13 Aralık 2017 Çarşamba

III. Ulusal Sağlık Turizmi Makale Yarışması Başlıyor

III. Ulusal Sağlık Turizmi Makale Yarışması Başvuruları 30 Ekim – 15 Mart 2018 tarihleri arasında olacaktır. Türkiye Sağlık Turizmi Derneği; sağlık turizminin gelişimine katkı sağlamak,  toplumu sağlık turizmi hakkında bilinçlendirmek ve bu alanda yapılan çalışmaları desteklemek amacıyla “III. Ulusal Sağlık Turizmi Makale Yarışması‘ nı düzenlemektedir.

Üçüncüsü  düzenlenen makale yarışmasının seçici kurulunda TDK Bilimsel Çalışmalar  Uzmanı Yaşar Yılmaz , Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. İrfan MISIRLI , Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitü Müdürü Prof. Dr. Dilaver TENGİLİMOĞLU , Türkiye Sağlık Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Enginer BİRDAL gibi birçok önemli isim bulunmaktadır. Yurtiçinde veya yurtdışında lisans ve önlisans bölümlerinde okuyan veya tüm öğrencilerin katılabileceği makale yarışmasının son makale gönderim tarihi 15 Mart 2018’tir.Yarışmamıza gönderilecek eserlerin TÜRKÇE yazılması gerekmektedir. Yarışmanın ödül töreni ise bu yıl 8.si düzenlenen “Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi” nde gerçekleşecektir.



Kışın ortasında egzotik bir tatil Tayland

Renkli Tay kültürü, görkemli tapınakları, dünyaca ünlü zengin mutfağı, enfes taze deniz ürünleriyle eğlenceli bir ülke olan Tayland, deniz  tatili yapmak isteyenlerin rotasında ilk sırada yer alıyor. Uzakdoğu’nun en renkli ülkesine güvenli ve huzurlu bir ortamda tatil imkanı sunan Vizyon Turizm, misafileri için kış ortasında egzotik bir tatilinin kapılarını aralıyor. 

Tayland Krallığı, eski adıyla Siyam kısa adıyla Tayland. Dünyanın en uzun şehir ismi olma özelliğiyle Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazanan şehrin Thai dilindeki adı;Krungthep Mahanakorn Boworn Rattanakosin Mahintharayuttha Mahadilokpop Noparatratchathani Burirom Udomratchaniveymahasathan Amornpiman Avatransathit Sakkathattiay avisnukarmprasit . Anlamı; Melekler şehri, kutsal mücevherlerin kaynağı, fethedilemez yüce topraklar, büyük ve önemli âlem, 9 değerli cevherle dolu kraliyet başkenti, Büyük Saray’ın şehri ve kralların evi, ilahî sığınak ve yeniden beden bulan ruhların mekânı.



Uzakdoğu’nun en renkli ülkesi
Güvenli ve huzurlu ortamı, sıcakkanlı insanları, renkleri ve tatlarıyla her yıl milyonlarca insanı kendisine çeken fantastik bir ülke. 5000 yıl öncesine kadar uzanan tarihi ile çok zengin kültürel geçmişe sahip olan bu rota, masmavi okyanus kıyıları boyunca uzanan beyaz kumlu muhteşem plajlarıyla misafilerini ağırlıyor. Egzotik kültürü  ve güler yüzlü insanlar ülkesi olarak anılan Tayland, misafirlerine her noktasında farklı bir atmosferle buluşturuyor. Bangkok yakınlarındaki Ayutthaya şehri ile ülkenin zengin tarihi geçmişi keşfedilebilirken, kuzeydeki Chiang Mai şehri, binlerce yıllık geçmişten gelen gelenekleri sürdüren kabilelere ev sahipliği yapıyor. Bangkok, Phuket ve Pattaya ise eğlenceli hayatı ve muhteşem pilajlarıyla konuklarına hayal gibi bir tatilin kapılarını aralıyor. 

Farklı tarihler, farklı hikayeler…
Dünyanın en fastastik ülkelerinden biri olduğunu ismiyle de kanıtlayan Tayland için Vizyon Turizm, farklı tarihlerde oluşturduğu tur programlarıyla misafirerinin gönlünü fethediyor. Yüzde 100 müşteri prensiyle çalışan Vizyon Turizm, başlangıçta ve bitişte dost kalma prensibiyle; bilet ve vize işlemleri, otel rezervasyonları, yurt dışından gelen misafirlerin tüm organizasyonları ile konaklama, ulaşım ve rehberlik hizmetleri ile tam bir tur programı sunuyor. Vizyon Turizm, 25 yıllık tecrübeye sahip profesyonel kadrosuyla misafirlerini memnun edecek alt yapı ve birikimiyle hizmet vermeye devam ediyor. 


Akaretler Sıraevler Yılbaşına Renk Katıyor

Birbirinden renkli mekanları ile dokusunu zenginleştiren Akaretler Sıraevler, yılbaşı eğlencesi için alternatifleri birarada sunuyor. İstanbul’a yeniden kazandırılan Avrupa’nın 2. büyük restorasyon projesi Akaretler Sıraevler, şehrin merkezinde tarihi ve modern kent yaşamını kusursuz bir şekilde harmanlıyor. İstanbul’un tarihi dokusunun hissedildiği en önemli semtlerinden Akaretler’de, birbiri ardına açılan yeni mekanlar; sergi, restoran ve kafeler semte yeni bir soluk getiriyor. 

Çağdaş Türk Seramiği’nin en önemli isimlerinden Füreya Koral’ın kapsamlı retrospektif sergisi, sanatçının iç dünyasına bir yolculuğa çıkarıyor. 18 Ocak tarihine kadar devam eden Füreya Retrospektif Sergisi, Pazartesi günleri hariç her gün 11.00-19.00 saatleri arasında Akaretler No: 16’da ziyaretçilerini ağırlıyor. Haftanın her günü kalabalık kitleleri ağırlayan Akaretler Sıraevler; yılbaşı kutlamaları için de farklı alternatifler sunuyor. Eğlencenin kalbi W İstanbul ise, yeni yılın ilk saatlerine büyük bir partiyle girmeye hazırlanıyor.31 Aralık yılbaşı kutlamalarında; Pizza Locale’in odun fırını pizzaları, House of B’nin burgerleri, Zonaro Brasserie’nin dünya mutfağından oluşan menüsü, Kalamata’nın mezeleri ve The House Cafe’nin akşam yemeği programları öne çıkıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen özel biralarıyla Craft Beer, genç ve dinamik ortamıyla Beer Hall, özel kokteylleriyle No Fish Today, Türkçe şarkıların ritmiyle Limoncello eğlenceye hız veriyor. 

En iyi DJ’lerin performansları W İstanbul’da 
W Lounge’da gece; W İstanbul’un müzik küratörü Ezgi Taşçeviren’in performansıyla başlıyor, Hemi ile ritim yükseliyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde Orkun Bozdemir ve Can Ayverdi kabine geçiyor. W Secret Garden’da ise eğlence Mousike’nin performansı ile başlayıp Agahuz, Samedi ve Jamie S. ile devam ediyor.W İstanbul, konaklamalı yılbaşı programında, 2018’in ilk saatlerine özel fiyatlarla detox programı sunuyor. W İstanbul B&G Welness’ın yeni yıla ferah bir başlangıç için hazırladığı ‘Hangover Şehir Masajı’, W Lounge’un zengin kahvaltı menüsüyle renkleniyor. 



11 Aralık 2017 Pazartesi

1Milyon değil En fazla 300 bin Çinli gelir

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Çin turizm pazarına ilişkin uçak sıkıntısına dikkat çekti
TÜROB Başkanı Timur Bayındır, “Bütün Çin Türkiye’ye gelmek istese mevcut uçuş kapasitesiyle senede ancak 300 bin kişi gelebilir. Çin’den Türkiye’ye uçuşların mutlaka artması lazım. 1 milyon Çinli turist hedefi ulaşılabilir bir rakam. Yeter ki ulaşım imkanı sağlansın” dedi.


2018 yılının Çin’de ‘Türkiye Turizm Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte çalışmalarını hızlandıran Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Çin turizm pazarına ilişkin uçak sıkıntısına dikkat çekti. TÜROB Başkanı Timur Bayındır konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 1.3 milyarlık dev bir nüfusa sahip olan ülkede yılda 122 milyon kişi yurtdışına çıkarken, Türkiye’nin pazar payına ayrılan 1 milyon Çinli turistin 3’te birini bile alamadığını söyledi. Bayındır, “Bütün Çin Türkiye’ye gelmek istese mevcut uçuş kapasitesiyle yılda ancak 300 bin kişi gelebilir. Çin’den Türkiye’ye uçuşların mutlaka artması lazım” dedi. 

Çinli şirketler de uçabilmeli 
Çin hükümetinin Türkiye’ye yeni uçak seferleri koymasının sağlanması gerektiğine işaret eden Bayındır, şunları söyledi: “Çinli havayolu şirketlerinin Beijing-Atina direkt uçuşları başladığını hatırlatmak isterim. Bu uçuşların Türkiye’ye de gelmesini sağlarsak Çinli turist sayısı artar. 1 milyon Çinli turist ulaşılabilir bir rakam. Yeter ki ulaşım imkanı sağlansın. TÜROB olarak yaptığımız çalışmalarda, China Southern’ın geçmiş yıllarda olduğu üzere, yeniden İstanbul direkt uçuşlarına başlaması için gerekli bağlantıları sağlamaya koyulduk. 2018 yılında yeniden bu uçuşların başlamasını ve trafiğin artmasını ümit ediyoruz. Böylece, THY de karşılık olarak Çin’e seferlerini arttıracaktır. Üst düzey ziyaretlerde bulunarak, Çinli büyük şirketler ile görüşüp, incentive gruplarını İstanbul’a çekebilmek de yakın zamanlı hedeflerimiz arasında.”

Sefer sayısı artmazsa 1 milyon hayal
“2018 yılının Çin’de ‘Türkiye Turizm Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte Bakanlığımızın ve sektörün bu konuda tanıtım ve pazarlama çalışmaları üzerine odaklandığını görüyoruz” diyen Bayındır, şöyle devam etti: “TÜROB olarak, daha öncesinde başlattığımız temaslar ile bu çalışmaların içerisinde her zaman yer almaya devam edeceğiz. Tüm meslektaşlarımız pazarın öneminin farkında. Ancak burada iki temel hususun çözümlenmesi gerekiyor. Birincisi, güvenlik algısı özelinde diplomatik ilişkilerin arttırılması, ki zannediyorum devletimiz bu konuda gerekli girişimleri sağlamaktadır. İkincisi ve biz turizmciler açısından daha önemlisi ulaşım, yani uçak sorunudur. THY’nin Pekin, Şangay ve Guangzhou gibi temel noktalara uçması önemli bir fırsat, ancak yeterli değil. Koltuk sayısı ve sefer sayıları ile kısıtlı bu rakamın tamamının direkt ülkemiz hedefli uçmadığı düşünüldüğünde, Çin’den 1 milyon turist beklemek, gerçeğe yakın bir hedef olmayacaktır. Dolayısıyla THY’nin yanında yanında, Çinli havayolu şirketlerinin de İstanbul uçuşları yapması için hızlı girişimlerde bulunmamız gerek. Çinli turistlerin rezervasyon eğilimleri, yüzde 70 bireysel, yüzde 30 ise acentalardır. Ülkemize gelen kesim çoğunlukla yüzde 30’luk pay içinde yer alan grup rezervasyonlarıdır. Yani gelen gruplar; belirli bir program ve uçuş imkanları dahilinde gelen, bütçe paketleri satın alan Çinlilerdir. Bizim, 1 milyon kotamıza ve harcama yapan Çinliye ulaşmamız için, Çinlilere uçuş özgürlüğünü vermemiz gerekiyor.”

Bu yıl yüzde 40 arttı
Çin’den Türkiye’ye 2012 yılında 114 bin, 2013’te 138 bin, 2014 yılında 199 bin, 2015 yılında 313 bin turist geldi. 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 46 düşüşle 167 bin Çinli turist geldi. Ocak– Ekim 2017 döneminde ise geçen yılın ayını dönemine göre yüzde 40 artışla 192 bin Çinli Türkiye’yi ziyaret etti. 2014 yılında yurtdışına çıkan Çinli sayısı 107 milyon iken, 2015’te bu sayı 117 milyona, 2016’da 122 milyona yükseldi. Geçen yıl Çinli turistlerin global düzeyde yaptığı harcama 110 milyar dolara ulaştı. 

7 Aralık 2017 Perşembe

Park Inn by Radisson Ataşehir İstanbul açıldı

Renkli ve dinamik otel markası Park Inn by Radisson, Türkiye’deki altıncı otelini İstanbul Ataşehir’de açtı. Park Inn by Radisson markasının da aralarında bulunduğu Carlson Rezidor Hotel Group, Türkiye'de açılmış olan ve açılması planlanan 24 otel ve 4 bin 600 odadan oluşan bir portföye sahip bulunuyor.

Carlson Rezidor Hotel Group’un renkli ve dinamik markası Park Inn by Radisson, Türkiye’deki altıncı oteli olan Park Inn by Radisson Istanbul Ataşehir otelini hizmete açtı. Carlson Rezidor Hotel Group Orta Doğu, Türkiye & Afrika Kıdemli Bölge Başkan Yardımcısı Tim Cordon, yeni otelin açılışıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Renkli Park Inn by Radisson markamızın en yeni üyesi olan Park Inn by Radisson İstanbul Ataşehir’i açmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Türkiye için gelişme stratejimizi uygulamaya devam ediyor, lüks otel markamız olan Radisson Blu ile kendi segmentinde lider olduğu İstanbul’da büyümeye devam ediyoruz. Portföyümüzdeki Park Inn by Radisson markası orta ölçekli seyahat edenler için sade ve katma değerli seçenek isteyen seyahatseverler için özel olarak tasarlandı.” dedi. Park Inn by Radisson Istanbul Atasehir’in Genel Müdürü, Mustafa Gültekin ise “İstanbul’un yeni ve gelişen semti Ataşehir’e Park Inn by Radisson’un renkli konseptini getirmekten memnuniyet duyuyoruz. Otel, ideal bir konum sunarken şehir merkezine, havaalanına ve hareketli olan ticaret bölgesine yakın konumuyla ideal bir konaklama sunuyor. Tutkulu ekibimiz, misafirlerimize mutluluk garantisi ile renkli bir konaklama deneyimi sunmak için büyük bir heyecan duyuyor.” dedi.

Park Inn by Radisson, Istanbul Ataşehir, Anadolu yakasının hızla gelişen semti Ataşehir’de yer alıyor. Otel şehir merkezine ve Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanına yakın, Atatürk Uluslararası Havalimanı’na ise sadece 26 kilometre uzaklıkta bulunuyor. İstanbul’un modern yerleşim bölgelerinden biri olan ve iş merkezlerine de yakın bir konumda olan Ataşehir’de açılan yeni otel, önemli bir uluslararası finans merkezi haline gelmesi beklenen, ülkenin finans yönetim birimlerini, büyük bankaları ve diğer ilgili şirketleri barındıracak olan Istanbul Uluslarası Finans Merkezinin (IFFC) de yakınında yer alıyor. Ayrıca bilinen alışveriş merkezlerine ve sosyal aktivitilere ev sahipliği yapan Ülker Spor Arena’ya da çok yakın bir mesafede konumlanıyor.

Park Inn by Radisson, Istanbul Ataşehir’in 127 modern odası misafirlerin konforu düşünülerek ve markaya uygun olarak renkli ve ferah bir tarzda tasarlandı. Tüm odalarda, klima kontrol paneli, değiştirilebilir aydınlatma sistemi ve ücretsiz yüksek hızda internet bağlantısı bulunuyor. Otelin hızlı check in ve check out servisi ile fitness merkezi sıklıkla seyahat eden misafilerin temel ihtiyaçlarını karşılıyor.

Otelin restoranı şık ambiyası ile kahvaltı, öğlen ve akşam yemeklerinde yerel ve uluslararası lezzetleri sunuyor. Toplantı ve etkinlik alanında 68 misafir kapasiteli ve dört adet çok amaçlı toplantı salonuna sahip olan Park Inn by Radisson, Istanbul Ataşehir, gün ışığı ile aydınlanan salonları en son teknolojiye uygun olarak tasarlandı ve ücretsiz yüksek hızda internet bağlantısı olanağı sunuyor.


Sakuraların Gölgesinde Japonya

FEST Travel'in 3 farklı tarihteki Japonya programları, bahar aylarının en çok rağbet gören rotalarından olacak. Uzakdoğu’nun dingin zarafetiyle göz kamaştıran ülkesi Japonya, baharda sakuraların yani kiraz çiçeklerinin açmasıyla benzersiz manzaralara sahne oluyor

Kış örtüsünün doğanın üzerinden sıyrıldığı baharın gelişi tüm dünyada farklı ritüellerle kutlanıyor. Japonya’da bu dönem çok özel bir anlam ifade ediyor: Baharda tüm ülke sakuraların, yani kiraz çiçeklerinin açmasını kutluyor. Mart sonunda açmaya başlayan çiçekler, ilerleyen birkaç hafta boyunca sokakları pembe ve beyaza bürüyor. Olgunlaşmasının ardından solmadan dökülen bu çiçekler, henüz genç ve tazeyken, yani ömrünüzün baharındayken kaybedeceklerinizi vurgulayan eski bir samuray felsefesini de her yıl bir kez daha hatırlatıyor.Uzun ve köklü geçmişinin izlerini ve mirasını çok iyi biçimde koruyan Japonya, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde en fazla yer ile temsil edilen ülkelerden biri. FEST Travel’ın sakura zamanına özel olarak düzenlediği programların odağında da görmeden dönmemeniz gereken bu miraslar yer alıyor.

Japon kültürünün ve Budacılığın en önemli merkezlerinden Kyoto, bin yıldan uzun süre Japonya'ya başkentlik yapmış. Dünya Mirası olan ve birbirine bitişik küçük dükkânlar, işyerleri ve evlerden oluşan eski kent merkezinde nostaljik bir hava hâkim.

II. Dünya Savaşı’nda atılan bir atom bombasıyla adını dünya tarihine kazıyan Hiroşima ise 16. yüzyılda bir kalenin çevresinde gelişmiş. Savaştan sonra sıfırdan kurulan kent, günümüzde bulunduğu bölgenin en büyük sanayi merkezi. Bir yandan da nükleer silahların yasaklanmasını amaçlayan barış hareketinin merkezi.

Takımadalar içinde en küçüklerden biri olan Miyajima, Dünya Mirası ünlü Şinto tapınağı İtsukuşima’ya ev sahipliği yapıyor. Deniz kenarında kurulan tapınağın toriisi (dünyeviden uhreviye geçişi simgeleyen kapısı) sahilden birkaç yüz metre ilerde, denizin içinden yükseliyor. Parlak turuncu renge boyanmış torii, denizin mavisiyle tam bir zıtlık oluşturuyor.

8. yüzyılda inşa edilen Todai Tapınağı’nın 15 metre yüksekliğindeki dev Buda heykeli Daibutsu'yla (Büyük Buda) tanınan Nara, Japon uygarlığının en eski yapılarına da ev sahipliği yapıyor. Sınırlarının büyük bir bölümü, aktif volkanik dağ Fuji ile çevrelenmiş olan Hakone kasabasının merkezinde Aşi Gölü yer alıyor. Bu gölün kıyısından Fuji, inanılmaz bir manzara sunuyor.

Ülkenin kadim ve modern sentezi yüzünü en iyi yansıtan başkent Tokyo, bir kültür merkezi. Şehir, yalnızca Japonya için değil aynı zamanda Uzakdoğu ve Büyük Okyanus’un batısı için önemli bir ticaret merkezi de… Yüz yıl önce inşa edilmesine rağmen Japonya'nın başlıca ibadet merkezi olan ve bir ulusal anıt sayılan Meiji Jingu Tapınağı, şehrin en önemli simgelerinden biri.

Kimonoları, bonsaileri, samurayları, origamisi, geyşaları, çay törenleri, geleneksel konaklama deneyimi sunan riyokan otelleri, Kurosawa, Ozu ve Miyazaki gibi büyük sinema adamları ve tabii ki sakuraları ile dünya kültüründe önemli bir yere sahip Japonya, baharda bambaşka…

JAPONYA: GELENEKLER VE MODERNİTE
Gezi Tarihleri
23 Mart - 3 Nisan 2018
3 - 14 Nisan 2018
18 - 29 Nisan 2018

Japonya gezilerimizi incelemek için: http://www.festtravel.com/japonya-gezileri
Yurtdışı gezilerimizi incelemek için: http://www.festtravel.com/yurtdisi-gezileri

Pegasus’tan Anadolu’ya 3 yeni hat!

Pegasus Hava Yolları, İstanbul Sabiha Gökçen’den Bingöl ve Uşak’a, 
İzmir’den ise Ağrı’ya uçmaya başlayacak. Uçmanın herkesin hakkı olduğuna inanan Pegasus Hava Yolları, uçmaya başlayacağı 3 yeni Anadolu hattıyla misafirlerini yeni noktalara ulaştırmaya devam ediyor. Ocak 2018 itibarıyla açılacak yeni hatlarıyla birlikte uçuş ağını yurt içinde 38, yurt dışında 73 olmak üzere toplam 41 ülkede 111 noktaya ulaştıracak olan Pegasus; 17 Ocak'ta İstanbul Sabiha Gökçen-Bingöl, 22 Ocak'ta İstanbul Sabiha Gökçen-Uşak ve 24 Ocak'ta İzmir-Ağrı uçuşlarını başlatacak.

Mehmet Nane: “Sayın Cumhurbaşkanımızın müjdelediği gibi İzmir-Ağrı uçuşlarımız Ocak ayında başlıyor” Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet T. Nane, yeni hat açılışlarıyla ilgili: “Pegasus Hava Yolları olarak, uçuş ağımıza her geçen gün yeni noktalar eklemeye devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Ağrı’da müjdelediği gibi, İzmir-Ağrı uçuşlarımız Ocak 2018’de başlıyor. Bu sayede Türkiye’nin batısı ile doğusunu kısa uçuş süreleriyle birbirine bağlayacak ve misafirlerimizi yeni uçuş noktalarına ulaştıracağız. Sabiha Gökçen-Bingöl, Sabiha Gökçen-Uşak ve İzmir-Ağrı uçuşlarımızın başlamasıyla birlikte, Ocak ayında Anadolu’ya 3 yeni hat açmış olacağız. Misafirlerimize Pegasus farkını yaşatabilmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

5 Aralık 2017 Salı

Kayseri Turizm Potansiyeli İstanbul’da tanıtıldı

“Erciyes Kayak Merkezi ve Kayseri Turizm Potansiyeli” toplantısı İstanbul’da yapıldı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, “Kayseri’nin 2018 yılı yatırım bütçesi 1.2 milyar TL” 

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, “Kayseri’ye, bu yıl yaklaşık 1 milyar TL yatırım yaptık. 2018 yılında, 1.2 milyar TL yatırım yapmayı planlıyoruz. 2018 yılında mevcut projelerimizin yanı sıra, ülkemizin en büyük şehir parkı ve kent ormanı projeleri de yer alıyor. Şehircilik alanında referans bir belediyeyiz. Türki Cumhuriyetler, Balkanlar, Ortadoğu gibi komşumuz olan ülkelerden, şehircilik alanında yaptığımız çalışmaları yerinden görmek üzere, ilimizde heyetleri ağırlıyoruz” dedi. Kayseri’nin kamu ve özel sektörü, İstanbul’da acentalarla buluştu Kayseri’nin kamu, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve özel sektörü İstanbul’a gelerek, İstanbul’dan ve Bursa’dan acentalar ile bir araya geldi. 

Best Western Citadel Hotel’de, 5 Aralık Salı günü, Kayseri protokolü ve acentaların katılımı ile “Erciyes Kayak Merkezi ve Kayseri Turizm Potansiyeli” konulu toplantı yapıldı. Toplantıya, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Melikgazi Belediye Başkanı Dr.Memduh Büyükkılıç, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Talas Belediye Başkanı Dr.Mustafa Palancıoğlu, Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmet Taymuş,  Erciyes AŞ Genel Müdürü Dr.Murat Cahit Cıngı, TÜROB Başkanı Timur Bayındır, TÜROB Genel Müdürü İsmail Taşdemir, Kayseri Erciyes Üniversitesi Dekanı Prof.Dr. Kurtuluş Karamustafa, Artaş Grubu Turizm Yatırımları Koordinatörü Recep Arifoğlu’nun aralarında bulunduğu yetkililer ile İstanbul ve Bursa’dan 100’e yakın acenta katıldı. Erciyes Kayak Merkezi ve Kayseri Turizm Potansiyelinin son yıllarda dünya çapında gösterdiği yükseliş ivmesi değerlendirilirken, Erciyes Kayak Merkezi’nin dünyanın sayılı kış sporları merkezleri arasına girdiğine vurgu yapıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Artaş Grubu Turizm Yatırımları Koordinatörü Recep Arifoğlu, “Anadolu’muzun kalbi Kayseri, şehrimizin incisi Erciyes Dağı’dır. Kayseri’nin, ülkemizde ve dünya çapında elde ettiği başarılara yenilerini eklemek için gerçekleştirdiğimiz toplantıya hoşgeldiniz” dedi. 

Erciyes’e yerli ve yabancı turistlerin ilgisi büyük 
Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, şunları söyledi: “Anadolu’nun incisi Kayseri’miz, 6 bin yıllık tarihiyle, kültürüyle, gastronomisiyle, sanayisiyle, ticaretiyle, Sultansazlığı Kuş Cenneti, Kapuzbaşı Şelalesi, Erciyes Kayak Merkezi ile çok zengin bir potansiyele sahiptir. Kayseri, bir sanayi ve ticaret şehri olarak bilinse de, aslında bir turizm şehridir aynı zamanda. Acentalarımızı ve yerli misafirlerimizi, Kayseri’mizin zenginliklerini keşfetmeye davet ediyorum” dedi. 

Kayseri, “gönlü zengin” bir şehirdir 
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, şunları kaydetti: “Tarihi, kültürü, doğal güzellikleriyle zengin bir şehir olan Kayseri, “gönlü zengin” bir şehirdir. Erciyes Kayak Merkezi, Avrupa’dakiler gibi gerçek bir kış sporları merkezidir ve dünyanın sayılı merkezleri arasındadır. Bugüne kadar Erciyes Kış Merkezi’ne yapılan yatırım 200 milyon Euro’yu geçti. Erciyes Kış Merkezi’ni havalimanına ve şehre en yakın kayak merkezi olarak tanıtıyoruz. Hem Erciyes Kış Merkezi, hem Kapadokya’dan oluşan destinasyon paketlerimiz yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görüyor” diye konuştu. 

Kış turizmi, milli bir meseledir 
Erciyes AŞ Genel Müdürü Dr.Murat Cahit Cıngı, şunları anlattı: “Ülkemizin, yaz turizmi gibi, kış turizminde de çok büyük bir potansiyeli vardır. Kış turizmi, ülkemizin için milli bir meseledir. Erciyes için master planları yaparken yurtdışından ciddi danışmanlıklar aldık. Şuan sahip olduğumuz bilgi birikimi ve tercümemizi de,  Ordu, Artvin, Erzincan, Kahramanmaraş gibi diğer illerimizde yapılmakta olan yatırımlarda aktarıyoruz. Bildiğiniz üzere, Erciyes Kış Merkezi tek elden yönetiliyor ve herkes bu modele doğru gitmeyi istiyor. Bu model hakkında, ülkemizin yanı sıra, yurtdışında gelen heyetlerle de tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Erciyes’te uluslararası yarışmalar için dünyanın sayılı sporcularını ağırladığımızda, inanılmaz etkileniyorlar. Erciyes’in, Avrupa standartlarında olduğunu belirtiyorlar. Geldiklerinde Kayseri ve Kapadokya’yı gezdiğimizde çok “kültür kayağı” konsepti karşısında büyüleniyorlar” şeklinde konuştu. Turizmin ülke geneline yayılmasının önemine değinen TÜROB Başkanı Timur Bayındır, bunun en güzel örneklerinden birisinin Kayseri olduğunu belirtti. 
Toplantıya katılan Melikgazi Belediye Başkanı Dr.Memduh Büyükkılıç, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Talas Belediye Başkanı Dr.Mustafa Palancıoğlu, Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmet Taymuş ve Kayseri Erciyes Üniversitesi Dekanı Prof.Dr. Kurtuluş Karamustafa, herkesin muhakkak Kayseri’nin zenginliklerini ve güzelliklerini yaşaması gerektiğine vurgu yaparak, yerli ve yabancı misafirleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duymakta olduklarını sözlerine  eklediler. 

Air France’dan yenilikçi bir yaklaşım

Yeni neslin havayolu Joon, havacılığa getireceği pek çok ilklerle beraber uçuşlarına başlıyor
Air France, havacılık dünyasına pek çok yenilik getirecek %100 kendi iştiraki olan Joon’un uçuşlarına başladığını duyurdu, Aralık ayı başından itibaren Paris-Charles de Gaulle' den orta mesafeli uçuşlara başlayan yeni havayolu Joon 2018 ilkbaharından itibaren de uzun mesafeli hatlarda uçuşlarına başlayacak. Air France’ın kalite standartlarını birebir sunacak olan Joon, yeni neslin havayolu olarak yenilikçi hizmet anlayışı ile öne çıkacak.

Joon, orta mesafede 1 Aralık’tan itibaren Paris’ten günlük olarak Berlin'e 6, Barcelona'ya 8, Lizbon'a 4 ve Porto'ya haftada 3 uçuş gerçekleştirecek.  25 Mart 2018'den itibaren uçuş hatlarına günde 1 sefer ile İstanbul’u da ekleyecek olan Joon, 2018 yaz tarifesinde Paris’ten Oslo'ya 3, Roma’ya 7 ve Napoli'ye de 2 karşılıklı sefer düzenleyecek.  Joon, 2018 ilkbaharından itibaren Brezilya’da Fortaleza ve Seyşeller'de Mahé'nin yanı sıra Kahire’ye, Capetown’a ve Tahran’a da düzenli seferlerle uçacak.

Joon, yepyeni bir havacılık deneyimi getirecek
Yeni seyahat alışkanlıklarına odaklanan Joon, yolcuların konforu ve beklentilerini karşılamak için daimî bir inovasyon laboratuvarı olarak hizmet verecek. Joon’un düzenleyeceği orta mesafeli tüm uçuşlarda uçakta yolcunun kendi cihazınıza bağlanabilen, ücretsiz müzik, oyun, dizi ve haber gibi yeni bir dizi eğlence içeriği sunan uçak içi TV sistemi YouJoon bulunacak. Joon’un uzun mesafeli uçuşlarında ise arka koltuk ekranlarında bulunan Air France uçak içi eğlence sistemi de ilaveten yolcuların kullanımına açık olacak

Yeni neslin havayolu olarak faaliyet gösterecek olan Joon, orta mesafeli uçuşlarda su, portakal suyu, Segafredo Kahve ve organik çay ücretsiz içecek ve uzun mesafeli uçuşlarda ücretsiz yemek hizmetine ek olarak, ekonomi kabininde günün her saati uçakta yemek satın alma hizmeti sunacak. Business Class ve Premium Economy hizmetlerinde Air France'ın standartını yakalayacak olan Joon, genç kabin ekibiyle havacılık sektörüne yepyeni bir deneyim getirecek. 2020 yılına kadar tamamı Airbus’tan oluşacak 28 uçaklık bir filoyla faaliyet gösterecek olan Joon’un uçuşları, Air France’ın mevcut tarifesindeki uygun olan tüm uçuşlarla birleştirilebilecek. Ayını şekilde Air France’ın sık uçan yolcu programı Flying Blue’nun milleri Joon uçuşları için de geçerli olacak.


Corendon Otelleri’nde % 40’a varan erken rezervasyon indirimi

Ocak sonuna kadar devam edecek kampanya kapsamında Grand Park Lara, Grand Park Kemer, Grand Park Bodrum ve Premier Solto Hotel olmak üzere Türkiye’nin gözde otellerini bünyesinde bulunduran Corendon Otelleri, tatilseverlere yüzde 40’a varan erken rezervasyon indirimi sunuyor.Hızlı yükselişini sürdüren ve yeni otel yatırımlarına devam eden Corendon Turizm Grubu, 2018 yılı erken rezervasyon dönemi için düğmeye bastı. Corendon Turizm Grubu bünyesinde bulunan Corendon Hotels & Resorts, Türkiye’deki otellerinde Ocak 2018 sonuna kadar yüzde 40’a varan erken rezervasyon indirimi sunuyor. 

“2018’den umutluyuz!”
Grand Park Lara, Grand Park Kemer, Grand Park Bodrum ve Premier Solto Hotel tesislerini kapsayan erken rezervasyon kampanyaları hakkında konuşan Corendon Hotels & Resorts Direktörü Erkut Kara, “2016 yılına göre daha iyi bir yıl geçirmiş olmamıza rağmen 2017 yılında da sektör olarak zor bir yıl geçirdik. Ancak 2018 yaz sezonuna, Avrupa’dan gelen erken rezervasyon artışları ile iyi bir motivasyonla giriyoruz.” dedi.  2018 yılının turizm sektörü adına daha iyi geçeceğini öngördüklerinin altını çizen Kara, bunun için yüzde 40’lık erken rezervasyon indirim kampanyalarının oldukça önemli olduğunu belirtti. Kara, Çeşme/Alaçatı Ot Festivali ile sezona kapılarını açacak olan Premier Solto Hotel by Corendon’ un ise konuklarına hafta içi konaklamalarda “4 gece kal 3 gece öde” imkanı sunduğuna dikkat çekti.

Türkiye’nin gözde otelleri
Türkiye’nin sahil beldelerindeki gözde otelleriyle dikkat çeken Corendon Hotels and Resorts, 2018’de de yerli ve yabancı misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Bu oteller arasında; Antalya’nın plajlarıyla ünlü Lara, Kundu bölgesinde sınırsız gündüz ve gece aktiviteleri ve su kaydırakları ile aileler tarafından tercih edilen Grand Park Lara; Akdeniz‘in saklı köşesi Kemer’in Beldibi bölgesinde doğa ile iç içe Grand Park Kemer; Bodrum’un kalbinde cennetten bir köşe Turgutreis’ teki Grand Park Bodrum; Çeşme Alaçatı’da otantik atmosferi ile rüzgâr sörfü tutkunlarına ve eşsiz düğün organizasyonlarına ev sahipliği yapan butik otel Premier Solto Hotel by Corendon bulunmaktadır.


Türkiye’deki Turist Rehberleri Çince Öğreniyor

Son yıllarda Çin’den Türkiye’ye gelen turist sayısındaki artışın, 2018 yılının Çin’de ‘Türkiye Turizm Yılı’ olarak ilan edilmesiyle daha da büyümesi bekleniyor. Türkiye’de Çince bilen turist rehberi sayısının düşük olması, rehberlerin Çince öğrenmesini zorunlu kılıyor.  Her yıl 130 milyondan fazla Çinli turist yurt dışına seyahat ediyor. Özellikle tarih ve doğa turizmine oldukça meraklı olan Çinli turistlerin yeni gözdesi Türkiye oldu. Son bir yıldır Çin’den Türkiye’ye gelen turist sayısında ciddi bir artış gözlenmesi, Çince bilen rehber açığını gözler önüne serdi.

Çince bilen turist rehberi aranıyor
Türkiye’ye seyahat eden Çinli turist sayısında ciddi bir artış olmasına rağmen Çince bilen rehber sayısında henüz bir artış yok. Bu durum karşısında Türk - Çin Kültür Derneği ile TUREB (Turist Rehberleri Birliği) arasında yapılan bir anlaşma ile rehberler için özel Çince eğitimleri verilmeye başlandı. İstanbul’da başlayan bu eğitimlerin Ankara, Antalya ve Nevşehir’de de devam etmesi planlanıyor. Çok sayıda turist rehberi, Çince eğitimlere katılmak için başvuruda bulunuyor. Türkiye tarihi Çin dilinde öğretiliyor. Rehberler için düzenlenen Çince eğitimler hakkında bilgi veren Türk - Çin Kültür Derneği Eğitim Direktörü Ebru Demircigil, “Turist rehberleri için özel olarak hazırladığımız eğitim programımızda Türkiye’nin Çinliler tarafından en çok merak edilen yerlerini, rehberlerimize Çince olarak hazırladığımız özel kaynaklarla öğretiyoruz.

Çinli öğretmenlerimiz, hem turistik yerlerin Çincelerini öğretiyorlar hem de Çinlilerin genel yaşam alışkanlıkları ve kültürleri hakkında bilgiler veriyorlar. Bu sayede ülkemize gelen Çinli turistlerin mutlu bir şekilde ülkelerine geri dönmelerini sağlamış olmayı amaçlıyoruz.” dedi. Çince eğitimlerimize katılmak isteyen turist rehberlerinin vakit kaybetmeden derneğe başvurmalarında fayda gördüğünü belirten Demircigil, yeni açılmasına rağmen İstanbul’daki ilk Çince grupların kontenjanlarının dolduğunu ifade ederken yeni grupların açılacağının da müjdesini verdi.

Hediyeleşme kültürü çok yaygın
Çinlilerin hediyeleşme kültürlerinin çok gelişmiş olduğunun altını çizen Demircigil, Çince bilen rehberlerin ve satış mağazalarındaki satış temsilcilerinin Çinli turistlerle çok daha yakın iletişim kurabileceğini ve bu sayede hediyelik ürün satışlarının da bir hayli artacağını belirtti.

2018 yılı Çin’de Türkiye Turizm Yılı
2018 yılının Çin’de “Türkiye Turizm Yılı” olarak ilan edilmesi, Çin’den gelecek olan turist sayısını olumlu yönde etkilemesi bekleniyor. Hızla hazırlıklara başlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı da 2018 yılında Çin’de Türkiye’nin tanıtımı için bir dizi programlar düzenlemeyi amaçlıyor.  

Çin’de Türkiye tanıtımları artıyor
Çin turizmi konusunda uzun yıllardır faaliyet gösteren Ligarba Turizm ve Seyahat Acentası Genel Müdürü İrfan Karslı, Çinli turistlerin sayısında zaten ciddi bir artış olduğunu ancak gerçekleştirilecek olan tanıtımlarla bu sayının daha da artacağını ve çok daha fazla Çinli turistin Türkiye’yi tercih edebileceğini belirtti. Karslı; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2018 yılında Çin’de düzenleyeceği tanıtım etkinliklerinin bir hayli önem taşıdığını ve yapılacak tanıtımların, Çinlilerin turizm beklentilerinin de göz önünde bulundurularak yapılmasında oldukça fayda olduğunu dile getirdi. Bu amaçla Ligarba Turizm’in Çin’de bulunan tüm Çinli ve Türk personeline özel olarak eğitim vermenin önemine vurgu yaptı. 

Lufthansa, Avrupa'nın ilk ve tek ‘beş yıldızlı havayolu’ oldu

Üst düzey servis ve birinci sınıf konforuyla Skytrax ödülüne layık görüldü
Bugün Lufthansa, İngiliz havacılık danışmanlığı uzmanı Skytrax'in ‘beş yıldız’ sertifikasının sahibi olan Avrupa’nın ilk havayolu şirketi oldu. Böylece Lufthansa bu başarıyı yakalamış olan on havayolu içinde yerini almış oldu. Lufthansa First Class'ını yıllardır beş yıldıza layık gören Skytrax jürisi şimdi tüm havayolunu aynı sertifikayla onurlandırdı.

Deutsche Lufthansa AG Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Carsten Spohr, “Bu ödül, Lufthansa'yı dünyanın lider premium havayollarından biri haline getirme yolundaki yoğun çabalarımızın takdir edildiğinin bir kanıtıdır. Filomuz için büyük yatırımlar yaptık; tüm kabinlerimizi yeniledik, yeni dijital servisler ve yeni Lounge’lar hizmete sunduk; hem yerde hem uçak içinde daha iyi hizmet vermeye başladık. Üst düzey hizmetin kalite ve profesyonel kadromuz ile kombinasyonu, Lufthansa'ya beş yıldızlı havayolu olma statüsü kazandırdı. Lufthansa'nın her bir çalışanı, özellikle de uçak içinde ve yer hizmetlerinde üstün hizmet sözümüzü her gün yerine getiren meslektaşlarımız, bu ödülle gururlanmalıdır. Beşinci yıldıza sahip olmamızdaki en önemli faktörün, en iyi havayolu çalışanlarına sahip olmamız olduğuna inanıyorum” dedi.

Skytrax CEO'su Edward Plaisted, “Lufthansa'nın 5 yıldızlı havayolu statüsüne kavuşması, sadece bu hedefe ulaşan Avrupa’nın ilk havayolu olmasına bir övgü değil aynı zamanda da son yıllarda özellikle de karşılama hizmetlerinin her alanında yaptıkları hizmetlerin de bir sonucudur” dedi.

Skytrax test görevlileri, bir yolcu perspektifi ile seyahat ederler. İlgili havayolu şirketinin hizmet kalitesini, yerde ve havada, yaklaşık 800 kategoride gerçekleştirdikleri kapsamlı değerlendirmelerle derecelendirirler. Bunların arasında uçak içi servis, koltuk konforu, ikram, güvenlik önlemleri, uçak içi eğlence hizmetleri, duty-free teklifleri ve daha pek çok hizmet yer alıyor. Lufthansa'nın ürünlerinin modernizasyonunda gösterdiği kararlılık ve istikrar, Skytrax’in havayolunu, beşinci yıldız ile ödüllendirme kararında kilit unsurlar. Örneğin, First Class, Business Class, Premium Ekonomi ve Ekonomi sınıfı kabinler, son birkaç yılda kapsamlı bir şekilde yenilendi. Havayolu, bu süreçte kişiye özel hizmetlerini geliştirerek restoran hizmetini First Class'tan Business Class'a genişletti. Lufthansa, yeni ve daha iyi Premium Ekonomi ve Ekonomi Sınıflarının yanı sıra 2020 yılı itibariyle Boeing 777-9 uçağı ile yeni Business Class konseptini misafirlerine sunmaya başlayacak. Bunların yanı sıra yolcuları için kişiselleştirilmiş teklif ve hizmetleri geliştirecek daha fazla dijital imkan sunmayı amaçlayan havayolu, yerde ve havada sunduğu çeşitli dijital hizmetleri ve yeni Lufthansa uygulamasıyla da beğeni topladı. 

Havayolu şirketlerinin değerlendirilmesine ek olarak, havacılık konusunda uzmanlaşmış bir derecelendirme kuruluşu olan Skytrax, en popüler havayollarının yıllık sıralamasını da yayınlıyor. Lufthansa, 105 farklı ülkeden 19.8 milyon yolcunun katıldığı ankete dayanan Skytrax 2017 Dünya Havayolu Ödülleri'nde ‘Avrupa'nın En İyi Havayolu’ ve ‘Dünyanın 7. En İyi Havayolu’ seçildi. Skytrax, 1990'lı yıllardan bu yana havayolları ve havalimanlarının kalitesi ile ilgili yolcu araştırmaları gerçekleştirmektedir. Lufthansa, ilk sertifikasını 1999 yılında kazandı. Şimdiye dek, dünya çapında yalnızca on havayolu şirketi en yüksek puanı elde etmeyi başardı.

TEV İzmir Şubesi’nden Kız Öğrencilere Destek İçin Yeni Proje

Türk Eğitim Vakfı (TEV) İzmir Şubesi, Rakela Mutfak Terapisi’nde Dopdolu Salatalar Workshop’u düzenledi. Başarılı ve maddi imkanı kısıtlı gençlere eğitim desteği veren Türk Eğitim Vakfı (TEV) İzmir Şubesi, gelirinin tamamı bursiyelere aktarılmak üzere İzmir’de Rakela Mutfak Terapisi Dopdolu Salatalar Workshop’u düzenledi. 




Bu yıl 50. kuruluş yıldönümünü kutlayan TEV başarılı ve maddi imkanı kısıtlı gençlere desteğini sürdürüyor. TEV İzmir Şubesi, kız öğrencilere burs fonu yaratmak amacıyla yemek kitabı yazarı Rakela Köksal Palombo ile Rakela Mutfak Terapisi Dopdolu Salatalar Workshop’u düzenledi. Rakela Mutfak Terapisi, Bortar Mutfak, Yazgan Şarapları, Kristal Yağları ve Makara Tekstil sponsorluğunda İzmir Bortar Mutfak’da gerçekleştirilen etkinliğe; Siret Gabay, Özge Levi, Çiğdem Tambahar, Bengi Soney, İlanit Hulli, Sezgin Savranoğlu, Esra Uçar, Aslı Odabaşı, Karolin Şirinpınar, Bengi Şen, Şebnem Güzeliş, Sezin Sivri, Oylun Ünal, Harika Kaya, İpek Kaptanoğlu, Ümran Bağcı, Nihal Eyna, Melike Balkan, Yıldız Özçelik, Yasemin Demirel, Hülya Oktay, Mert Esen, Didem Akçay, Melike Şamlı, Sevda Şükürer, Çağla Günay ve Özlem Altınışık gibi  İzmir’in iş ve cemiyet hayatından isimler katıldı. 




TEV İzmir Şube Başkanı Gülnur Soybayraktar etkinlikte yaptığı konuşmada TEV’in yarım asırdır devam eden eğitim seferberliğinde İzmir’in önemli bir yeri olduğunu belirterek “Türk Eğitim Vakfı olarak, 50 yılda tam 232 bin 364 öğrencimize eğitim bursu vermiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Ama inanın ki, ihtiyaç çok daha büyük. Türk Eğitim Vakfı’na eğitim bursu için başvuran her 25 öğrenciden sadece birine destek sağlayabiliyoruz. Demek ki, daha gidecek çok yolumuz, desteklenecek çok gencimiz var. Bu yolda sağlayacağınız katkı bizle için büyük önem taşıyor. Bu vesileyle ilkini gerçekleştirdiğimiz Dopdolu Salatalar Workshop’u ile bize destek olan Rakela Köksal Palomba’ya ve bu atölyenin düzenlenmesine vesile olan TEV Sosyal Komite Üyemiz, gönüllümüz Derya Kızak’a verdikleri destekten dolayı en içten teşekkürlerimi iletiyorum” dedi. 

Rakela Köksal Palomba ise eşinin memleketi İzmir’de olmaktan ve TEV’e katkı sağlamaktan mutluluk duyduğunu belirterek “Mutfak benim için rahatlama, kafa boşaltma, yaratma ve insanların beğenilerine sunacak yiyecekler üretme mekanı. Kafama birşeyler takıldığında, stresli zamanlarda veya eğlenmek için mutfağa girerim. Bu yüzden Rakela’nın Mutfak Terapisi koydum atölyelerimin başlığını. Dopdolu Salatalar, tek başına doyurucu bir öğün yerine geçebilecek, her yönleriyle salatanın imajını sallamayı hedefleyen davet salataları atölyesidir. Bu atölye ve diğerlerine katılan kişilerin birlikte yemekleri yaptıktan sonra mutfağı ve yeni tarifleri gözlerinde büyütmemelerini, tanımadıkları malzemeleri kullanmaya cesaret etmelerini ve ağız tatlarına uygun yeni tarifler oluşturmaya girişebilmelerini hedefliyorum. Atölyelerimin taşıdığım amatör ruh ve tamamen kendi hayallerimi gerçekleştirebilmenin verdiği manevi tatmin ile birlikte eğlenmeye yönelik olmaları yüzünden farklı olduğuna inanıyorum” dedi.


Michelin Yıldızlı Şefler Karaköy Güllüoğlu’nda

Nadir Güllü dünyaca ünlü Michelin Yıldızlı Şefleri Karaköy Güllüoğlu’nda ağırladı. Bu yıl 3.’sü düzenlenen “Uluslararası Gastromasa Gastronomi Konferansı” gastronomi sektörünün dünyaca ünlü Michelin yıldızlı şeflerini bir araya getiriyor Baklava denince akla ilk gelen markalardan olan Karaköy Güllüoğlu, dünyaca ünlü Michelin yıldızlı şefleri ağırladı. 


Haliç Kongre Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı “3. Uluslararası Gastromasa Gastronomi Konferansı”na dünyaca ünlü şefler katıldı. İçlerinde; 3 Michelin yıldızlı başarılı şeflerin de bulunduğu 80 kişilik bir ekip baklava yapımını Karaköy Güllüoğlu’nda baklava ustası Nadir Güllü anlatımı ile canlı olarak izledi. Baklava yapmanın inceliklerini öğreten Güllü, dostluk ve barış mesajı verdi. Baklava yufkası açmaya çalışan şefler bol bol fotoğraf çekilirken eğlenceli dakikalar yaşandı.

1 Aralık 2017 Cuma

AKTOB Başkanı Erkan Yağcı:Konaklama sektörümüz Yunanistan, İspanya ve Mısır’ın çok önündedir

7. Uluslararası Resort Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı; 2017 yılında Türkiye turizminin kritik bir eşikten geçtiğini, verilen destek ve teşviklerin sektöre önemli katkılar sağladığını ve bu desteklerin devam etmesi gerektiğini belirtti.

AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı, dünya ve Türkiye turizminin konjoktürel anlamda sıra dışı zamanlardan geçtiğini belirterek ve Türkiye turizm sektörünün 2017 yılında kritik eşiklerden birini atladı.AKTOB Başkanı Erkan Yağcı: 2017 yılı bir önceki yıla göre % 28 artış kaydetti ve turizm sektörünün eski günlerine dönüş sinyalini verdi. 1984 yılından sonra verilere bakıldığı takdirde genellikle turizmdeki krizlerin 2 sene üst üste sürmediğine dikkat çeken AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı, 2018 yılının hem ülkemiz hem de Akdeniz Çanağı için olumlu yönde izleyeceğini ileri sürdü. Kriz süreçlerinin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Erkan Yağcı; verilen destek ve teşviklerin sektöre önemli katkı sağladığını, bu destek ve teşviklerin devam etmesi gerektiğini söyledi.

Diğer yandan geçtiğimiz günlerde düzenlenen 3. Turizm Şurası’nın da kendileri için önemli bir destek olduğunu ifade eden Yağcı; “şunu biliyoruz ki; Şura sadece kriz dönemlerinde değil, her 5 yılda bir düzenlenmeli ve sektör 5 yıllık süreçlerde vizyonunu geliştirmeli” dedi. Erkan Yağcı, Türkiye turizm sektörünün güçlü bir yapıya sahip olduğunu fakat gerçekleri de göz önünde bulundurulması ve gerçekleri de unutmamamız gerektiğini vurguladı. Kriz ve şok dönemlerinde Türkiye’deki hizmet ve tesislerin kalitesinin ve sahip olduğu kalifiye eleman potansiyelinin önemli kozu olduğunu belirten Yağcı; “bize rekabet gücümüzü veren hizmet anlayışımız, tesislerimiz ve ürün çeşitliliğimizdir. BM Dünya Turizm Örgütü’nün 2017’yi “Sürdürülebilir Turizm” yılı ilan ettiğini belirten Yağcı; “2018 ve sonrasına hazır olmalıyız. Daha çok teknoloji, daha az insan gerçeğini de göz önünde bulundurmalıyız. Bizler 5 yıldızlı otelleri 3 yıldızlı çevrede üretemeyiz. Çevre unsuruna da önem vererek hareket etmeliyiz. Çevre bilincini, çevre dostu çözümleri göz önünde bulundurmalıyız” dedi.

Türkiye’nin dünya turizmi için örnek vaka (case study) olduğunu ifade eden Yağcı konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Turizm, Türkiye için ulusal anlamda önemi olan sektördür. Önemli olmasının nedenleri arasında havayolu taşımacılığı ve havayolu ulaşımı açısından jeopolitik konumu, konaklama sektörünün ve tesislerin niteliği yer almaktadır. Ülkemizde 4770 adet tesis bulunmaktadır. Bunların önemli bir kısmı yerli sermaye tarafından yapılmış ve yerli yatırımcılar tarafından işletilmektedir. Konaklama sektörümüz Yunanistan, İspanya ve Mısır’ın çok önündedir. Bunun nedeni de ağırlıklı olarak yerli yatırımcıların olmasıdır. Türkiye turizmi, kamu - özel sektörün ortak hareket ettiği önemli bir sektördür. Bu desteklenmeli ve geliştirilmedir dedi.