Cem Polatoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cem Polatoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2015 Pazar

Claudia İle Nereye Kadar Okuyunuz...

Madem bu kadar iddialıyız, o halde ilk detayı verelim;
Velev ki Claudia Schiffer ile 1 hafta Maldivler'e balayı tatiline gittiniz. 5.günde boşanmaya karar verip ayrı ayrı dönersiniz


Neden mi? Anlatalım;
Maldivler'de her otel bir ada ve hemen her ada bir oteldir. Hani, otelde sıkıldım, bi' dışarı çıkayım, alışveriş yapayım, iki değişik insan göreyim, bir bar'a, restoran'a gideyim... şansınız yok !. Adalar genelde minicik. Bir çoğunun çevresini yürüyerek yarım saat, çapını da 15 dakikada turlarsınız.
Türk'üz malumunuz. Kendi kendimize vakit geçirmek fıtratımızda yok. Elin adamı gibi şezlongda 12 saat yatıp kitap okuyanımız da pek yok. Plajda internetde çekmiyor. Sevgilinle muhabbet muhabbet nereye kadar?. 2 güzel sözün ötesi atışma başlar. Yani kısaca yapacak pek fazla bişi yok. Yemek ye, Plaja git, Odana git, Hoop  Seviş. Haydi yemeğe, oradan plaja, haydi odaya, hoop Seviş. Haydi Claudia, bir kez daha yemeğe, ye ye nereye kadar?. . 1. gün harika, 2 gün çok güzel, 3. gün iyi, 4. eh işte, 5.gün of yine mi, 6, 7. günler kavga günleri...

Anlatırken bastı. Ama durum bu.. İster Claudia olsun ister Hatice,  Seviş, seviş nereye kadar.
Bu nedenle biz Maldiv turlarını, 1,5 saat uzaklıkta olan SriLanka turları ile birleştirmeyi öneriyoruz. 4 gece Sri Lanka, 4 gece Maldivler.

Claudia bir köşede dursun, biz Maldivleri anlatmaya devam edelim;
 Tüm uçaklar başkent Male'ye iniyor. Male eski ve çirkin bir balıkçı kasabası hüviyetinde. Buradan yakın adalara hızlı feribot ile uzak olanlara ise deniz uçağı ile transfer yapılıyor. Otellerin deniz üstü Bungalow'larının görüntüleri harika. Ancak unutmayın. Oteller bu Bungalow'ları, adaların denizi sığ olan bölümlerine inşaa etmek zorundalar. Bu sığ tarafta ise hem denize girmekte zorlanabilir hem de adanın diğer tarafında bulunan plaj ve restoranlara uzaklığından şikayet edebilirsiniz. Bir başka şikayet konusu da Bungalow'ların ayaklarından odanıza kadar çıkabilen kabuklu deniz böceklerinden olabilir. Diğer oda tiplerinde ise kertenkelelerle becelleş olabilirsiniz. Ancak bu hayvancıklarla zamanla tanış hatta arkadaş olabiliyorsunuz.

Pansiyon durumuna gelince. Maldivler'de ucuz olsun diye asla Oda Kahvaltı konaklama almayın. Çünkü otelin restoranı haricinde yemek alternatifiniz yok. Bu durumda akşamları iki tas çorba bile içseniz, ödemeniz gereken rakam Yarım Pansiyon yani Sabah-Akşam yemeği dahil konaklamalı paket program için ödeyeceğiniz rakamın üstüne çıkabilir.

Maldivler'de denize girerken med-cezir'e ve okyanus  akıntılarına dikkat edilmeli. Dalgalar içeriden alıp sizi metrelerce ada dışına sürükleyebiliyor. Akşamları da kumsalda yürürken çıplak ayakla kumlara basmamaya dikkat edin. Hava karardıktan sonra ortaya çıkan yengeçler, üzerlerine  basarsanız sizi ısırabiliyorlar.
Unutmayın; Maldivler müslüman bir ülke. Gümrükten alkol sokmanız yasak. İlaç şişesinin, biberonun içinde alkol geçirmeyi de düşünmeyin. Otellerde ise içki pahalı. Ortalama bir şişe şarap 100-150 dolar. Bir bardak viski 25-30 dolar. Bu durumda, eğer çok alkol tüketen biriyseniz Herşey Dahil konseptinde otel seçmenizde fayda var.
Maldivlerde gündüz deniz, kum, güneş, akşam da otelin barı, restoranı dışında başka ne gibi alternatifler var? derseniz; Eğer dalmaktan hoşlanıyorsanız her otelde bulunan dalış merkezlerine (Diving Center) başvurabilirsiniz. Bunun dışında, Male yani Maldivlerin başkentine alışveriş turu düzenleniyor. Ne göreceğiz? Sadece bir cami, balık hali ve de hediyelik eşya dükkanları görebilirsiniz. Ne alabilirsiniz? Baracuda veya Köpekbalığının dişleri bölgenin en popüler hediyelik eşyalarıdır.

Maldivlerde Ne yenir içilir? dersek;
Balık (ton balığı) ve hindistan ceviziyle yapılan yemekleri çok tadacaksınız.
Beyaz pirinç ve “roşi” (unla yapılan yassı ekmek) ve .tütsülenmiş, kızartılmış, mangalda veya fırında balık her öğün tüketeceğimiz yemekleridir..
Mesela “Garudiya” ton balığından yapılan bir çorbadır. Ezilerek küp haline getirilen "Rihakuru", ayrıca “addu bondi”, “dhiya hakuru”, “karu hakuru”  tatlıları ve “Todi” meyve suyu popülerdir

Maldivler Hakkında;
Başkenti Male olan Maldivler, Hint Okyanusu'nda 1.200 adadan oluşan bir devlet. Bu adaların 281'inde yaşam var. 1.000 civarında ada halen boştur ve satılıktır. Yerleşim bulunan 281 adadan 195'inde Maldivliler yaşar, 86 ada ise "otel ada" şeklinde kullanılmaktadır. Resortlardan en ünlüleri: One and Only Reethi Rah Resort, Huvafen Fushi Resort, Naladhu Resort, W Retreat Resort, Banyan Tree Resort, The Beach House at Manafaru Resort,Ayada Resort ve Sheraton Resort'tur. Adaların nüfusu 350.000, Para birimi Rufiyaa, ancak her yerde dolar ve euro geçerli.. Maldiv halkının % 97'si Müslüman ve Başkanlık tipi cumhuriyet ile yönetilmektedir.

Cem Polatoğlu
www.andiamo.com.tr - 0212 2123030 pbx
Twitter     : https://twitter.com/baracudacem
Facebook  : https://www.facebook.com/cem.polatoglu.7
instagram : http://instagram.com/baracudacem
Skypee      : baracuda

4 Nisan 2015 Cumartesi

ARJANTiN – IGUAZU

Ne biliyoruz Arjantin hakkında? ; Tango, Messi, Et, Faşizm, Eva Peron
Onlar ne biliyor bizim hakkımızda?


 ; Şiş Kebab, Raki, Hamam, Faşizm, Turkish Airlines ve ONUR (Halit Ergenç)Tango;  Figürleri değil ama halk arasındaki bilinirliliği ile bizim Halay’a karşılık gelir. Tango bilmeyenler adeta düğünlerde yalnız kalmaya hatta evde kalmaya mahkumdur.

Messi; Maradona’nın tahtına çoktan konmuş gözüküyor. İstatistikler de bunu gösteriyor. Attığı goller, yurtdışı başarıları vs ile Messi her Arjantinli çocuğun rüyası. İşin ilginç yanı, sayesinde Arjantin’de kadınların Futbol’a gösterdiği ilgi tüm spor dallarının önünde.

Et; Henüz Vejeteryan bir Arjantinliye rastlamadım. Varsa da sanırım bu kararından birkaç gün sonra açlıktan ölmüştür. Güzel olan “Asado” usulü, etlerin odun ateşinde fazla işlem görmeden, sossuz servis edilmeleri. Alışamadığım ise “Kanlı sosis ve Boklu Sosis – Chorizo ve Morcilla” Bildiğimiz kan ince derinin içine doldurulur ve pıhtılaşarak sosis yapılır veya henüz dışkısı içinde bulunan bağırsak mangalda kızartılarak servis yapılır.

Faşizm, Latin Amerikanın geleneksel Darbecilerinin yurdu. Gelmiş geçmiş en acı faşizan uygulamaların ülkesi. Faşist yönetimler zamanında yüzbinlerce kişi tutuklandı, onbinlercesi işlkence gördü ve binlerce insan “kayboldu”. Halen kaybolan gençlerin Anneleri “Asla Unutmamak” adına her Perşembe saat 15:00’de Buenos Aires'in Plaza De Mayo Meydanında toplanırlar
Eva Peron, Nam-ı diğer “Evita”; Arjantin Başkanı Juan Domingo Perón’un ikinci eşi. Dar gelirli beş çocuklu fakir bir ailenin en küçük çocuğu olan Sanatçı Eva, kocasına rağmen düşük gelirli ailelerin, işçilerin, öğrencilerin yanında oldu. 1952’de 33 yaşında kanserden öldü. Adına Filmler, Caberalar yapıldı.

Bana, Neden “Arjantin Birası”nı saymadın diyenlere notum; Rus Salatası ne kadar Rus, Macar Salamı, Roma Dondurması ne kadar Macar ve Romalı ise Bira’da o kadar Arjantinli. Kısaca “yok öyle bişi”

Onlar bizi nasıl tanır? demiştik;
Şiş Kebab ve Rakı. Ülkeye yerleşik ve “El Turko” olarak tanıdıkları Suriye asıllılardan dolayı Şiş Kebaba da, Rakı muadili  “Arak”a da alışkınlar.
Hamam; ise Arjantinliler için sadece buharlı Türk Banyosu. Bizim klasik Hamam’larımızla alakası yok.

Turkish Airlines – THY; Şu sıralar Artantinlilerin dilinde, gözünde, Caddelerde, Panolarda, Gazetelerde Türk Hava Yolları gündemde. THY’nin Arjantin’de  yaptığı reklam ve promosyonlar göğüs kabartıyor. İstanbul’a Sao Paulo üzerinden direkt uçuşu var. Messi’li reklamları, hem kendisinin hem de ülkemizin imajında olumlu bir rol oynuyor. THY; Arjantinlilerin yeni gözdesi, ve Avrupa’ya açılan transit kapısı olmuş bile. Ekonomik, Konforlu, Servisi mükemmel. Güzel olan; Doluluk oranı %90’larda. Güzel olmayan; THY Yolcularının İstanbul’da bir gece bile konaklamadan Avrupa’ya transit geçmeleri. Yani, bir “Turist Akar Türk Bakar” durumu var.

Onur (Halit Ergenç); Binbirgece dizisi ülkede fenomen. Adına klipler yapılıyor, Fan kulüpleri kuruluyor. Arjantin’de Türküm dediğinizde artık muhabbetin ilk konusu Şiş Kebap değil, “Onur”.
Arjantin’de görülmesi gerekenler ise; Dünya’nın en geniş Şelalesi İguazu (2700m genişlik), Küresel ısınmaya direnmeye çalışan El Calafate – Perito Moreno Buzulları, Dünyanın en güneydeki şehriUshuaia tek yazıyla anlatılacak gibi değil.

Arjantinlilere gelince; Bence İspanyollardan daha bir İspanyol ve Avrupalılar. 700 yıllık Endülüs hakimiyetinin etkisi ile İberia yarımadasında yaşayan milyonlarca Araplarla karışan İspanyollara karşın ülkeyi fetheden İspanyolların devamı olan Arjantinliler pek yerli halk ile karışmamış gözüküyorlar.
 Cem Polatoğlu

19 Ocak 2014 Pazar

TURiSTLER İÇiN UYARI HARİTASI

Ceplere, fotoğraf makinelerine dikkat! Eskiden Avrupa'ya gidenleri böyle uyarırlardı. Doğu bloğu ülkelerine gidenlere ise karaborsa para değiştirmeyin!  Şimdi Türkler dünyanın her yerine seyahat ediyorlar. Bu durumda uyarı haritası da genişledi.

Çuvaldızı kendimize batırarak başlayalım;

Türkiye'ye gelen Turistlere hangi uyarılar yapılıyor?
- Türkiye'ye gelen Turistlere yapılan ilk uyarı Taksi Şoförlerine karşı. Aman gezdirmesin, kazıklamasın, taksimetre açsın v.s.
- 2.uyarı ise gece klüplerine yönelik. Mevki Aksaray ve Beyoğlu. Onlar NightClub diyorlar ama biz bunlara "pavyon" diyelim. 3 biraya 1000 euro hesap kestikleri oluyor.
- 3. uyarı SultanAhmet civarında ki hanutçulara. 100 dolarlık halıyı 1000 dolara sattırdıklarını söylüyorlar.

Yurtdışı uyarıları;
Her şeyden önce;
- Tapınaklarda, alışveriş merkezlerinde çantanıza dikkat edin, cüzdan, pasaport arka değil ön cepte taşınmalı.
- Sokakta karaborsa para bozdurmayın. Gereken durumlarda lokal rehberinizden yardım alın.
- Mümkünse gideceğiniz ülke parasını buradan alın. Türkiye'de dolar alırken komisyon verip, doları gittiğiniz ülkede bozdururken 2. kez komisyon ödemeyin.
- Gittiğiniz ülkede "bankamatik kullanın". Böylece direkt o ülke parası ile Türk Lirası arasında ki pariteden alım yaparsınız. Hem de sadece ihtiyacınız kadar para çekerek.
- Uzakdoğu'da çocukları sevmek amacıyla kafalarına dokunmayınız. Uzakdoğu'da "Kafa Kutsaldır" Tepki alabilirsiniz.
- Yere düşmüş yüzük, cüzdan genelde tuzaktır. Üzerinize, içinden para aldı veya zincirini çaldı iftirası atılabilir. Kurtulmak için yüklü para vermek zorunda kalabilirsiniz.
- Yerli halk ile Din, Politika tartışmayın. Durduk yere başınız derde girebilir.
- Avrupa Otobanlarında benzin istasyonlarında başörtülü bazı kadınlar ellerinde "yardım edin" yazılı bir kartonla üzerinize gelirler. Bunlar genelde göçmenlerdir. Kartonu gözünüze yaklaştırır. Siz kartonu itmeye çalışırken o alttan cebinize çalışır.
- Şehirde, cafe veya restoranlarda masa üstünde değerli eşya bırakmayın. Cebinizden tomarla para çıkartmayın.
- Dar sokaklarda mobilet ile gezen  çocuklara dikkat. Kapkaç yapabilirler. Genelde 18 yaş altı çocuklara yaptırım yoktur.
- Dükkan harici eşya, özellikle elektronik asla almayın. kutuya sarılı taş-toprak alabilirsiniz.
- Araba kiralarsanız alırken hasarları elemanla birlikte fotoğraflayın. Üzerinize yıkılır, döndükten sonra teminat verdiğiniz kredi kartınızın ektresinde "hasar sürprizleri" bulursunuz.
- Durup dururken yanınıza yaklaşan güzel kızların "birlikte bir şeyler içelim" hele Türkçe konuşup "barabar duj" teklif ederlerse arkanıza bakmayın. Kaçın!.  N'olur ki bişi içsek? demeyin, sizi bildik cafelere götürüp kendileri birkaç "renkli sıvı" içerler. Daha sonra iri-kıyım garsonlar 500, 1000 euro hesabın yanında fiyat listesini de getirirler. O dandik cafe'de listede "renkli sıvı" 150 euro'dur. Siz itiraz ederken kızlar "hanut"larını alıp çoktan cafeden ayrılmışlardır.
- Bu vaka'nın beterine uzakdoğu'da sık rastlanır. Buralarda talep edilen rakamlar çok daha yüksektir. Siz hesaba itiraz edip patronun odasına alındığınızda, konuyu pekiştirmek adına hesaba itiraz eden bir başka danışıklı ve yerli müşteri(!) ağzı burnu kan revan içerisinde duvardan duvara vurularak dayak yemektedir. Bu adam daha sonra yelkenleri suya indirip parayı öder. Bu mizanseni gören bizim Türkler de korkudan elde avuçta ne varsa oracıkta verirler. Rezil olma korkusu ile polise de konsolosluğa da gitmezler.
- Dünya'da hiçbir polis durup dururken kimlik sormaz. "Biz sivil polisiz. Göster paralarını, pasaportunu" diyen kişilere asla inanmayın. Hatta Orta Asya'da gerçek polis olsalar bile dikkat!.  Kaç paran var? diye sorarlar. Kendi cebinizde ki paranın rakamını bilmediğinizi anlarlarsa, "ver birde ben sayayım" diyerek paranıza tırnak atarlar.
- Eski doğu bloğu ülkelerinde kız arkadaş bulup geceyi geçirmek amacı ile deplasmana gidenler korksun. Ancak kendi oteline kız arkadaş davet edip ek ücret ödememek için misafirini otele kaçak alanlar daha da korksun. Her an içkinize ilaç veya uyurken sprey'e maruz kalabilirsiniz. Uyandığınızda iş işten geçmiş, cepleriniz boşalmış olacak. Şanslıysanız pantolon ve ceketinizi bırakmıştır. Not: don-gömlek bırakılan Türklerin videolarını internetten bulabilirsiniz.
- Orta Amerika'da fotoğraf makinanızı boynunuzda bile taşımayın. Taşırsanız tehdit karşısında derhal cüzdanınızla birlikte yere koyun. Hatırlayın! Geçtiğimiz sene bir Türk bu nedenle öldürüldü. Ara sokakta değil. Meydanda.
- Avrupa'da Köprü üzerlerinde "bul karayı al parayı" veya 3 ceviz kabuğunun içinde ki "bilya'yı bul" diyen göçmen asıllı şebekelere dikkat. Seyirciler arasında parayı kazananlar yine kendi arkadaşlarıdır. Siz parayı koyduğunuzda havanızı alırsınız.
- Buna ek olarak "Yüzük Düşürme" olayına da çok sık rastlanır. Siz aaa diye yüzüğün üzerine atlarken bir başkası da ben de gördüm der. Ve size görme hakkını! 50, 100 euro'ya bırakır.
- Taksi şoförlerine her yerde dikkat etmek lazım. Hele yerli halktan değillerse bir kez daha düşünmek lazım. Avrupa'nın göbeğinde size güzel bir şehir turu attırırlar, hem de tırnakçılık (para üstü verirken içinden birini çekme) yapabilirler, 100 euro verirsiniz 50 verdin derler. Ne yazık ki bu tür taksi şoförlerinin içerisinde dil, din kardeşlerimiz de vardır.
- Akdeniz çanağında Tarihi eser, Mercan v.s. satanlara dikkat. Mal gerçekse kaçakçılık addedilir ve hapse varan suç teşkil eder. Sahteyse, 1 dolarlık malı 100 dolara almışsınız demektir.
- Uzakdoğu'da elektronik alışverişinde dikkat edin. Dükkanlarda şunlarla karşılaşabilirsiniz; 1) Seçtiğiniz yüksek özellikte ki malın yerine aynı model ama düşük değerlerde bir makina koyabilirler 2) Fotoğraf makinası yerine paketin içine ağırlık koyup sizi yolcu edebilirler 3) Kredi Kartınızı kopyalayabilir veya "çift çekim" yapabilirler. Dükkandan çıktıktan sonra işiniz zor. İsterseniz polise gidin. Hep haksızsınızdır. Siz o makinadan 2 tane almışsınızdır, o malı istemişsinizdir v.s.
- Otobüs veya kendi arabasıyla Avrupa'ya seyahat edenler; Benzin istasyonunda Türkçe konuşarak 3 kuruşa koca bir tekerlek "kaşkaval peyniri" satanlar ile 100 metre ileride ülkeden çıkması yasak olan peynire el koyan Polis veya Gümrükçü ile işbirliği içerisinde olabilir.

 Saygılarımla
Cem Polatoğlu
www.andiamo.com.tr - 0212 2123030 pbx

Twitter     : https://twitter.com/baracudacem
Facebook  : https://www.facebook.com/cem.polatoglu.7
instagram : http://instagram.com/baracudacem
Skypee      : baracuda