13 Şubat 2026 Cuma

Turizm Yatırım Gündemi Küreselden Yerele Taşındı

TTYD Başkanı Oya Narin'in yaptığı açılış konuşmasında, forumun turizm yatırımlarında küresel gündemi Türkiye’ye taşıyan bir platform olduğunu vurguladı. Ana sponsor Türkiye İş Bankası’nın desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, dünya ve Türkiye turizminin yatırım gündemi küreselden yerele ele alındı. Bu yıl beşincisi düzenlenen forum, 30’a yakın oturum ve 100’ü aşkın konuşmacı ile turizm, finans, gayrimenkul, tasarım ve pazarlama gibi farklı alanlardan uzmanları bir araya getiriyor. İki gün sürecek etkinlikte, sektörün geleceğine dair iş birlikleri, finansman modelleri ve yeni vizyonlar tartışılacak. Konuşmasında küresel turizm ekonomisinin pandemi sonrası kalıcı büyümeye geçtiğini belirten TTYD Başkanı, UN Tourism ve WTTC verilerine dikkat çekerek sektörün 2035’te 16,5 trilyon ABD Doları katkı sağlayacağını ve 462 milyon kişiye istihdam yaratacağını ifade etti.

turkiye-turizm-yatirimcilari-dernegi-ttyd-ev-sahipliginde-duzenlenen-turizm-yatirim-forumu-2026-tif-2026.jpeg

Türkiye özelinde ise son 10 yılda turizm gelirlerinin 31,5 milyar dolardan 65,2 milyar dolara yükseldiğini, ziyaretçi sayısının ise 41,6 milyondan 63,9 milyona çıktığını aktardı. TTYD’nin projeksiyonlarına göre, dönüşüm programlarıyla birlikte 2030’da 120 milyar dolarlık turizm geliri hedefleniyor. Altyapı yatırımlarının, özellikle İstanbul Havalimanı’nın ve yeni havacılık kapasitesinin bu büyümeye ivme kazandırdığını belirten konuşmacı, Türkiye’nin genç nüfusu, üretim gücü ve kültürel zenginliğiyle “küresel ölçekte bir turizm ülkesi” olduğunu vurguladı. Forumda ayrıca İspanya, İtalya, Suudi Arabistan ve Mısır gibi rakip ülkelerin turizm yatırımları örnek gösterilerek, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak yeni stratejiler üzerinde duruldu.TTYD Başkanı,“Turizm Türkiye için geçici bir sektör değil, kalıcı ve temel bir güçtür. Anadolu’nun benzersiz tarih, kültür ve doğa mirası sayesinde ülkemiz her dönemde kendini yeniden üretebilen bir potansiyele sahiptir. Türk yatırımcılarını ve küresel turizm dünyasının dostlarını, Türkiye’nin geleceğinde bizlerle birlikte yer almaya davet ediyorum.”Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde düzenlenen Turizm Yatırım Forumu 2026 (TIF 2026), İstanbul’da sektörün önde gelen temsilcilerini, kamu yöneticilerini ve uluslararası kuruluşları bir araya getirdi. Forumda turizmin yatırım gündemi küreselden yerele ele alınırken, Türkiye’nin marka değerini güçlendirecek stratejiler ve yeni vizyonlar tartışıldı.

turkiye-turizm-yatirimcilari-dernegi-ttyd-ev-sahipliginde-duzenlenen-turizm-yatirim-forumu-2026-tif-2026.jpg

Turizm Yatırım Forumu 2026’da konuşan Bekir Polat, turizmin yalnızca bağımsız bir sektör değil, aynı zamanda uluslararası yatırımlar için katalizör görevi gören bir alan olduğunu vurguladı. Polat, “Her turist aslında bir yatırımcıdır” sözleriyle turizmin yatırımcı algısındaki önemine dikkat çekti.Türkiye’nin marka değerini güçlendiren unsurlara değinen Polat, ülkenin son dönemde 12,4 milyar dolarlık doğrudan yatırım çektiğini ve bunun geçen yıla göre %27,6 artış anlamına geldiğini belirtti. Yatırımcıların artık yalnızca maliyet ve teşviklere değil, ekosistemlere ve marka algısına odaklandığını ifade etti.Türkiye’nin uluslararası marka bilincini artıran faktörleri sıralayan Polat, ülkenin Amerika ve Çin’den sonra en fazla yurtdışı misyonuna sahip olduğunu, her yıl 350 bin yabancı öğrencinin Türkiye’de eğitim aldığını ve Türkiye’nin dünyada en fazla dizi ihracatı yapan üçüncü ülke olduğunu hatırlattı. Bu unsurların hem turizme hem de doğrudan yatırımlara katkı sağladığını söyledi.Polat, 2024–2028 stratejisi kapsamında daha nitelikli yatırımların, sürdürülebilirlik kriterlerini destekleyen projelerin ve yeşil finansmana erişimin öncelikli olduğunu belirtti. Turizm Bakanlığı ve ekosistemin çabalarıyla Türkiye’ye daha fazla nitelikli yatırımcı çekmek için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.Konuşmasını, etkinliğe katkı sağlayan tüm paydaşlara ve sponsorlara teşekkür ederek tamamladı.

turkiye-turizm-yatirimcilari-dernegi-ttyd-ev-sahipliginde-duzenlenen-turizm-yatirim-forumu-2026-tif-2026-001.jpg

Turizm Yatırım Forumu 2026’da konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un 8.500 yıllık tarihi ve kültürel zenginliğiyle dünya turizminin en cazip şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Avdagiç, “Türkiye’de en fazla misafiri ağırlayan şehrin ticaret odası başkanı olmaktan gurur duyuyorum” diyerek İstanbul’un finans, sanat ve alışveriş yönleriyle küresel ölçekte tercih edilen bir destinasyon olduğunu ifade etti.Avdagiç, İstanbul’un daha fazla turizm yatırımı hak ettiğini belirterek, özellikle kongre turizmi alanında son yıllarda büyük ilerleme kaydedildiğini söyledi. İstanbul’un son 7 yılda kongre turizminde ilk 20 şehir arasına girdiğini hatırlatan Avdagiç, 3.000–5.000 kişilik büyük toplantıların şehre kazandırıldığını ve yeni yatırımlarla bu potansiyelin daha da artacağını dile getirdi.Konuşmasında İstanbul’daki otel fiyatlarının dünya metropollerine göre düşük olduğunu belirten Avdagiç, oda başına geliri artıracak politikaların öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda, İstanbul Fuar Merkezi yanında 40 bin metrekarelik yeni bir alan inşa ettiklerini, bunun içinde 7.000 metrekarelik kolonsuz uluslararası standartlarda bir salon bulunduğunu açıkladı. Bu yatırımla İstanbul’un kongre turizminde çok daha güçlü bir konuma geleceğini söyledi.Avdagiç, bakanlığın desteğiyle İstanbul’un turizmde gelişimini sürdüreceğini ve Türkiye’nin 2035’e kadar 110–120 milyar dolarlık katma değer yaratabileceğini ifade etti. Ayrıca Türk vatandaşlarının yurtdışındaki turizm harcamalarının arttığını, bu makasın kapanması için politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

turkiye-turizm-yatirimcilari-dernegi-ttyd-ev-sahipliginde-duzenlenen-turizm-yatirim-forumu-2026-tif-2026-003.jpg

Turizm Yatırım Forumu 2026’da konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, KKTC’nin turizm yatırımlarındaki gelişimini ve uluslararası iş birliklerinin önemini vurguladı. Ataoğlu, İstanbul’daki bu önemli toplantıya katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “KKTC’de yapılan yatırımlar dünyayla yarışan yatırımlar” ifadelerini kullandı.Ataoğlu, yeni havalimanının açılması ve Türkiye ile yapılan iş birlikleri sayesinde KKTC’ye gelen turist sayısında büyük artış yaşandığını belirtti. THY ve Pegasus’un devreye girmesiyle ülkeye girişlerde %30–40 oranında artış olduğunu açıkladı. Bu gelişmenin mevcut yatırımların devamını ve yeni girişimlerin hızlanmasını sağladığını söyledi. Güney Kıbrıs ile kıyaslamalar yapan Ataoğlu, KKTC’nin tarihi zenginlikleri, doğal güzellikleri ve gastronomi potansiyeliyle öne çıktığını, yapılan tanıtım çalışmalarının ziyaretçi sayısını ciddi şekilde artırdığını ifade etti. Ayrıca müzelerin hafta sonları da açık tutulmasıyla turistlere daha fazla olanak sağlandığını belirtti.Ataoğlu, önümüzdeki 10 yıl için hazırlanan master plan kapsamında yoğun bir çalışma yürütüldüğünü, genç nüfusun artışıyla birlikte turizm sektöründe istihdamın da güçlendiğini söyledi. KKTC’nin yatırımcılara her zaman açık olduğunu vurgulayan Ataoğlu, bürokratik engellerin bulunmadığını ve yatırımcıların desteklendiğini dile getirdi.Konuşmasını, “KKTC’ne tüm yatırımcıların yatırımlarını yapmasını davet ediyorum. Bu etkinliğin hayırlı olmasını temenni ediyor, önümüzdeki yıllarda daha başarılı dönemlere ulaşmayı diliyorum” sözleriyle tamamladı.

turkiye-turizm-yatirimcilari-dernegi-ttyd-ev-sahipliginde-duzenlenen-turizm-yatirim-forumu-2026-tif-2026-004.jpg

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Turizm Yatırım Forumu 2026’da yaptığı konuşmada turizmin hem Türkiye hem de dünya için stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Aran, küresel ölçekte seyahat ve turizm sektörünün 11,7 trilyon dolarlık katkı sağladığını ve 371 milyon kişiye istihdam yarattığını belirtti.Türkiye İş Bankası’nın sektöre verdiği desteği rakamlarla ortaya koyan Aran, son üç yılda turizm sektörüne 2,2 milyar dolarlık kredi kullandırdıklarını, bankanın pazar payının %12,6’ya yükseldiğini ve özel sektörün turizme sağladığı her 4 liralık krediden 1’ini İş Bankası’nın verdiğini açıkladı.Aran, yeni otel yatırımlarından çok modernizasyon, markalaşma ve müşteri deneyimini farklılaştıracak projelere odaklanılması gerektiğini söyledi. Spor temalı tesisler, gençlere yönelik deneyimler ve farklı segmentlerde yatırımların sektöre ivme kazandıracağını belirtti. Ayrıca Türk turizmcisinin yurtdışındaki yatırımlarını da destekleyeceklerini ifade etti.Konuşmasında sektörün sorunlarına da değinen Aran, yüksek enflasyon ve artan maliyetlerin işletme sermayesi açığı yarattığını, bu noktada finansman desteğinin önem kazandığını vurguladı. Yetişmiş iş gücünün korunması ve tersine göçün sağlanması için projelere destek vereceklerini belirtti. Ödeme sistemlerinde küresel entegrasyona dikkat çeken Aran, Türkiye’ye gelen turistlerin kullandıkları yerel kartların sorunsuz şekilde geçerli olmasını sağladıklarını söyledi. İş Bankası’nın sadece turizme değil, kültür ve sanat alanına da destek verdiğini, antik kazılar, müzeler, opera ve bale festivalleri ile spor organizasyonlarına sponsorluk yaptıklarını hatırlattı.

turkiye-turizm-yatirimcilari-dernegi-ttyd-ev-sahipliginde-duzenlenen-turizm-yatirim-forumu-2026-tif-2026-002.jpg

Turizm Yatırım Forumu 2026’da konuşan Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi (WTTC) Başkanı Gloria Guevara Manzo, Türkiye’nin turizmde küresel ölçekte örnek gösterilen bir ülke olduğunu vurguladı. Manzo, “Dünya sizlerin yaptıklarını izliyor, uyguladığınız gelişmeleri takip ediyor” diyerek Türkiye’nin uluslararası alanda dikkat çeken başarılarına işaret etti.WTTC’nin küresel özel sektörü temsil eden bir organizasyon olduğunu hatırlatan Manzo, turizm sektörünün dünya ekonomisine 11,7 trilyon dolarlık katkı sağladığını ve 371 milyon kişiye istihdam yarattığını belirtti. “Seyahat bir ülke olsaydı, dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olurdu” sözleriyle sektörün büyüklüğünü ifade etti.Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerinde, ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılaya 160 milyar dolarlık katkı sağladığını ve bu katkının %65’inin uluslararası harcamalardan geldiğini açıkladı. Bu oranla Türkiye’nin İspanya’dan daha iyi bir performans sergilediğini belirten Manzo, Türkiye’nin kültürel zenginliğini “açık hava müzesi” olarak tanımladı.Manzo, önümüzdeki 10 yıl içinde turizmin dünya ekonomisine 15 trilyon dolarlık katkı sağlayacağını ve 91 milyon yeni iş yaratılacağını öngördüklerini söyledi. Ancak gençlerin sektörde çalışmak istememesi nedeniyle 43 milyon işin risk altında olduğunu vurguladı. Bu noktada kamu-özel sektör iş birliğinin kritik olduğunu ifade etti.Konuşmasında dijital kimlik, vize kolaylıkları ve altyapı yatırımlarının önemine değinen Manzo, krizlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti. “COVID’den öğrendik ki, krizlere hazır olmak zorundayız” dedi.Manzo,“Türkiye, turizmde sürdürülebilir büyümenin en güçlü örneklerinden biri. WTTC olarak en büyük müttefikiniz olmaya devam edeceğiz ve daha fazla yatırım ile iş birliği için yanınızda olacağız.” dedi.

Sakarya’da Kırmızı Et Sektörüne Çözüm Arayışı 

SAKARYA- Türkiye’nin en büyük borsalarından Sakarya Ticaret Borsası, markalaşma yolunda ilerleyen gıda ve tarım sektörlerinin önünü açmaya yönelik bir çalışma başlattı. Gıda sektörünün farklı paydaşlarının sektörel bilgilerini basın ve kamuoyu ile paylaşmalarını sağlayacak toplantılar serisini başlatan STB, ilk toplantısını kırmızı et sektörü üzerine yaptı. Güvenilir Ürün Platformu Desteği ile yapılan toplantıda perakendeden üretime, ihracattan fiyat istikrarına birçok konu interaktif bir sohbette konuşuldu. 

guvenilir-urun-platformu-baskani-celal-toprak.jpg

‘’Hayvancılık ve kırmızı et sektörünün dünü, bugünü, yarını’’ başlığında düzenlenen toplantının açılışını Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Genç ve Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak yaptı.

guvenilir-urun-platformu-baskani-celal-toprak-002.jpg

Sakarya’da yerelden ulusala bir kalkınma modeli oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Genç ‘’Bugün burada Hayvancılık ve Kırmızı Et Sektörünün dünü, bugünü ve yarını değerlendirmek; mevcut durumu ele alıp geleceğe dair yol haritamızı birlikte konuşmak için bir araya geldik. Bakanlığımızın regülasyon gücü, akademik dünyanın bilimsel derinliği, perakende sektörünün tüketiciye dokunan dinamizmi ve medyanın farkındalık gücüyle; tarladan sofraya uzanan zinciri yeniden tanımlıyoruz. Sakarya Ticaret Borsası olarak temel önceliğimiz; üyelerimizin rekabet gücünü artırırken, “Güvenilir Ürün” mottomuzdan ödün vermeden yerelden ulusala bir kalkınma modeli oluşturmak. 

guvenilir-urun-platformu-baskani-celal-toprak-003.jpgKırmızı et ve hayvancılık sektörü; gıda arz güvenliği, fiyat istikrarı, kırsal kalkınma ve halk sağlığı açısından hayati öneme sahiptir. Özellikle Ramazan ayları öncesinde kamuoyunda yoğun şekilde gündeme gelen bu sektörün, duygusal tartışmalar yerine veriye dayalı, çok paydaşlı bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu panel; arz güvenliğinden fiyat istikrarına, hayvancılıkta verimlilikten perakende standartlarına kadar pek çok başlıkta şehrimizin yol haritasına ışık tutacaktır.

guvenilir-urun-platformu-baskani-celal-toprak-004.jpg

Tarım Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan ‘’Kırmızı et arzında kendi kendine yeterlilik oranımız %93 gibi oldukça yüksek bir seviyede olup, piyasa ihtiyacının çok büyük bir kısmı yerli üretimle karşılanmaktadır. İthalat, toplam arz içinde yalnızca %7 gibi sınırlı bir paya sahip olup, arz güvenliğimizde herhangi bir sorun bulunmamaktadır.Ülkemizdeki besilik hayvan sayısının arttırılması ve üretimde sürdürülebilirliğin arttırılarak sağlanması amacıyla; Besilik erkek sığır desteği yeni modelde %550’ye varan oranda artırılmıştır ayrıca ülkemizde etçi damızlık üretimi yapan işletme sayısını artırarak daha fazla etçi ırk besilik materyalinin yerli imkânlarla yetiştirilmesi amacıyla “Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi” hayata geçirilmiştir.Kırmızı et üretimimizde 2002-2024 yılları arasında %170 artış sağlanmış ve kırmızı et üretimimiz 2.105.894 tona ulaşmıştır. Aynı dönem içerisinde kişi başı kırmızı et üretimimiz ise 11,73 kg’dan %110 artışla 24,58 kg’a ulaşmıştır.  Ülkemizde üretilen etin %71,08’i büyükbaş, %28,92 si de küçükbaş hayvanlardan elde edilmektedir. Dünyada ise elde edilen kırmızı etin %56,5’i domuz, %34,8’i büyükbaş ve %8,7’si küçükbaş hayvanlardan elde edilmektedir. 

guvenilir-urun-platformu-baskani-celal-toprak-005.jpg

İstanbul PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Kartal ‘’Et en önemli protein kaynağıdır.  Bu ülkede üreticinin kazanmasıdır. Bütün desteklerin ürüne verilmesi ve kaynağın doğru yere gitmesi önemlidir. Sorunların çözümüne yönelik proje hazırlıkların yapıldığını görmekteyiz. Türkiye’de üretimi destekleyen projelerin olduğunu biliyoruz.’’

Tarım Yazarı Gazi Kutlu ‘’Küçükbaş hayvancılığa dönmemiz gerekiyor. Meralarımız çok önemli, meralarımızı koruduğumuz vakit et fiyatlarının düşeceğini düşünüyorum. Meraların ıslah edilmesi konusunda çalışmaların arttırılması gerektiğini düşünüyorum. Et üretimimiz yetersiz, yemlerimiz pahalı ve dışarıdan ithal ediyoruz. Gençlerin istihdamı bu anlamda çok önemli. Domuz eti tüketmeyebiliriz ama üretim yapabiliriz. Dış Pazarı kaybetmememiz gerekiyor. Şu an ülkemizde kırmızı et fiyatı çok yüksek. Ülke olarak potansiyelimiz yüksek, sadece kendimiz değil dünyanın et üretimini bile karşılayabiliriz, sadece irademizdeki sürekliliğe önem vermemiz gerekiyor. 

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Volkan Terzioğlu  ‘’En önemlisi şikayet etmek değil üretmek ve proje geliştirmektir. Burada çok fazla besi işletmeciliği vardı fakat her gün kan kaybediyoruz. Sakaryanın coğrafyasına uygun projeler üretmezsek başka alanlar farklı konularda işgal edilecek. Bizlerde bu anlamda projeler üretiyoruz. Sakaryanın hem toprak yapısı hem de iklim koşulları olarak tarım sektöründe kan kaybetmemesi gerektiğini düşünüyorum.Sakarya Tarım ve Orman İl Müdürü Asım Baş, Gastronomi Uzmanı Biral Serttaş ve Ardahan Üniversitesi Doç. Dr. Cemalettin Ayvazoğlu’nun da konuşmacı olduğu etkinliğe üreticiler ve sektörün ileri gelenleri soru ve yorumları ile katkı sağladı.