Adana Valiliği himayesinde Adana Büyükşehir Belediyesi, dört merkez ilçe belediyesi ve oda başkanlarının katkılarıyla düzenlenen 8. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin içeriği 11 Ekim’de Feriye’de gerçekleşen basın toplantısı ile tanıtıldı. Köklü bir geçmişe sahip Çukurova ve Adana için bu yılın festival teması ‘’Kökleriyle Adana’’ olarak belirlendi. Her yıl büyüyerek dünyaca önemli konukları ağırlayan, gastronominin her açıdan ele alındığı festival 17-20 Ekim tarihleri arasında Adana’da Merkez Park’ta lezzet severler ile buluşmaya hazır.Adana Valiliği ev sahipliğinde Adana Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla düzenlenen 8. Uluslararası Adana Lezzet Festivali tanıtımı için Feriye’de bir basın toplantısı düzenledi.
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, basın mensuplarını ve misafirleri selamlayarak konuşmasına başladı. Vali Köşger, ‘’Adana, yalnızca eşsiz yemekleriyle değil, aynı zamanda mutfak kültürünün ardındaki hikayelerle de tanınan bir şehirdir. Yüzyıllardır bu topraklarda şekillenen yemek kültürümüz, Adana halkının hoşgörüsünü, çalışkanlığını ve yaşam enerjisini yansıtır. Misafirperverliğimiz, sofralarımızda buluşan lezzetlerle hayat bulur.Bulunduğu coğrafi konum, 10 bin yıl öncesine dayanan geçmişi ile kadim bir kültürün varisi olan Adana’mız, kendine has lezzet sentezini bugün de zenginleştirmeye devam ederek geçmiş ile bugünü bünyesinde harmanlamayı başarabilmiştir. İşte bizler de tam bu yüzden Adana’mızın derin, tarihi ve köklü mutfağını tüm dünyaya tanıtmak ve “geçmişin birikimiyle bugünümüzü inşa ederken, geleceğe doğru sağlam adımlarla ilerleme” gayemizi bir kez daha vurgulamak amacıyla bu yıl sekizincisini düzenleyeceğimiz Lezzet Festivali’mizin temasını “Kökleriyle Adana” olarak belirledik’’ diyerek konuşmasına devam etti.
‘’HER YIL SESİMİZ DAHA DA YÜKSELİYOR’’
Vali Köşger, misafirlerin bir taraftan Adana mutfağının sahip olduğu, kökleri Çukurova’nın verimli topraklarına dayanan eşsiz lezzetleri tadarken diğer taraftan yerli ve yabancı birçok ünlü şefin gastroshowlarıyla unutulmaz anlara şahitlik edeceklerini ifade etti. Festivalin her yıl bir önceki yıldan çok daha fazla ses getirmesi için gayret gösterdiklerini söyleyen Vali Köşger, Adana mutfağının tanıtımının yanı sıra bu leziz mutfağı gelecek nesillere taşımayı ve Adana’nın gastronomi turizminin vazgeçilmez duraklarından biri olmasını amaçladıklarının altını çizdi. Vali Köşger, festival hakkında bilgi vermeye şöyle devam etti: ‘’Geçen yıl 923 bin ziyaretçiyi ağırladığımız Uluslararası Adana Lezzet Festivalimizde 1,5 milyon ziyaretçiyi ağırlamayı bekliyor ve bunun heyecanını yaşıyoruz. Festivalimizin 4 gün gibi kısa bir süre içerisinde ilimiz ekonomisine yaklaşık 3 milyar TL’lik katkı sağlayacağını düşünüyoruz.Festivalimizin önemli bir başka amacı da Adana mutfağını sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde tanıtmak ve yaygınlaştırmaktır. Bu noktada; Adana’nın yerel ürünleri, doğal tarım yöntemleri ve geleneksel tariflerini, çevre dostu bir anlayışla geleceğe aktarmayı aynı zamanda doğaya saygıyı ve sürdürülebilir yaşamı teşvik etmeyi planlıyoruz.Tüm bunlara ek olarak dünyada yaşanan iklim değişikliğine, su ve enerji kaynaklarındaki daralmaya, tarım, toprak ve sağlıklı gıda erişimine dikkat çekmek amacıyla Social Gastronomy Movement (Sosyal Gastronomi Hareketi) ve Ebru Baybara Demir iş birliği ile dünyanın farklı ülkelerinden Adana’ya gelecek uzmanların katılacağı, bir zirve düzenliyoruz. Uluslararası Tarım Zirvesi’nde, Çukurova- ‘’Toprağın Lezzeti’’ ana temasıyla düzenlenecek panellerde çiftçilerimize, gastronomi profesyonellerine ve girişimcilerine yol gösterecek paylaşımlarda bulunulacağını memnuniyetle ifade etmek isterim.
ŞEFLERİMİZ DÜNYA İLE EŞ ZAMANLI İHTİYAÇ SAHİPLERİNE YEMEK PİŞİRİP DAĞITACAK
Sosyal Gastronomi Hareketi ile yapılacak iş birliği ile festivalimiz aynı zamanda “Universal Plate” etkinliğinin de bir parçası olacaktır. Ayrıca Birlemiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) açlığın son bulması ve herkesin kaliteli gıdaya erişerek sağlıklı beslenmenin sağlanmasına dikkat çekmek amacıyla belirlediği 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilecek “Universal Plate” etkinliğinde, şeflerimiz ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız için yemekler pişirip bunların dağıtımını gerçekleştireceklerdir.Kökleriyle geçmişe bağlı olduğu kadar, geleceğe dönük vizyonuyla da büyüyen Adana’mızda sizlerin de katkılarıyla daha geniş kitlelere ulaşan bir Lezzet Festivali düzenleyeceğimize yürekten inanıyorum. Bu vesileyle, emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve sponsorlarımıza teşekkürlerimi sunuyor, tüm katılımcıları ve gastronomi tutkunlarını 17-18-19-20 Ekim günlerinde Adana’nın lezzet dolu dünyasını keşfetmeye davet ediyorum’’ diyerek konuşmasını tamamladı.
Validen sonra söz alan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar konuşmasına, Adana’da, Çukurova Üniversitesi ile birlikte bir Tarım Akademisi kuracaklarını müjdeleyerek başladı.
Başkan Zeydan Karalar; “Bu yıl festivalimizin teması Kökleriyle Adana. Adana'mız dünyanın en eski yerleşimlerinden biri. Eşsiz güzelliklere sahip; denizi, içinden geçen iki nehri, tarihi, doğası, iklimi endemik bitkileri, kültürü, tarımsal bereketi ve yaratıcı insan kaynağı ile dünyanın en önemli şehirlerinden biri olmalı. O nedenle ‘’Kökleriyle Adana’’ teması Adana’yı çok iyi ifade ediyor.Bizim de Adana'mızın özelliklerini, güzelliklerini tanıtmaya yönelik yaptığımız her çalışma kentimizi dünya markası yapma çabasından kaynaklanıyor. Adana'mızın geçmişten bu yana kendine has özelliklerinin hepsini, özünden koparmadan, yerelden evrensele taşımaya kararlıyız. Sayın Valimizin öncülüğünde yaptığımız Lezzet Festivali başta olmak üzere, Altın Koza Film Festivali, Portakal Çiçeği Karnavalı ve diğer festivaller Adana kent kültürünün bir parçası oldu. Hemen yakın zamanda yapılan Teknofest kentimize bir başka zenginlik kattı.Bu çalışmalar Adana’mızı; sanayi, ticaret ve tarım kenti olmasının yanında bir turizm kenti haline getirme çabamızdır. Tarihte 16 kavmin yaşadığı kentimiz, tarihini lezzete evirmiş, nefis lezzetler diyarıdır. Elbette ülkemizin her köşesi çok önemli ve farklı güzel lezzetlere sahip ama Adana başka. Verimli ovası ile besinlerin sağlıklı ve taze biçimde tarladan mutfağa taşınması çok önemli. Adana mutfağı deyince ilk akla gelen baskın lezzet Adana Kebabı olsa da Adana kebaptan ibaret değil. 400'ü aşkın önemli lezzetin diyarıdır Adana. Enfes lezzetler sizleri bekliyor. Adana'ya gelin, katıksız lezzetler diyarında enfes lezzetleri tadın. ‘Adana'ya gelin ciğerimi yiyin’ diyoruz.’’
Toplantıda konuşma yapan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de festivale dair yorumlarını paylaştı.
GASTRONOMİ TURİZMİNE DÖNÜŞEN ÇOK BÜYÜK BİR FESTİVAL
Adana Lezzet Festivali her geçen yıl daha fazla katılımcı ve misafiriyle büyüyen bir gastronomi festivali. Belirlenen etkili konu başlıkları ve alanlarında uzman, yenilikçi fikirleriyle fark yaratan konuşmacıların katılacağı paneller, geleceğe tohum atma hedefine hizmet ediyor. Gastronomi turizmine dönüşen ve bu yıl 17 - 20 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan Adana Lezzet Festivali geçtiğimiz yıl 923 binin üzerinde kişiyi ağırlamıştı. 17 Ekim’de Türkiye’nin ilk sosyal gastronomi odaklı Tarım Zirvesi düzenleniyor. Adana Müzesi’nde gerçekleşecek olan ve tüm gün etkinliklerle sürecek olan Tarım Konferansı Ebru Baybara Demir ve Social Gastronomy Movement (Sosyal Gastronomi Hareketi) iş birliği ile hayata geçecek. Basın toplantısında Ebru Baybara Demir zirve ile ilgili ön bilgileri paylaştı. Adana Valiliğin ev sahipliğinde Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri, odalar ve sivil toplum kuruluşunun katkılarıyla, festival yürütme kurulunun koordinasyonuyla gerçekleşen festivalde paneller, workshoplar, gastro showlar, genç şeflerin yarışması ve tüm sahne programı içeriklerini oluşturan Gökmen Sözen’de toplantıda bir sunum yaparak bizleri festivalde nelerin beklediği konusunda bilgilendirdi.
17-18-19-20 Ekim tarihlerinde sürecek festival Adana Merkez Park’ta yapılacak.














Rize'nin 17 coğrafi işaretli ürünü, Türkiye'nin diğer şehirlerinde nadiren görülen bir başarıyı temsil ediyor. Bu ürünlerin sayısının gelecekte 50'ye, hatta 100'e çıkarılması hedefleniyor. Bu, Rize'nin gastronomik mirasının korunması ve tanıtılması açısından büyük önem taşıyor. Rize yemekleri, "Karadeniz Mutfağı" etiketi altında Türkiye'nin dört bir yanında tanınmaya ve sevilmeye devam edecek.Rize'nin doğal güzellikleri ve zengin gastronomisi, her geçen gün daha fazla ilgi çekiyor. Karadeniz'in eşsiz lezzetleri, kentin kendine has dokusunu yansıtıyor ve Rize'yi çayın başkenti olarak tanımlayan tarihi ve kültürel değerler, mutfak sanatıyla harmanlanarak gastronomi tutkunlarına unutulmaz deneyimler sunuyor.









Türk Hava Yolları resmi hava yolu sponsorluğunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi destekleri, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Stratejik Partnerliği, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, Ticaret Bakanlığı, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu destekleri ve Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda, dünya turizminin büyük oyuncuları İstanbul Turizm Fuarı’nda (ITF) bir araya geldi. 9 Ekim’de başlayan fuarın açılışını Dream Project CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu, Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu Başkan Yardımcısı Bahadır Yaşık, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Firuz Bağlıkaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Ekrem İmamoğlu gerçekleştirdi. Açılışa valiler, belediye başkanları, ticaret odası başkanları, büyükelçiler ve konsolosların yoğun katılımı dikkat çekti.
“İstanbul Turizm Fuarı”nın açılışında konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’u, tarihsel, kültürel ve coğrafi anlamda “Bir dünya başkenti” sözleriyle niteledi. Dünyanın en fazla bilinen kentlerinden İstanbul’un marka değerini arttıracak çalışmalar içinde olduklarını kaydeden İmamoğlu, “Bize ne denli güçlü bir miras olarak bırakıldığını, onu güçlendirmenin, geliştirmenin yanı sıra, korumanın da ne kadar önemli olduğunu bilen yöneticileriz. Elbette gelişme önemli, güncel gereksinimler önemli, ama bu şehrin muhafızlığını yapmak bir o kadar önemli. Bu anlayışla, İstanbul'un turizm marka değerini, her yıl daha da yukarıya artıracağımızdan eminim” şeklinde konuştu. 




Bağlıkaya: “Turizmde Sıkışmışlığı Aşacak Bir Vizyonla Hareket Etmeliyiz”
“Turizm Gelirlerinin Adil Dağıtımı Konusunda Sorunlar Yaşanıyor”
“Yenilenmeyen Yenilir, Yanlışı Söylemeli, Doğruyu Savunmalıyız”
Turizm Yüzyılı projesinde ortak akılla hareket etmeye büyük önem verdiklerini belirten Firuz Bağlıkaya, “Turizm Yüzyılı kapsamında düzenlediğimiz geniş katılımlı toplantılarda ortak akılla, daha önce yapılmış olan değerli çalışmalarla birlikte doğru bir yaklaşım ve strateji oluşturmaya özen gösterdik. Bu vesileyle projemize inanarak bizimle çalışmalara katılan destek veren, görüş bildiren, başta rektörümüze ve akademisyenlerimize, turizmcilerimize, Burdur halkına ve değerli basın mensuplarına teşekkür ediyorum” dedi.














