İstanbul Üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul Üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2014 Salı

TÜRKİYE SİNEMASI DÜNYA AKADEMİK BULUŞMALARI



Yönetmen Kutluğ Ataman, Oyuncu Ezgi Mola, Yapımcı Zeynep Özbatur Atakan, Yapımcı Direktör Elif Dağdeviren ve İstanbul Üniversitesi ile VGIK’ Üniversitesi’nin Moskova buluşması ileriye yönelik heyecan verici projelerin habercisi oldu. İlki bu yıl Rusya’da düzenlenen “Türkiye Sineması Dünya Akademik Buluşmaları” için Moskova’ya giden İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenleri ve Türkiye sineması temsilcileri, dünyanın ilk sinema okulu All-Russian State University of Cinematography (VGIK) Rektörü; Rusya’nın sinema alanındaki en güçlü isimlerinden; V.S. Malyshev ile bir araya geldi. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü-Kültür ve Turizm Uzmanı Gülden Yeşim İşözen ve Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliği Kültür ve Turizm Müşaviri Alper Özkan da ekibi yalnız bırakmadı. Toplantıda iki ülke arasında kültürel ve sinema bazlı işbirliklerinin üniversite özelinde sürekli, kalıcı ve uzun vadeli olabilmesi için anlaşma imzalanmasına karar verildi.


İki Üniversite Arasında Tam İşbirliği
VKIG Üniversite’sinde yapılan toplantıya, İstanbul Üniversitesi adına Rektör Danışmanı ve İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ergün Yolcu, İletişim Fakültesi Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ceyhan Kandemir ile yine aynı fakültede öğretim görevlisi Yrd Doç. Dr. Özgü Yolcu katıldı. Yapımcı Zeynep Özbatur Atakan, Yönetmen Kutluğ Ataman ve Akademik Buluşmalar direktörü, yapımcı Elif Dağdeviren organizasyonun uluslararası hedefleri ve bu çalışmaların iki ülke sinemasına yapacağı katkılardan söz ettiler.

“Rusya ile hem çok yakın hem çok uzağız”
Türkiye ve Rusya’nın kültür ve sinema olarak çok güçlü iki ülke olduğu, başta ekonomi ve ticaret olmak üzere çok yakın ilişkiler kurmalarına karşın kültürel işbirliğinin yeterli olmadığını anlatan Elif Dağdeviren sözlerine şöyle devam etti. “Türkiye sinemasıyla dünya sinemalarını buluşturma hedefimizdeki ilk ülkenin Moskova olmasının nedeni, hem birçok konuda çok yakın olup hem de kültürel alanda daha yakın olmayı sağlayabilmektir. Akademik olarak; yani üniversiteler arasındaki işbirliklerinin de uzun vadede her iki ülkenin ortak sinema kültürüne katkısının çok fazla olacağına inanıyorum. Bu işbirlikleri sonucunda ortak bir platform oluşturarak dünyada da merkezinin İstanbul olduğu, sinema temelli bir think thank yaratabilmeyi hayal ediyorum” dedi.

Doç. Dr. Ergün Yolcu; Türkiye’nin en köklü üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’nin çeşitli ülkelerle ikili anlaşmalar yaparak öğrenci ve öğretim görevlisi değişimine önem verdiğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin Mevlana öğrenci değişim programı ile Avrupa dışındaki ülkelerde yapılan ortak çalışmaların Rusya’yla da sürekli olarak gerçekleşmesini istediklerini söyledi.

“Turizm, ekonomi,  işbirliklerimiz yanında kültürel işbirliğimizi geliştireceğiz”
VGIK Üniversitesi Rektörü V.S. Malyshev; uluslararası temaslar ve iş birliklerine açık olduklarını belirterek; “Türkiye’yle turizm, ekonomi, siyasi işbirliklerimiz ileri gidiyor ancak nedense kültür konuları geride kalıyor. Dünyada kültür, “soft power” olarak çok önemli” dedi. Kültürel işbirliklerinde insanların siyasetten daha çabuk birbirlerini anladıklarını belirten Malyshev; “İki tarafın isteği olduğu zaman işbirliğimizi çok güzel geliştirebiliriz. Bana göre ilişkilerin doğması ve gelişmesi için bu tür yüz yüze temaslar çok faydalı oluyor. Yönetmenlik okuyan bir öğrenci, başka bir ülkenin yönetmeninden ders aldığında birlikte çok güzel çalışmalar yapabilirler” diyerek sözlerine devam etti.

“İstanbul Üniversitesi’yle anlaşma yapmaya hazırız”
Farklı ülkelerde yaşayan ama aynı işi yapan insanların birbirlerini çok daha çabuk anlayabildiklerini dile getiren rektör; “Bu insani temaslar elbette daha kurumsal işbirliklerin önüne geçmemeli. Yani öğrenci ve öğretim görevlisi değişimlerinin yanı sıra, ek olarak iki üniversite arasındaki Akademik Buluşmalar’la yaptığımız gibi temaslar, etkinlikler, festivaller olmalı; süreklilik de çok önemli. Şu an uluslararası onlarca film okulu ve eğitim merkezleri ve üniversitelerle anlaşmamız var. Bunlardan birisi de bugün ilk adımını attığımız Akademik Buluşmalar’ın ardından Türkiye ile olacak. İstanbul üniversitesi ile anlaşma yapmaya ve somut olarak yapacağımız çalışmaları hayata geçirmeye hazırız. İmza attığımız zaman bu anlaşma niyetlerimizin ciddi olduğunun ve verdiğimiz sözleri tutacağımızın da vaadi olacak” diyerek sözlerini tamamladı.

“Akademik Buluşmalar’ın somut çıktıları olacak”
Toplantıda konuşan Kültür ve Turizm Müşaviri Alper Özkan, Rusça başladığı sözlerine Türkçe devam etti.  “İki ülkenin de siyasi anlamda en iyi ilişkileri yaşadığı dönemden geçiyoruz. Bu da siyasi ve ekonomik anlamda ilişkilerin sürekli gelişmesine yol açıyor. Bunun da enerji ve turizm gibi birçok sektöre önemli yansımaları oluyor. Örneğin geçen yıl 4 milyon 300 bin Rus turisti Türkiye’de ağırladık. Kültür anlamında da belirli çalışmaları arttırarak devam ettirmek istiyoruz. Bu faaliyetler bizim için de çok önemli” dedi. Özkan sözlerine; “Akademik Buluşmalar çerçevesinde sinemacılarımızla birlikte olmak, onları ve yapıtlarını izlemek çok değerli bir faaliyet ve bu faaliyetlerimizin somut çıktıları olacak”dedi.

“Sinema yapmak konusunda iki ülke de birbirinden çok şey öğrenecek”
Toplantıda son olarak söz alan Yönetmen Kutluğ Ataman; “Biz de iki değim vardır, biri her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, ikincisi de taş yerinde ağırdır... Kurumlar arası ilişkilerin geliştirilip anlaşmalar yapılmasına inanıyorum ancak aynı şekilde sinema yapmak yolunda endüstrilerin birbirlerinden çok şey öğreneceklerini ve sinema yapmak konusunda etkileşim ve bilgi alışverişinin önemine inanıyorum” dedi.

Ataman;  değişik kültürlerin, özellikle sinema alanında artistik ve teknik konularda birbirlerinden çok şey öğrenebileceklerini, sinemanın ortak bir dil olduğunu söyledi.  “Özellikle Türkiye sinema endüstrisinin Rusya’dan, Rusya sinema endüstrisinin de Türkiye’den öğreneceği çok şey var. Türkiye’nin en önemli yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan, Altın Palmiye aldığı filmi hakkında konuşurken hem Çehov’dan hem Tarkovsky’den çok etkilendiğini söyler. Türkiye sineması üzerinde çok etkisi var Rusya’nın ve bunun boşa harcanmamsı gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Sinema sanatı aracılığıyla uluslararası bütünleştirici olma yolunda ilk adım
İki üniversite arasındaki işbirliği anlaşmasının önümüzdeki günlerde imzalanmasına karar verilirken Türkiye Sineması Dünya Akademik Buluşmaları da ilk somut meyvesini böylece vermiş oldu. Sinema sanatı aracılığıyla uluslararası bütünleştirici olmak, dünyanın köklü devlet üniversiteleriyle programlar, projeler geliştirilmek, akademik ve sektörel sinerjilerin ortaya çıkması ve buradan sinema bazlı bir Think Tank oluşturulması hedefine de bir adım daha yaklaşıldı.

2 Nisan 2014 Çarşamba

ÖZEL ALEV LİSESİ’NDE “İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME İLE ETKİN DERS”ÇALIŞTAYI!



Avrupa Birliği’nin 10 Nisan 2014 tarihini “ Avrupa İşbirlikli Çalışma Günü” olarak ilan etmesi, Özel ALEV Lisesini harekete geçirdi. İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Sofya- St.-Kliment Üniversitesi ortaklığıyla “iş birliği- bir kazan kazan stratejisi, iş birlikli öğrenme ile etkin ders” teması ile 29 Mart 2014 Cumartesi, 09:00-18:00 saatleri arasında Özel ALEV Lisesinde yüz kişinin katılımıyla Türkiye genelinde yabancı dili Almanca olan eğitim kurumlarını kapsayan çalıştay gerçekleşti. Çalıştay da, ulaşılmak istenen hedef; işbirlikli eğitim metotlarını derslere entegre ederek öğrencilerin hayat boyu gelişim ve öğrenimini sürdürmelerini sağlamak.


Sokrates Programı kapsamında yer alan, Erasmus, Lingua, Minerva’nın da yer aldığı 8 uluslararası eğitim programından biri olarak uygulanmakta olan comenius programına dahil olan Özel ALEV Lisesi, Almanya, Bulgaristan… ülkelerle üç yıldır üzerinde çalıştıkları “İşbirlikli öğrenme metodları” adlı seminerlerden yola çıkarak, Türkiye de ilk kez tamamı almanca olarak yapılan sempozyum ve çalıştaya ev sahipliğini yaptı. Çalıştaya, yabancı dili almanca olan farklı eğitim kurumlarından, devlet okullarından, Üniversitelerden, Geothe Enstitüsünden; öğretmenler, öğretim görevlileri, stajyer öğretmenler, bunun yanında TELC, Alman Konsolosluğu ve Alman Eğitim Ataşesi davet edildi.


Tüm sunum ve workshopların Almanca olarak yapıldığı çalıştay da, ulaşılmak istenen hedef; işbirlikli eğitim metotlarını derslere entegre ederek öğrencilerin hayat boyu gelişim ve öğrenimini sürdürmelerini sağlamak. Avrupa da başta Almanya olmak üzere pek çok ülkenin işbirlikli eğitim metodunu benimsemeye başladığı, öğrencilerin ders içi alıştırmalar gibi pekiştirici ödev ve sınavları kendilerinin çözüp öz değerlendirmelerini yaptığını, eksik noktalarını tespit ettiğini ve bu doğrultuda ders programlarını yaptıkları belirtildi. Böylece öğrenci, öğretmeni olmaksızın öğrenmenin bir zorunluluk değil, sorumluluk olduğunun bilincine vardığının üzerinde duruldu. Bu sayede ileriki yaşlarında, iş hayatlarına atıldıklarında bilgiyi arayan, hazır beklemektense araştıran, sosyal hayatlarında daha aktif bireyler olabilecekleri paylaşıldı.

Çalıştay toplam dört workshoptan oluştu. Bunlar, “Birlikte güçlü olmak” ve öğrencilerin akıllı telefonları doğru kullanabilmesi için “cep telefonum olmadan asla” başlıkları ile iki lise düzeyi; “işbirlikli öğrenme” ,“4 temel yetiyi- duyma, görme, tatma ve dokunma- işbirlikli yöntemle geliştirme” başlıkları ile de ilkokul-ortaokul düzeyindeydi. Workshoplara Marmara Üniversitesi Almanca Bölüm Başkanı Prof. Dr. Feruzan Gündoğar, İstanbul Üniversitesi Yabncı Diller Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sevinç Hatipoğlu, İsviçre Pädagogische Hochschule Thurgau Üniversitesinden Prof. Dr. Peter Heiniger, Bulgaristan St. Kliment-Ochridski-Universität Sofia’dan Dr. Radka Ivanova başkanlık etti.29 Mart 2014 Cumartesi 09:00-18:00 saatleri arasında Özel ALEV Lise’sinde gerçekleşti.