen Havalimanı ve Pendik Tren Garına yakın olması ile iş, toplantı ve tatil amaçlı konaklamalarınız için ideal bir seçenek oluşturuyor. Troyka Turizm ve Otelcilik ve İnşaat A.Ş. tarafından işletilen Holiday Inn Istanbul Tuzla Bay Hotel,  2 restaurant, 1 bar, 9 toplantı salonu ve 290 misafirin rahatça konaklayabileceği 140 odası ile bölgeye hareket ve farklılık katmayı hedefliyor. Holiday Inn Istanbul Tuzla Bay Hotel , Tuzla'da yer almasının, Anadolu yakasının hızla gelişmekte olan iş ve yaşan destinasyonlarından olurken Sabiha Gökçen Havalimanı ve çevresine yakın olması nedeniyle ise tercih edilen yıldızlı oteller arasına girdi.

Holiday Inn Istanbul Tuzla Bay Genel Müdürü  Murat Yetişgen; Holiday Inn, Dünya genelinde  774 Milyon Euro’luk yatırımı ile 3400’den fazla otel ve 430.000 oda ile konukseverlilik tarihinin en büyük  buluşmasını gerçekleştirmektedir.  Bu buluşma konuklarımızın Dünya genelinde aynı hizmeti ve deneyimi yaşaması anlamına gelmektedir. 60. Yıl dönümünü kutlayan ve Dünya çapında her yıl 100 milyon  misafirin konakladığı Holiday Inn güvenilir bir markalar arasındadır.  Bu nedenle, Holiday Inn Istanbul  Tuzla Bay Hotel bölgeye yeni bir nefes getirecek.  Holiday Inn Istanbul  Tuzla Bay Hotel’de konaklayan misafirlerimize sıcak bir karşılama ve keyifli bir konaklamayı garanti ediyoruz.

MICE’çılara Belgrad lokasyonu iyi gelecek

Master of Belgrad, Türkiye’den  Mice sektörü acente yetkilileriyle   Belgrad’ta organizasyonlar için adım attı. Uzun zamandır Kıbrıs'ta misafirlerine kusursuz hizmet veren " Master of Cyprus " firması Sırbistan'ın başkenti Belgrad ’ta açtığı " Master of Belgrade " markası ile Türkiye'den gelen 100 civarında MICE acente yöneticisi, Uluslararası MICE Derneği Başkan ve yardımcısı ve basın mensuplarını 18-20 Ağustos tarihlerinde Belgrad’ ta ağırladı. 

18 Ağustos tarihinde Atatürk Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan sunulan uçuş alternatifleriyle Belgrad'a ulaşan misafirler, havalimanında " Master of Belgrade " firması yetkileri tarafından karşılandı.Katılımcılar lüks otobüslerle şehir merkezine yakınlığı ve hizmet kalitesi ile ön plana çıkan Holiday Inn Hotel'e ulaştı. Holiday Inn Hotel'de kokteyl eşliğinde karşılanan misafirler, odalarına yerleştikten sonra otele yaklaşık 15 dakika uzaklıkta bulanan gerek ambiyansı, gerek lezzet kalitesi ve gruba Balkan Müziği'nin en güzel örneklerini sunan müzik grubuyla ’’ Kale Meydan Restaurant'ta ‘’ akşam yemeğini aldılar. 

19 Ağustos günü alınan kahvaltı sonrasında MICE'çılar Sava nehrinde keyifli bir tekne turuna çıktılar. Tekne turu sonrası lokal bir restaurant olan " Dva jelena Restaurant'ta " öğle yemeğini alan grup üstü açık otobüslerle şehri keşfetme fırsatı yakaladı. Şehir merkezinde verilen serbest zaman sonrası otele geri dönen misafirler akşam yemeğini otel dışında " Graficar testau Restaurant'ta " aldı.
 Organizasyon MICE'çılara yönelik olunca keyif ve eğlence de hep işin içinde oluyordu. MICE'çılar keyifli bir akşam yemeği sonrası haftanın stresini nehir kenarında müthiş konumu ve eğlenceli müzikler eşliğinde " Free Styler " adlı club ‘ta attı. 20 Ağustos günü gün içerisinde sunulan iki uçuş alternatifi ile MICE’çılar İstanbul’a geri döndü.

Organizasyon boyunca misafirler ile bire bir ilgilenen ve organizasyonun baştan sona sorunsuz geçmesinde büyük rol oynayan " Master of Belgrade " Firma Sahibi Tolga Civelek, Satış ve Pazarlama Müdürü Victoria Büyükkarakaş, ‘’ Master of Belgrade ‘’ Direktörü Haydar Akçay ve ekibi ve sundukları ağırlama ile MICE'çılardan tam not aldı.Organizasyona katılım gösteren Oliva MICE kurucu ortaklarından, TURSAB Boğaziçi BYK Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası MICE Derneği 2. Başkanı Hüseyin Kurt " Belgrad, Kıbrısla çok benzer bir destinasyon. Ülkemizden yaklaşık 1.5 saatlik bir uçuşla ulaşılabilen Kıbrıs'taki kimlik girişi yerine pasaportla giriş yapılan bir ülke. Sırbistan'ın başkenti Belgrad, son dönemlerin popüler destinasyonlarından biri. Vizesiz oluşu, yakın mesafede oluşu, kültürel yakınlık, gece hayatı, kompakt bir şehir oluşu, Türk'leri sevmeleri vb. Bir çok sebepten dolayı biz MICE'çılar tarafından kullanılan ve yakın zamanda daha da kullanılacak bir üründür. " dedi. Organizasyonda emeği geçen, bizleri kusursuz bir şekilde ağırlayıp, çok keyifli bir hafta sonu geçirmemizi sağlayan " Master of Belgrade " çalışanlarına teşekkür ederim. 

ERHAN ŞENOL – ARDA EVENT İZMİR, KURUCUSU
Master of Belgrad ekibi ile bambaşka ama yepyeni bir soluk olacak Belgrad’ta birlikte olmak, şehri keşfetmek ve sektördeki paydaşlarla kısa süreli de olsa bir araya gelmek çok keyifliydi. Organizasyonda emeği geçen herkese kusursuz ev sahiplikleri için çok teşekkür ederim. Birlikte güzel işlere imza atmak dileği ile.

VOLKAN GÜLERGİN – CORMEP KURUCU ORTAK   
Öncelikle bizi Belgrad da ağırlayan Master of Belgrad'a çok teşekkür ederim. Sektörde böyle bir açığı yakalayıp, iyi bir yatırım yaptıkları için de tebrik ederim. Belgrad lokasyonu Mice sektörü için çok önemli bir fırsat. Hizmet, otel ve restoran , yemek kalitesi açısından sektörümüzün taleplerine cevap verebilecek bir lokasyon. Lokasyonun Avrupa’da olması, vize gerektirmemesi, uygun fiyatı ve kısa zamanda ulaşımı ile çok değerli bir ürün. Master of Belgrad'a teşekkür ederim böyle bir ürünü sektörümüze yıllardır bize verdiği güven ile kazandırdığı için.

VİVİ MEDİNA - CONNECTİON EVENTS, KURUMSAL ETKİNLİKLER PROJE YÖNETİCİSİ
Sevgili Master of Belgrad Ailesi’nin, Belgrad için düzenlenmiş ve A’dan Z’ye her detayında keyif aldığım fam trip için emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

BEGÜM TEKİNEL / BEJ EVENTS. EVENT MANAGER
Bej events. olarak Kıbrıs’taki tüm organizasyonlarımızı her zaman kusursuz hizmet anlayışı olan çözüm ortağımız Master of Cyprus ile birlikte imza attık. Kıbrıs’a M.I.C.E getiren, kurumsal organizasyonlar ve büyük etkinlikler yapılabileceğini bize inandıran her organizasyonumuzda genç ve dinamik ekibiyle fark yaratan Master of Cyprus ekibinin Sırbistan’ın başkenti olan Belgrad’da yenilikleri ile ses getireceğin ve her zaman olduğu gibi fark yaratmaya devam edeceğine gönülden inanıyoruz. Bu süreçte de Master of Belgrade ekibi ile birlikte başarılı organizasyonlara imza atmaya devam edeceğiz!

RİVKA C. BAHAR - SERV MICE FİRMA SAHİBİ
Master of Belgrad, anında gönüllerimizi fethetti. Her saniyemiz ayrı bir incelikle düşünülmüş muhteşem bir organizasyona davet ettiğiniz için çok teşekkürler. Katıldığım en güzel samimi tur... fam trip diyemiyorum. Çünkü bu kadar ayrıntıya özenle dikkat edilen bir gezi programına ayıp olur.








17 Ağustos 2017 Perşembe

Bankacılar Refika’nın Mutfağı’na girdi

Refika ile mutfağa giren Türkiye Finans çalışanlarından yöresel lezzetler
Türkiye Finans Katılım Bankası Ramazan ayında başlattığı özel bir proje ile Refika’nın Mutfağı’na girdi. Proje kapsamında tüm Türkiye’den 1600 Türkiye Finans çalışanının hazırladığı 356 özgün ve yöresel tarif reçetesi toplandı. Düzenlenen bir yarışma ile tarifler arasında en çok beğenilen 12 yemeğin sahibi, Refika Birgül ile “Refika’nın Mutfağı”nda özel bir menü hazırlama fırsatı yakaladı. Hazırlanan lezzetler arasında Hatay usulü Kepse Pilavı, Kafkas yöresine ait Gınnış, Üsküp tatlısı Kaymaçina, Nar Ekşili Soğan Kebabı, Kavunlu Kısır, Kadayıf Mantı, Vişneli Güllaç gibi yöresel tarifler büyük beğeni topladı. Sıra şimdi Türkiye Finans çalışanlarının öğle yemeklerinde bu lezzetleri tatmaya geldi. 

Türkiye’nin yenilikçi ve öncü bankası Türkiye Finans, “Türkiye Finans’ta çalışmak” hashtag’i ile çalışanlarına özel etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Son olarak ünlü şef Refika Birgül ile “Mutfaktayız” isimli bir proje gerçekleştiren Türkiye Finans, Ramazan ayında başlattığı bu proje ile tüm Türkiye genelindeki 1600 banka çalışanından yöresel tarifler topladı. 365 özgün tarif toplayan Türkiye Finans, bu tarifleri “Mutfaktayız” yarışması kapsamında bankanın çalışanlarına özel portalı BİRPort Blog’da oylamaya sundu. En çok beğeni ve yorum toplayan 12 tarifin sahibi Refika’nın Mutfağı’nda Refika Birgül’ün özel olarak hazırladığı birbirinden lezzetli tarifleri birlikte yapma fırsatını yakaladı. Bankanın Genel Müdürü Wael Raies’in ve İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Züleyha Büyükyıldırım’ın da katılımıyla gerçekleşen Atölye Çalışması’nda çalışanlar, bankanın üst yönetimi ile birlikte “Mutfakta” özel lezzetler hazırladı. 
Kazanan 12 tarif,  Türkiye Finans yemekhanesinde günün öğle menüsü olarak sergilenirken, tarifler içinde yer alan kek ve kurabiye dilimleri de çay saatinde çalışanlara tariflerin kime ait olduğunu gösteren kürdanlar ile sunulacak. Tarifler arasında Türkiye’nin yöresel lezzetleri Hatay usulü Kepse Pilavı, Kafkas yöresine ait Gınnış, Üsküp tatlısı Kaymaçina, Nar Ekşili Soğan Kebabı gibi yöresel tarifler büyük beğeni topladı. 




14 Ağustos 2017 Pazartesi

Uzakrota Balkanlar’a Açılıyor

Türkiye turizm sektörünün önemli etkinliklerinden Uzakrota Travel Summit, global hedefleri doğrultusunda yurt dışındaki ilk etkinliğini Belgrad’da gerçekleştirecek. 27 Ekim’de Metropol Hotel Belgrad’da düzenlenecek zirvede, turizm ve medya sektöründen tanınmış isimlerin yanı sıra, iş dünyasından temsilciler ve dijital girişim konusunda önemli başarılar elde etmiş isimler de yer alacak. 27 Ekim’de Belgrad’da gerçekleşecek Uzakrota Balkan Travel Summit’in konuşmacı programı da belli oldu. Balkanlardan 600 turizm profesyonelinin katılacağı zirveye, turizm konusunda etkin blogger’lar, medya dünyasından tanınmış isimler de katılım gösterecek. 

Uzakrota Balkan Travel Summit ilk yılında Balkan turizmine yön veren önemli isimleri ağırlayacak. Türkiye ve Balkan turizminin dünyadaki sesi olan uluslararası ticaret ör-gütleri de zirvede yer alacak. İşbirliği örgütleri ve sektörel birliklerin yöneticileri, turizm sektöründen yüzlerce katılımcıya çok değerli bilgi ve deneyimlerini aktaracak. Zirveye katılacak isimler arasında yer alan Sırbistan Türkiye Büyükelçisi Tanju Bilgiç ve Air Serbia Eski CEO’su Vladimir Ognjenoviç, Balkan turizmindeki gelişmeleri konukla-rına aktaracak. Zirveye ayrıca AtlasGlobal’in Sırbistan ve Bosna Ülke Müdürü Ender Karaca, Yugoslavya Turizm Acentalar Birliği Başkanı Aleksandar Senicic, Oki Air ve Montenegro Turizm Acentalar Birliği Başkanı Orhan Hodzic, DEIK Türkiye-Sırbistan Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Aleksandar Medjedoviç, BalkanViator Kurucusu Matija Biljeskovic, Tourism Malaysia’nın Türkiye, Bulgaristan, Azerbaycan ve Romanya Pazarlama Müdürü Çağrı Sağlık konuşmacı olarak zirvede yer alacak. Konuşmacı liste-sinde ayrıca Be in Kosova(Kosova Turizm Ofisi) CEO’su Alban Rafuna, Makedonya Ti-caret Odası Turizm Bölüm Başkanı Arkan Kerim, Devim Tours Sarajevo Başkanı Bülent Biçer, Air Ticket Arena Kurusucu Kresimir Budinski, Tourism Korea’nın Türkiye, Bulga-ristan, Azerbaycan ve Romanya Pazarlama Müdürü Erkan Aslantaş, Hotel Runner Ku-rucusu Arden Agopyan, Altavia Dekatlon Türkiye Genel Müdürü Vadi Efe, Wirecard Türkiye Genel Müdürü Dündar Özdemir, Mida Ajans Başkanı NikolaPantovic ve Turi-zam i Putovanja Başkanı Milan Stojkovic gibi isimler de bulunuyor. 
Balkan turizmi değerlendirilecek

AtlasGlobal’in ana sponsor olduğu zirvede, Türkiye ve Balkan turizminde yurtdışından gelen doğrudan yatırımlar, Balkan turizmindeki coğrafi zorluklar, Türkiye ve Balkan-lardaki sağlık turizm fırsatları, turizm geleceğini şekillendiren trendler ve yeni teknolo-jiler konuşulacak. Uzakrota Balkan Travel Summit 2017’ye katılım, program ve konuşmacılar hakkında daha fazla bilgi almak için  
https://www.uzakrota.com/balkansummit17/  adresinden yayın yapan etkinlik sayfası ziyaret edilebilir. 


Bookingcom’un yokluğu online pazardaki dengeleri bozdu

TÜROFED Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, merdiven altı rezervasyon sitelerinin online pazarda kurulan dengeleri bozduğunu söyledi. Rezervasyon portalı Bookingcom’un Türkiye’deki faaliyetlerinin durdurulmasının turizmin online pazardaki dengelerini bozduğu belirtildi. Mantar gibi çoğalan “merdiven altı” rezervasyon siteleri yüzünden mağduriyetler yaşanmaya başladığına dikkat çeken Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, “İlgili mevzuatın düzenlenmesini, booking.com gibi ciddi, güvenilir sitelerin yeniden oyuna katılmasını istiyoruz” dedi.   Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), birlik üyesi seyahat acentelerine karşı haksız rekabet yarattığını öne sürerek online rezervasyon potalı booking.com aleyhine dava açmıştı. 

Davanın görüşüldüğü İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, geçtiğimiz Mart ayında booking.com’un Türkiye’deki faaliyetlerini tedbiren durdurma kararı vermişti. Türkiye’de yerleşik otel, konaklama tesislerinin pazarlanması ve pazarlanmasına aracılık edilmesi yönündeki faaliyetin durdurulması kararlaştırılmıştı.  TÜROFED Başkan Yardımcısı ve Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, TÜRSAB’ın açtığı dava sonucunda booking.com hakkında verilen kararla online rezervasyondaki dengelerin hem otelciler hem de tüketiciler açısından bozulduğunu söyledi. “Booking.com’dan boşalan bu alana mantar gibi çoğalan, merdiven altı diye tabir edebileceğimiz, güvenilir olmayan, tüketiciyi aldatmaya yönelik, iyi niyeti suistimal eden bir sürü online site aldı” diyen İşler, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Merdiven altı online rezervasyon sitelerinin ortaya çıkışından sonra mağduriyetler yaşanmaya başladı. 

Bu mağduriyetler de her seferinde kurbanlarını arttırıyor. Biz daha önce uyarmıştık, olacağı buydu. Daha önce de söylediğimiz gibi, online dünyaya ilişkin mevzuatın bir an önce düzenlenmesi ve pazarın kontrol altına alınması, güvenilir markaların Türkiye pazarında olmasının sağlanması lazım. Çünkü hem üretici durumundaki otelcilerin hem de tüketicilerin böyle platformlara ihtiyacı var.” Ülke turizmi son derece sıkıntılı bir süreç yaşanırken her türlü aktörün çok önemli olduğunu, booking.com’un da bu aktörlerden biri olduğunu vurgulayan Mehmet İşler, şu görüşleri dile getirdi: “Booking.com ciddi ve güvenilir bir markaydı, bir platformdu. Bu platform tüketici ile satıcıyı aracısız bir araya getiriyordu, sektörde dengeler kurulmuştu. 

Ancak yasakçı bir zihniyetle yapılan girişim, anlık ve beklenmedik bu gelişme turizmdeki online pazardaki dengeleri bozdu. Biz de booking.com’un vergi yükümlüsü olmasından, vergi vermesinden yanayız. Online dünyaya ilişkin mevzuatın bir an önce düzenlenmesi ve pazarın kontrol altına alınması, güvenilir markaların Türkiye pazarında olmasının sağlanması lazım.”  TÜROFED Başkan Yardımcısı ve ETİK Başkanı Mehmet İşler, “Sayın Ekonomi Bakanımızdan, Kültür ve Turizm Bakanımızdan ricamız booking.com ile bir araya gelmeleri. Onların vergi yükümlüsü olmasının, vergi ödemesinin sağlanması ve bizim de iş yapma şansımız ve ortamının tekrardan sağlanması” diye konuştu.  İşler, özellikle küçük ve orta ölçekli turistik işletmelerin, konaklama tesislerinin booking.com’dan beslenerek ayakta durma şanslarını arttırdıklarını sözlerine ekledi.   (Fotoğraflı)

11 Ağustos 2017 Cuma

Summer Hıts 2017: Yazın sevilen markaları açıklandı

"Summer Hits 2017: Yazın Sevilen Markaları” araştırması sonuçlandı
The Brand Age Dergisi ile Xsights Araştırma iş birliğinde her yaz gerçekleştirilen "Summer Hits 2017: Yazın Sevilen Markaları” araştırması sonuçlandı. Araştırma verilerine göre, yazı en iyi anlatan marka geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yine Algida. Algida’yı sırasıyla geçen yaza göre düşüşte olan Coca Cola ve bu yaz oranını artıran Pepsi takip ediyor. Yazın en sevilen reklamı %39 ile Kenan Doğulu’nun yer aldığı Algida reklamı olsa da geçen yaz %52 ile Yalınlı Algida reklamı daha çok ilgi görmüştü. Bu yazın unutulan markalarının başında Coca Cola geliyor. Yurt içi tatil rezervasyonlarında en çok kullanılan online platform Etstur Yazın en vazgeçilmez ürünü mayo, yaza en çok yakışan ünlü isim Tarkan, yazın şarkısı ise Yolla.  

Yazın en sevilen markalarının belirlendiği araştırmada veriler gösteriyor ki; yazın neşesini, enerjisini en iyi hissettiren ve bu duyguların bir parçası olmayı başaran markalar hiç kuşkusuz tüketici algısında daha genç, daha dinamik ve daha yakın algılanıyor. İşte markasından şarkısına, ünlüsünden tatil beldesine kadar 2017 yazına damgasını vuranlar...

Yazı en iyi anlatan marka Algida, unutulan marka Coca Cola
Türkiye genelinde yapılan araştırmada yazı en iyi anlatan ve en sevilen markalar arasında Algida (%35), geçen yıl olduğu gibi bu yıl da birinciliği alırken, Coca Cola -geçen yaza göre düşüşle (%15) ikinci, Pepsi ise -geçen yaza göre artışla- (%9) üçüncü oldu. Geçen yıl 3. sırada olan Ülker’in ise bu yıl listede yer almadığı görülüyor. 

Yalınlı Algida reklamları daha çok sevilmişti
Yazın en sevilen reklamı %39 ile Kenan Doğulu’nun yer aldığı Algida reklamı olsa da geçen yaz %52 ile Yalınlı Algida reklamı daha çok ilgi görmüştü. Algida reklamları, kadınlar (%41) nezdinde erkeklere göre (%24,6) anlamlı olarak daha fazla beğeniliyor. ETS Tur reklamları ikinci sırada yer alırken (%11) Pepsi reklamları üçüncü oldu. (%7) Yazla en çok özdeşleşen Coca Cola ise çok gerilerde yer aldı. Coca Cola, bu yazın coşkusuna, neşesine ve enerjisine tüketicisi ile ortak olamayan marka oldu.

Kategori bazlı yazın en sevilen markaları;
Araştırma sırasında tüketicilere çeşitli kategorilerde bu yazın neşesini, enerjisini en iyi anlatan ve en sevilen markalar soruldu. Kategoriler bazında dikkat çeken verilerde, Coca Cola’nın bu yaz daha gözlerden uzak olduğu e tüketicide etki yaratmadığı saptandı. Mavi’nin Kıvanç Tatlıtuğ ile yaptığı iş birliğinin bu yaz markanın üzerinde bir etki yaratmadığı belirlendi. İş Bankası’nın yaz boyu devam dene Cem Yılmaz’lı reklamlarının markanın bu yazın sevilen markası olmasında etki yaratmadığı saptandı. Banka kategorisinde en sevilen markalar Garanti ve Akbank oldu. Bir diğer kategori olan kozmetikte Avon’un ciddi bir düşüş yaşadığı ve Loreal’ın ise tüketici algısında oranını artırdığı gözleniyor. Yiyecek kategorisinde Burger King yine ilk sırada iken Mc Donalds’ın düşüş yaşadığı ayrıca otomobil kategorisinde geçen yazın en sevilen markası BMW’nin ilk sırayı Audi’ye kaptırdığı gözleniyor. 

•İçecek markaları
Coca-Cola %29 (Geçen yaz %51)
Cappy %14
Fanta %12
Pepsi %11      
Uludağ %7

•Yiyecek markaları
Burger King %27
Eti %12
Ülker %10
Domino’s %10
•Kişisel bakım markaları
Avon %27 (Geçen yaz %73) 
L’Oreal %21 
Vichy %9

•Boya markaları
Dyo %51
Filli Boya %25
Marshall %15

•Dondurma markaları
Algida %57
Panda %13
Magnum %9
Golf %9

•Seyahat acentaları
Etstur %47
Trivago %17
Jolly Tur %9

•Ayakkabı markaları
Nike %24
Adidas %23
Flo %19
Skechers %7

•Giyim markaları
Lc Waikiki %38
Koton %14
Defacto %13
Mavi %9

•Otomobil markaları
Audi %19
Volkswagen %15
Ford %8
BMW %7

•Bankalar
Garanti %35
Akbank %15
Vakıfbank %10
Yapı Kredi %10

•Teknoloji marketleri
Teknosa %26
Vatan %20
Mediamarkt %19
Bimeks %9

•Cep Telefonu
Iphone %30
Samsung %23

•Küçük ev aletleri
Arçelik %26
Fakir %15
Arzum %10

•Beyaz eşya
Beko %27
Arçelik %17
Vestel %16
Bosch %15

•Mobilya
Bellona %36
İstikbal %19
Mondi %11

•Isıtma – Soğutma sistemleri
Airfel %17
Vestel %17
Daikin %14
Mitsubishi%12

Yaza yakışan ünlüler
Tarkan %29
Kıvanç Tatlıtuğ %13
Murat Boz %11
Burcu Esmersoy %7

•Sevilen yerli şarkılar
Tarkan – Yolla %51
Murat Boz – Yana Döne %9

•Sevilen yabancı şarkılar
Ed Sherran – Shape of you %51
Inna – Gimme %12
Luis Fonsi – Despacito %10

•Yaz şehirleri
Bodrum %13
Alanya %8
Roma %6
Paris %5
Kıbrıs %5

Tatil rezervasyonlarımızı online yapıyoruz
Araştırmanın ilginç verilerinden biri de tatil rezervasyonu için kullanılan platformlar. Teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte yurt içi tatil rezervasyonlarının en fazla online olarak (%63) yapıldığı görülüyor. Online tatil rezervasyonları için kullanılan platformların başında ise; Etstur.com (%29) ve Trivago.com (%24) geliyor.

Yaz demek tatil demek
Araştırmada katılımcılara “bu yaz tatil planlarının “ olup olmadığı da soruldu. Katılımcıların %69’u bu yaz için tatil planlarını çoktan yapmış bile. Tatile çıkacağını belirten katılımcıların %88’i yurt içini tercih ederken %12’si de yurt dışında tatil yapacağını belirtiyor. 
Yurt içinde tatil yapacağını belirtenlerin %16’sı tatillerini memleketlerinde geçireceğini, %37’si Antalya’da, %26’sı Muğla’da, %23’ü ise İzmir’de tatillerini değerlendireceklerini  söylüyor. Yurt dışı tercihi ise Yunanistan’dan yana (%28).

Yaz alışverişinin olmazsa olmazları
Katılımcılara araştırma kapsamında yazın alışveriş listelerinde olmazsa olmazlar soruldu. Verilere göre, mayo %24 ile ilk sırada yer alırken mayoyu sırasıyla tişört (%18), deodorant (%17),  güneş kremi (%14), gözlük, ayakkabı ve dondurma (%13) takip ediyor. Diğer ürünler ise şort, karpuz, yelpaze, su, klima, terlik, elma, şapka ve gazoz… 

Bu yazın ünlüsü “Tarkan” yazın şarkısı ise “Yolla”
Katılımcıların yaza en yakıştırdığı ünlü ise %29 ile Tarkan oldu. Kıvanç Tatlıtuğ, Murat Boz, Burcu Esmersoy, Fahriye Evcen, Hadise ise yaza en çok yakışan diğer ünlü isimler. Katılımcıların favori yerli yaz şarkısı ise Tarkan’ın seslendirdiği “Yolla” şarkısı oldu. Yabancı şarkı olarak katılımcılar, Ed Sherann’ın “Shape of you” şarkısını yazın favori şarkısı olarak belirledi.

Araştırma Künyesi
Araştırma, Xsights Araştırma ve Danışmanlık tarafından 11-17 Temmuz tarihleri arasında, online araştırma yöntemiyle gerçekleştirildi. “Yazın Sevilen Markaları Araştırması’na” saha süresi içerisinde İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere 20 ilden toplamda 350 kişi katıldı. Katılımcıların %50’si kadınlardan ve %50’si ise erkeklerden oluşurken yaş ortalaması 34,6 olan bu kişilerin %30’u DE, %30’u C2, %25’i C1 ve geri kalan %15’lik kesim AB SES grubuna 


8 Ağustos 2017 Salı

Tarih ve Kültür Turları Severlerin Yeni Rotası: Doğu Avrupa

Avrupa’nın yepyeni yüzünü görmeye hazır mısınız?
Kültürel ve tarihi bağımız olan Doğu Avrupa’da Tuna Nehri ve Balkan turu yapmaya ne dersiniz?  
Bu bayram da hem huzur dolu hem de çok farklı bir deneyim yaşamak isteyenler Cruise Brands ayrıcalığı ile Tuna Nehri ve Balkan turu programlarına katılıyor. Doğu Avrupa bölgesini kıyılardan gezerek keşfedeceğiniz bu sıra dışı deneyim ile Avrupa'nın yepyeni bir yüzünü görebilirsiniz.  Hayatınız boyunca unutamayacağınız nehir turunda, eğlence ve huzurla dolu Carmen nehir gemisi ile Macaristan, Sırbistan, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerin en güzel şehirlerini göreceksiniz.

Sakin ve huzurlu bir tatil yaşamak isteyen seyahat severler son yıllarda tercihlerini nehir turlarından yana kullanıyor. Her yaştan ve kesimden tatilcilere hitap eden nehir turları yeni ve farklı yerler keşfetmeyi seven ve gezmekten keyif alan kişiler için vazgeçilmez bir tatil seçeneği. Tek seferde birden fazla ülkeyi görme imkanı tanıyan Tuna Nehri gezisi kartpostallık görüntüler sunuyor. Avrupa kıtasının en uzun uluslararası nehri olan Tuna Nehri’nde misafirler, hem tarihi hem de doğal güzellikleri Cruise Brands ayrıcalığı ile yaşayacak. Özellikle misafirler, Osmanlı İmparatorluğu zamanında yapılmış kaleler, anıtlar ve binaları inceleyebilecek ve Doğu Avrupa kültürünü daha yakından tanıyabilecek. 69 kabini ile 128 misafir ağırlayabilen butik Carmen nehir gemisi ile Budapeşte’den başlayan yolculuk Bükreş’te sona erecek. 9 gün boyunca ziyaret edilecek 4 ülke 7 farklı şehir, ziyaretçilerine tarihin izinde bazen hüznü bazen de mutluluğu ve baharı çağrıştıracak. Konforlu Carmen nehir gemisinde misafirler her damak tadına uygun yemek seçenekleri bulurken gemi içi aktiviteleriyle de eğlenceye doyacaklar. Cruise Brands, ziyaret edilen şehirlerin en güzel noktalarında gerçekleştirilen kara turları ile de sizlere unutamayacağınız bir tatil vadediyor.



7 Ağustos 2017 Pazartesi

Hasan Erdem "DÜĞÜN" kurbanımı? oldu

Hasan Erdem'in Seçim toplantısına 12 acenta katıldı
TÜRSAB Başkan adayı Hasan Erdem, turizmin başkenti Antalya'da hüsrana uğradı. 850'den fazla merkez acentanın bulunduğu bölgede Erdem'in seçim toplantısına sadece 12 acenta katıldı.



TÜRSAB başkan adaylarından Hasan Erdem, Antalya'da düzenlediği seçim toplantısında beklediği ilgiyi göremedi. 850'den fazla acentanın bulunduğu bölgede Hasan Erdem'in davetine, 4'ü kendi ekibinden, olmak üzere toplam 16 acenta katıldı.200 kişiye göre hazırlık yapılan yemekli toplantıya; protokol, basın mensupları ve acenta aileleri dahil toplam 50 kişi katılınca, salonun büyük bir kısmı boş kaldı.





İl Müdürünün düğünü mü etkiledi?
Salonun boş kalması Hasan Erdem ve ekibinde moral bozukluğuna neden oldu. Konuşmasında konsantrasyon güçlüğü çektiği görülen Hasan Erdem, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürünün aynı saatlerde gerçekleşen düğününün, katılımı etkilemiş olabileceğini ileri sürdü.

Çözümü şöyle buldu: "Ben size anlatayım siz de gelmeyenlere anlatın"
Konuşmasında, katılımdaki düşüklüğün yarattığı haya kırıklığını gizlemeyen Hasan Erdem, "Biraz az oldu... Daha fazla katılım bekliyorduk" diyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Ama sonuçta buraya gelen hepiniz birer elçimizsiniz. Ben size anlatayım siz de onlara anlatın. Başka çare yok".



2018 yılı Çin Halk Cumhuriyeti’nde Türkiye Turizm yılı ilan edildi

Turizm sektörümüzde yaşanan gelişmeler ve karşılaşılan sorunlara ilişkin tüm konuları ilgili mercilerin dikkatine sunan TÜRSAB, Birlik Üyesi Çin Halk Cumhuriyeti’yle çalışan acentalar ile bir araya geldi.

3 Ağustos’ta TÜRSAB Genel Merkez’de gerçekleşen toplantıda, 2018 yılının Çin Halk Cumhuriyeti’nde Türkiye Turizm yılı ilan edilmesi kapsamında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunulmak üzere yapılması planlanan etkinlikler konuşuldu. Çin Halk Cumhuriyeti ile çalışan acentalarla bir araya gelen TÜRSAB yetkilileri planlanan etkinlikler hakkında acentaların fikirlerini aldı. Etkinlik toplantısında; Çin Halk Cumhuriyeti pazarına hâkim olan acentaların yönlendirmeleriyle 2018 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nde Türkiye tanıtımına yönelik neler yapılabileceği değerlendirildi.

Havacılık Sektöründe Büyük Birleşme

Air France-KLM, Virgin Atlantic'in %31’lik hissesini 250 milyon euro'ya satın alırken; Delta Air Lines ve China Eastern Airlines Air, Air France-KLM grubundan %10 'luk hisse alarak yönetim kuruluna girdi. 

Air France-KLM bugün (01 Ağustos 2017) itibariyle Virgin Atlantic’in %31 hissesini alarak yönetim kuruluna girdi. 250 milyon euroluk anlaşma kapsamında 15 yıl içinde önemli bir sinerji yaratılması planlanıyor. Air France-KLM tarafından gerçekleştirilen “Blue Sky Projesi” kapsamında  ikinci bir anlaşma da Delta Air Lines ve China Eastern Airlines ile yapıldı.  Stratejik, ticari ve eşitlik ittifaklarını artırmak için her biri Air France-KLM grubundan % 10'luk bir hisse alacak. Delta Air Lines, China Eastern Airlines %10 'luk hisseleri ile Air France- KLM 'in yönetim kurulunda birer koltuğa sahip olacak.  Firma yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, 350 milyon euro tutarındaki bu anlaşma ile havacılık sektöründe, uzun uçuşlarda birlikte önemli bir yer edinecekleri belirtildi.

Türk turizmine Almanya'dan büyük destek!

Almanya'dan Türkiye'ye gelen tüm uçakların dolu uçtuğunu, satışların iyi gittiğini bildiren Türk Acenteciler Birliği (COOP TRR) CEO'su Cumhur Sefer, "Türkiye'deki tatil imkanları ve otellerdeki fiyat-kalite dengesi Almanları cezbetmeye devam ediyor" dedi.

Avrupa’daki Türk seyahat acentecilerini tek çatı altında buluşturan Türk Acenteciler Birliği (COOP TRR) CEO'su Cumhur Sefer, Almanya ve Türkiye arasındaki son dönemde yaşanan olumsuzluklara rağmen Türkiye'ye yönelik satışların yüksek ivmeyle devam ettiğini söyledi. Geçen yıldan bu yana Türkiye'ye yönelik uçuşlarda bir miktar kapasite düşüşü yapıldığını hatırlatan Sefer, var olan tüm uçakların ise tam dolu uçtuğunu belirtti. Sefer, "Almanya'dan yapılan rezervasyonlarda iptal yok, aksine talep aynı ivmeyle sürüyor. Belki yeni koltuk eklenmiyor ama tüm koltuklar dolu. Alman turistler için özellikle de çocuklu aileler için Türkiye, cazip tatil ülkesi olmaya devam ediyor" diye konuştu. Türk otellerinin fiyat ve yüksek kalite dengesi nedeniyle Almanlar için tercih nedeni olduğunun altını çizen Sefer, gelecek yılın çok daha iyi olması için COOP TRR olarak çalıştıklarını aktardı. COOPTRR'nin 2018 yılı Türkiye satışlarına destek olmak için Almanya'daki beş önemli fuarda stant açarak Alman turizmciler ve tatilcilerle buluşacağını açıklayan Cumhur Sefer,  katılacakları fuarları şöyle sıraladı:  Stuttgart’taki CMT (13-21 Ocak 2018), Hannover’daki ABF (31 Ocak - 04 Şubat 2018), Hamburg’daki Reisen Hamburg (07-11 Şubat 2018), Essen’deki Reise+Camping Essen 21-25 Şubat 2018 ve Nurnberg’deki Messe Freizeit Nurnberg (28 Şubat - 4 Mart 2018).

Bu fuarlarda Türk otellerini daha iyi tanıtacaklarını, Türkiye'den gelecek otellere ve acentelere de stantlar vereceklerini anlatan Sefer, sıcak satış da yapacaklarını kaydetti. Almanya'nın beş şehrindeki bu fuarların tüketiciler ile buluşmak için büyük fırsat olduğuna dikkat çeken Sefer, "COOP TRR çatısı altındaki seyahat acenteleri ele ele vererek 2018'de Türkiye turizminin çok daha iyi olması için çalışıyor. COOP TRR Türkiye Temsilcimiz Hasan Çetin, otellerle birebir görüşerek tanıtım hamlemizin kapsamını genişletiyor" dedi.

COOPTRR'nin Almanya’nın Essen kentinde 18 Kasım 2017 tarihinde geniş kapsamlı bir çalıştay düzenleyeceğini de hatırlatan Sefer, bu  çalıştaya Türkiye'den de çok katılımcı beklediklerini söyledi. Almanya'daki çoğu tur operatörünün gelecek yılın yaz kataloglarını çıkardığı bir dönemde düzenleyecekleri bu çalıştayın önemini vurgulayan Sefer şöyle konuştu: "COOPTRR olarak yaptığımız ilk çalıştay çok ilgi görmüş ve ses getirmişti. 18 Kasım'da yapacağımız bu ikinci çalıştayın kapsamı çok daha geniş olacak. Türkiye'den de gelip tanıtım yapmak isteyen turizmciler için küçük bir fuar alanı oluşturacağız. Ayrıca sağlık turizminin de aralarında olacağı konular belirleyip özel alanlarda küçük çalıştaylar yapacağız. Avrupa'dan ve Rusya'dan turizmcilerle biraraya geleceğiz. COOP TRR olarak Avrupa ve Almanya’da yapacağımız tanıtım ve imaj çalışmaları Türkiye’ye önemli bir katkı sağlayacak."

COOP TR’NİN ÜYE SAYISI BİNİ AŞTI
COOP TRR- Türk Seyahat Acenteleri Birliği, turizm sektöründe Türk şirketlerinin karşılaştıkları sorunları aşmak, sektörü geliştirmek, iyileştirmek için oluşturulmuş bağımsız bir platform. Platform üyelerinin 500'den fazlası Almanya'dan. Almanya’daki Rus Acenteciler Birliği (COOP EAST) ile yapılan işbirliği sonrası platforma üye turizmci sayısı bini aşmış durumda.COOP TRR’nin ana hedefleri; uluslararası piyasada Türk seyahat acentelerinin haklarını korumak, kazançlarını artırmak, satış işlemlerini kolaylaştırmak ve Türkiye turizm sektörüne katkıda bulunmak. 

4 Ağustos 2017 Cuma

Free cash flow almost doubled to EUR 2.1 billion

Best first half-year result in company’s history
New alignment of the Lufthansa Group leads to significant profit improvement



The Lufthansa Group increased its total revenues by 12.7 percent to EUR 17.0 billion in the first six months of 2017 (prior-year period: EUR 15.0 billion). Traffic revenues were up by 14.2 percent to EUR 13.3 billion (prior-year period: EUR 11.6 billion). And the key earnings indicator Adjusted EBIT was roughly doubled to over EUR 1 billion (prior-year period: EUR 529 million), giving the Lufthansa Group its best-ever first half year earnings result. The earnings performance is attributable primarily to strong demand and lower unit costs at the Group’s passenger airlines. Unit costs excluding fuel and currency effect declined by 1.2 percent in the first half-period, and by 3.4 percent in the second quarter alone. Unit revenues at constant currency were raised by 0.5 percent, and by 1.8 percent in the second quarter. Load factors were up on their prior-year levels in all traffic regions, despite increased capacity. The Adjusted EBIT margin of 6.1 percent was a 2.6-percentage-point improvement on the prior-year period. Higher fuel costs burdened the result with EUR 223 million: at EUR 2.6 billion, first half-year fuel costs were 9.5% up on their prior-year level. All the Group’s first half-year performance figures and fuel costs include the impact of the first-time consolidation of Brussels Airlines and of the aircraft wet-leased from Air Berlin. 

“We have achieved the best first half-year result in our company’s history,” says Ulrik Svensson, Chief Financial Officer of Deutsche Lufthansa AG. “In addition to strong demand and a robust pricing environment, this is attributable to the fact that we achieved a further structural reduction in costs. Our hard work in cutting our costs is reaping its rewards. But we must continue these endeavors: this is the most important way that our margins can be improved sustainably.”

Tangible improvements in key financial indicators
Net profit for the first half of 2017 amounted to EUR 672 million, a 56.6 percent improvement on the prior-year period (prior year: EUR 429 million). Cash flow from operating activities rose more than EUR 1 billion to EUR 3.2 billion. The increase was driven by the good result and more advance bookings for the third-quarter period. With capital expenditure basically unchanged at EUR 1.2 billion, free cash flow rose by 87.0 percent to EUR 2.1 billion (prior year: EUR 1.1 billion). Net financial debt was reduced by more than half – 57.8 percent – to EUR 1.1 billion (year-end 2016: EUR 2.7 billion). Pension obligations stood at EUR 8.1 billion as of 30 June 2017, some EUR 200 million below year-end 2016. The special contribution of EUR 1.6 billion into the new defined contribution pension scheme for the flight attendants of Lufthansa will now start in the third quarter and will continue in various installments until the end of the year.

“Our key financial performance indicators have been significantly improved further,” Ulrik Svensson confirms. “Our free cash flow has almost doubled, and our net financial debt has been more than halved. Higher revenues and lower costs have enabled us to soundly finance the investments required for new aircraft and an attractive product. All of which is vitally important in keeping our company the number one in Europe.” 

Network Airlines with higher results, especially in the second quarter 
The Network Airlines of the Lufthansa Group raised their total first half year revenues by just under EUR 700 million to EUR 11.1 billion, thanks to stronger demand in all traffic regions. The Network Airlines reported an Adjusted EBIT of EUR 757 million for the period (prior year: EUR 487 million). All airlines have lowered their unit cost compared to the same period last year. Lufthansa German Airlines and Austrian Airlines also saw their unit revenues increase.

Lufthansa German Airlines achieved a first half year Adjusted EBIT of EUR 569 million (prior year: EUR 361 million).

SWISS more than offset a decline in yields with a substantial increase in sales, and raised its Adjusted EBIT for the period to EUR 187 million (prior year: EUR 127 million).

Austrian Airlines improved its first half-year Adjusted EBIT to EUR 3 million (prior year: EUR -1 million). 

Point-to-Point Airlines
The Group’s Point-to-Point Airlines almost doubled their revenues for the first half-period to EUR 1.8 billion (prior year: EUR 0.9 billion). Their total earnings improved by EUR 58 million to EUR -77 million. Both Eurowings and Brussels Airlines posted a positive result for the second-quarter period.

“All our airlines were able to improve their load factors despite raising their capacities,” Svensson adds. “This shows that our products are well received by our customers. As a result, our Network Airlines in particular made a substantial contribution to our improved overall earnings. We are also very satisfied with the developments at Eurowings, which now has every prospect of breaking even this year – earlier than anticipated.”

Aviation Services
Lufthansa Cargo raised its constant currency yield by 9.3 percent, thanks to favorable trends in demand. The company reported a positive Adjusted EBIT for both the first and the second quarter, resulting in first half year earnings of EUR 78 million (prior year: EUR -45 million).

Lufthansa Technik improved its first half year Adjusted EBIT by 8.8 percent to EUR 222 million (prior year: EUR 204 million).

The LSG Group achieved an Adjusted EBIT of EUR 13 million for the first half-year period (prior year: EUR 24 million). The decline is primarily attributable to restructuring costs.

First half-year Adjusted EBIT for Additional Businesses and Group Functions amounted to EUR 41 million (prior year: EUR -50 million). The improvement was predominantly due to currency effects.

Outlook
“In view of our successful first half-year development and the better visibility into the important third-quarter period, we have raised our forecast for 2017,” says Ulrik Svensson. 

At the passenger airlines, the organic capacity growth in the second half-year is expected to be 4.7 per cent. From today's perspective, unit revenues at constant currency will be negative in the second half-year compared to the prior-year period. They are, however, expected to perform better than this in the third quarter. Unit costs excluding fuel and currency effects are expected to come down slightly in the second half-year.

The Lufthansa Group forecasts an Adjusted EBIT for 2017 above previous year. Fuel cost excluding Brussels Airlines for the second half of the year are projected EUR 100 million below the previous year 


The Lufthansa Group January to June Change Q2 Q2
                  2017 2016 2017 2016
Total revenue                         EUR m 16,951 15,042 +12.7% 9,260 8,126
   of which traffic revenue EUR m 13,293 11,637 +14.2% 7,485 6,402
EBIT EUR m 1,031 518 +99.0% 1,015 567
Adjusted EBIT                  EUR m 1,042 529 +97.0% 1,017 582
Adjusted EBIT margin 6.1% 3.5% +2.6 pts. 11.0% 7.2%
Net profit for the period         EUR m 672 429 +56.6% 740 437
Capital expenditure                 EUR m 1,207 1,167 +3.4%
Cash flow from operating activities EUR m 3,226 2,193 +47.1%
Employees as of 30 June 128,472 122,799 +5,673
Earnings per share                 EUR 1.43 0.92 +55.4% 1.58 0.94


1 Ağustos 2017 Salı

Yaz mevsiminde tatile gidemedim diye üzülmeyin!

Kış Tatili, En Avantajlı Fiyatlarla
Kış aylarında, içinizi ısıtacak değişik coğrafyalardaki gemi seyahatlerine göz atmak ister misiniz? MSC Cruises’un alternatifleri arasından seçiminizi yapın, kış mevsimi çıkacağınız sıcacık tatilinizi, şimdi en uygun fiyatlarla satın alın.

Ülkemizde soğukların yaşandığı kış mevsimi için sıcak ülkelere gidip, güneşlenmek-denize girmek, pozitif bir ruh haliyle seyahat etmek isterseniz, bu gemi seyahatleri tam size göre. Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar’ın da dahil olduğu, sıra dışı bir coğrafyada, deniz-güneş, uygun alışveriş fırsatları ve altın kumlu çölün mistik atmosferini yaşayabilirsiniz. Ayrıca, en çok tercih edilen ve en popüler gemi seyahatlerinden biri olan Akdeniz’i ve Kanarya Adalarını, 8, 11 ve 13 günlük tur programı eşliğinde keşfedebilirsiniz. Kışın ılıman bir tatil yapmak için sunduğu imkanlar, kolay ulaşımı ve uygun fiyatı ile Akdeniz’i, ideal bir seçenek olarak değerlendirebilirsiniz. Tropik iklimi, keyifli yeme-içme imkanları, ülke insanının karakteristik özellikleri ve muhteşem denizi ile Küba kış boyunca sizi bekliyor. Üstelik Küba’ya kadar gitmişken, Karayipler ve Antiller’in de güzelliklerini keşfetme fırsatınız olacak. Dilerseniz, Florida’nın eşsiz sahil kenti Miami’yi de görebileceğiniz bir Karayipler gemi seyahatine de çıkabilirsiniz. Uçakla gidiş-dönüş, tüm transferler, Türkçe rehberlik hizmetleri, gemide tam pansiyon konaklama imkanı ile 749 Euro’dan başlayan fiyatlarla satılıyor. Bu keyifli seyahatler için MSC Cruises satış ofislerinden daha detaylı bilgi alabilirsiniz.