11 Şubat 2017 Cumartesi

Yılın ilk Webrazzi konferansı E-Ticaret 2017’nin ilk konuşmacıları belli oldu!

Her yıl olduğu gibi, bu yıl da merakla beklenen Webrazzi E-Ticaret konferansı bu yıl 15 Şubat’ta gerçekleşiyor. Türkiye e-ticaret sektöründeki gelişmeleri enine boyuna ele alacağımız konferansta birbirinden önemli isimleri sizlerle buluşturacağız.


Sektörün öne çıkan oyuncularıyla dikey e-ticaret, perakendecilik, sosyal ticaret, tedarik süreçleri gibi konuları paneller ve söyleşilerle ele alıp, ilgiyle takip edilen “Girişim Sunumları” oturumlarında başarılı girişimlerin bugünlere geliş hikayesini dinleyeceğimiz, yine dopdolu geçecek E-Ticaret konferansına hazır olun. Konferansta bizimle birlikte olacak ilk isimler; bavul.com Ülke Yöneticisi Arda İpekçi, Paratika-Asseco SEE Bölge Satış Yöneticisi Borga Akvardar, Paratika-Asseco SEE Grup Yöneticisi Burak Kutlu, Prisync Kurucu Ortağı Burç Tanır, Enuygun.com Kurucu ve CEO’su Çağlar Erol, Turkcell Bireysel Satış Direktörü Kadri Özdal, Insider Kurucu Ortağı Muharrem Derinkök, Startsub.com Kurucu Ortağı Serkan Kocaman, Productsup Chief Revenue Officer görevindeki Volker Schmidt, PayU Türkiye CEO’su Yunus Emre Güzer, oBilet.com Kurucu Ortağı Yiğit Gürocak ve n11.com Strateji ve Planlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yushik Kim.

Siz de Türkiye’de E-Ticaret sektöründeki gelişmeleri yakından takip etmek istiyorsanız acele edin, konferansta yerinizi garantileyin!


Atıl duran nakit Varlık Fonu ile değerlenebilir

Varlık Fonu’na gayrimenkul portföy yönetimiyle değer katmak mümkün
Varlık Fonu’na devredilen gayrimenkullerin yönetimi için gayrimenkul portföy yönetim şirketlerinin devreye girebileceğini söyleyen Omurga Portföy Genel Müdürü Oğuz Kösebay, “Bu sayede fondaki gayrimenkullerin profesyonel yönetim ve denetim ile verimli hale gelmesi ve atıl duran nakitin değerlenmesi sağlanabilir” dedi.

Kamuya ait çok sayıda büyük şirketlerin Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi'ne devredilmesi ile birlikte başlayan tartışma sürecinde fonun nasıl yönetileceği ve denetleneceği konusu öne çıkıyor. Varlık Fonu’na dahil edilen toplam 20 milyar dolar ödenmiş sermayesi olan şirketlere ait gayrimenkullerin yönetilmesi için profesyonel bir sisteme ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Omurga Portföy Genel Müdürü Oğuz Kösebay, “Fondaki gayrimenkullerin nasıl yönetileceğine ve denetleneceğine karar verilmesi büyük önem taşıyor. Bu taşınmazların gayrimenkul yatırım fonları aracılığıyla değerlendirilmesi ile şeffaflık ve hesap verilebilirlik mümkün olacak” dedi.

Son olarak BİST, BOTAŞ, Ziraat Bankası, THY, Halkbank ve Türk Telekom hisselerinin Varlık Fonu’na devredilmesi ile birlikte fon yönetimi daha da fazla önem kazandı. Turizm bölgelerinde ise Antalya, Didim, Kuşadası, Selçuk, Bodrum ve daha birçok önemli bölgedeki Hazine arazileri Varlık Fonu’na geçti. Varlık Fonu’nun bundan sonraki süreçte gayrimenkullerin yönetimi konusunda atacağı adımları beklediklerini ifade eden Kösebay, “Fona aktarılan kaynakların yönetiminde portföy yönetim şirketlerinden de yararlanması sermaye piyasalarının bilgi, tecrübe ve insan kaynağının etkin olarak kullanılması ve bağımsız yönetimi ile şeffaflık ve hesap verilebilirlik açısından tercih edilen bir seçenek olacak. Gayrimenkul dışında likit varlıkların da banka iştiraki veya bağımsız portföy yönetim şirketleri tarafından sermaye piyasaları araçlarıyla değerlendirilmesi ise sermaye piyasalarının derinleşmesini ve atıl duran nakitin değerlenmesini sağlayacak” dedi.

Yılda %14 kazandırıyor
JLL’in Global Gayrimenkul Piyasası Raporu’na göre 2016 yılında global gayrimenkul işlem hacminin 661 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Kösebay, Preqin 2016 verilerine göre ise bu işlem hacminin yaklaşık üçte birinin GYF’ler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Kösebay, “GYF’ler  son 3 sene içerisinde ortalama olarak yatırımcısına dolar bazında yılda yüzde %14,9 kazandırdı. Bu getiri ile GYF’ler diğer varlık sınıflarına ait fonlarla karşılaştırıldığında en üst sıralarda listeleniyor. Türkiye’de de benzer şekilde Fon’daki gayrimenkullerin gayrimenkul portföy yönetim şirketleri tarafından GYF’ler aracılığıyla değerlendirilmesi, etkin ve verimli bir yatırım olacak” diye konuştu.

Yatırımcı Türkiye’yi tercih edecek
Varlığa dayalı fon olması özelliği ile GYF’lerin sermaye piyasalarıyla birlikte gayrimenkul piyasasında da  alternatif yatırım aracı olarak dikkat çekmeye başladığını dile getiren Kösebay, GYF’lerin sermaye piyasaları dışında gayrimenkul piyasasının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi ve kurumsallaştırılması açısından da önemli olduğunu kaydetti. Kösebay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Varlıkların sermaye piyasaları paydaşlarının geniş katılımıyla konularında uzman portföy yönetim şirketleri ve gayrimenkul portföy yönetim şirketleri tarafından yönetimi, risklerin dağıtılması, finansal enstrümanın niteliğinin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi, kaynakların etkin kullanımını ve ülkeye faydasını artırırken yatırım ortamının iyileştirilmesi ve derinleştirilmesi ile birlikte yatırımcıların Türkiye’yi tercihinde önemli rol oynayacak.”

Akbaba Üreme Alanına Termik Santral

Balkanlar ve Türkiye’nin En Önemli Küçük Akbaba Üreme Alanına Termik Santral
Beypazarı doğası için en önemli üç alan olan Nallıhan Tepeleri, Kirmir Vadisi ve Sarıyar Barajı’nın orta noktasına bir termik santral kurulabilmesi için gerekli imar plan değişiklikleri yapıldı.Santral, nesli dünya ölçeğinde tehlikede küçük akbabaların yuvalama ve beslenme alanının ortasında yer alacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Nallıhan’daki Uluköy ile Karaköy köylerinin arasına Çayırhan-B adlı termik santralin kurulabilmesi için gerekli imar plan değişikliğini 6 Ocak tarihinde onayladı. Askıya çıkan karara 360Ankara imecesinin girişimiyle 6 Şubat’a kadar çok sayıda vatandaş tarafından itiraz dilekçesi verildi. Planlanan tesis Yatağan termik santralinden daha büyük ve bölgede zaten bu büyüklükte bir termik santral çalışıyor.Yer seçimi konusunda nesli küresel ölçekte tehlikede küçük akbaba için bütün Avrupa’da daha yanlış bir yer belirlenemeyeceğini belirten Doğa Derneği uzmanları ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) dosyasında belirlenen 7.5 km’lik doğrudan etkilenme alanında bile 13 yuvanın varlığını tespit etmiş durumda. 30 km’lik bir çevrede ise 81 ayrı yuva biliniyor. Proje aynı zamanda, Nallıhan Kuş Cenneti’nde üreyen veya kışlayan kuş türlerini doğrudan tehlike altına sokuyor.

Akbaba cennetinin ortasında termik santral
Termik santralin yapılması planlanan alan çok sayıda nesli tehlikedeki kuş türünün yaşadığı ve bu nedenle bir kısmı koruma alanı olan bölge, küçük akbabaların Doğu Avrupa, Balkanlar ve Türkiye’de bilinen en önemli üreme alanı. Sadece Beypazarı ve Nallıhan’da, bütün Balkanlar’dan daha fazla küçük akbaba yaşıyor. Burada yuva kuran akbabalar Avrupa’ya geri dönüyor. Bu yüzden santralin etkisi kıtasal büyüklükte olacak. Ayrıca alan, Avrupa’dan Afrika’ya göç eden küçük akbabalar ve on binlerce su kuşu için de çok önemli bir dinlenme noktası. Nallıhan’da bulunan küçük akbabaların olumsuz etkilenmesi tüm Balkanlar ve Doğu Avrupa popülasyonunu doğrudan etkileyecek.Batı Virginia Üniversitesi’nde kömür santrallerinin akbabalar üzerine etkisi konusunda yapılan bir çalışma; kömür santralleri çevresindeki bireylerin iç organları ve dokularında ve özellikle kemiklerinde yüksek miktarlarda kurşun zehirlenmesine maruz kaldıklarını gösteriyor.

Endemik bitkiler de yok olabilir
Termik santralin yapılması düşünülen bölge, bilimsel adı Salsola grandis olan dev salsolanın dünyadaki tek yaşam alanı ve bu türün nesli dünya ölçeğinde tehlikede. Alanda ayrıca nesli kritik derecede tehlikede olan bey sümbülü (Muscari adilii) gibi dört ayrı nadir bitki türü daha yaşıyor ve proje bu türlerin tümünü tehdit ediyor.

İstanbul ve Ankara’nın gıda kaynakları tehlikede
Termik santralin etkileyeceği birinci sınıf tarım alanları yıllardır başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin pek çok bölgesinin gıda ihtiyacını karşılıyor. Başta buğday, sebze, meyve, ceviz ve çeltik yetiştirilen alan tarım için de çok önemli. Yılda ortaya çıkacak bir milyon ton külün doğa ve insana telafisi olmayan zararlar vereceği düşünülüyor. Proje alanında kalan her iki köy de bu projeden olumsuz etkilenecek.Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç “Nallıhan, Sarıyar Barajı ve Kirmir Vadisi birer Önemli Doğa Alanı. Doğa Derneği bu bölgenin biyolojik çeşitliliğinin nasıl değiştiğini on dört yıldır izliyor. Nallıhan Kuş Cenneti’nin ve etrafında yaşayan küçük akbabaların bölgedeki önemi hem yerel hem de uluslararası düzeyde biliniyor. Yaban hayatı ile tarım alanlarının iç içe geçtiği bu alanda daha fazla koruma çalışmaları yürütülmesi gerekiyor. Bu kadar önemli bir bölgede daha yanlış bir yatırım düşünülemezdi. Dünya bu eskimiş ve yaşamı tehdit eden teknolojiyi terk ederken bizim hala termik santral yapma arzumuz kabul edilemez. Acilen bu projeden vaz geçilmesinin talep ediyoruz ” dedi.

Jake ve Dinos Chapman İkilisi Arter’de

Jake ve Dinos Chapman’ın kişisel sergileri Arter’de yer alacak
Jake ve Dinos Chapman’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergileri “Anlamsızlık Âleminde” başlığıyla 10 Şubat – 7 Mayıs tarihleri arasında Arter’de yer alacak

Küratörlüğünü Nick Hackworth’un yaptığı sergi, sanatçıların yeni ve az görülmüş işleriyle “Cehennem” [Hell], “Chapman Aile Koleksiyonu” [The Chapman Family Collection] ve “Gün Gelecek Sen De Sevilmeyeceksin” [One Day You Will No Longer Be Loved] gibi ikonik serilerinden başlıca yapıtları bir araya getiriyor. “Anlamsızlık Âleminde”, Jake ve Dinos Chapman’ın hayli kötümser sanatlarına ve düşüncelerine genel bir bakış imkânı tanıyor. Günümüz kültürünün köşe taşlarını oluşturan pek çok inancın altını hicivle oyan bir yergiyi ve çelişkili işaretleri devreye sokan Chapmanlar, günümüzün en sert şekilde meydan okuyan sanat pratiklerinden birine sahipler. 

“Anlamsızlık Âleminde”, “Cehennem” serisindeki en büyük parça olan “Tüm Kötülüğün Toplamı” başlıklı görkemli yapıtla açılıyor. “Tüm Kötülüğün Toplamı”, içinde olağanüstü bir titizlikle işlenmiş absürd, gerçeküstü ve vahşet dolu sahnelerin betimlendiği dört büyük camekândan oluşuyor. Binlerce Nazi askeri maketinin yanı sıra Chapmanların diğer yapıtlarında da sıklıkla karşımıza çıkan Hitler ve Roland McDonald gibi figürler de bu eserde dikkat çekiyor. “Cehennem” serisine ait ilk yapıtın (Bu ilk yapıt Londra’daki bir sanat deposunda çıkan yangında kül oldu) tamamlandığı 2000 yılından bu yana  büyük tartışmalara yol açan seri, kimi zaman savaşın tasvirine duyulan derin hayranlığın veya şiddetin utanmazca sıradanlaştırılmasının tezahürü olarak yorumlandı.

Chapmanlara göre ise seriye böyle tatsız anlamlar yükleniyor olması bir tür histeriye ve miyopluğa işaret ediyor. Aynı katta “Cehennem” serisindeki diğer büyük ölçekli yapıtlardan “Neşesiz Ayaklar” ve “Başka Türlü Kuleler” de yer alıyor. Sanatçıların “Cehennem” serisi ilk kez Arter’deki sergide bu denli yoğun bir biçimde gösteriliyor. “Anlamsızlık Âleminde”, Jake ve Dinos Chapman’ın bu meşhur ve tartışmalı serisinden bugüne kadar en fazla sayıda yapıtın bir araya getirildiği sergi oluyor.

Birinci katta retrospektif sergi fikrinin hiciv yüklü bir taklidi olan “RETROSBOKTİF” isimli yerleştirme ve Chapmanların en erken dönemlerinden “Sanatçıyız Biz” başlıklı işlerini yeniden yorumladıkları bir neon çalışma öne çıkıyor. İkili, “Anlamsızlık Âleminde” için ilk kez bir neon yapıt ürettiler. Ortak çalışmalarının ilk ürünü olan 1991 tarihli “Sanatçıyız Biz” başlıklı metin çalışmasını yeniden canlandıran bu neon yapıt, ilk defa Arter’deki sergide gösteriliyor. Jake ve Dinos Chapman’ın, kendi deyişleriyle, “kültürel değeri sıfır olan” işler üretme arzularının ve aynı içeriği tekrar tekrar geri dönüştürme taktiklerinin doğrudan bir yansıması olan “RETROSBOKTİF” ise başlıca yapıtlarının kaide üstüne oturtulmuş mukavva maketlerinden oluşuyor. Chapmanların en ikonik işlerinden biri kabul edilen “Savaşın Felaketleri” serisinden “Yaraya Tuz” isimli çalışma da aynı katta yer alıyor. “Yaraya Tuz” Francisco Goya’nın 80 parçalık orijinal gravür dizisine sanatçıların suluboyayla yaptıkları müdahalelerden oluşuyor. Aralarında Jake ve Dinos Chapman’ın gençlik yıllarında ürettiği bazı nadir parçaların da bulunduğu, 1971–2013 yılları arasında üretilmiş yaklaşık 100 parçadan oluşan çalışma arşivleri de bu katta sergileniyor. “Anlamsızlık Âleminde”nin, Jake ve Dinos Chapman’ın Londra’daki The Serpentine Gallery'de gerçekleştirdikleri “Gelin Görün” [Come and See] başlıklı sergiden esinlenerek yerleştirilen son katı, “beyaz küp” şeklinde idealize edilen sergi mekânlarını, zarafet ve incelik içinde düzenlenen sergileri hedef alıyor. İki boyutlu çalışmalar ve heykellerle tıka basa doldurulmuş kaotik bir ortam olarak tasarlanan bu kat,  altüst edilmiş bir depodan çıkanlarla hazırlanmış gibi duruyor. 


Turkcell Grubu 2017’de 2 bin 300 kişiye ilave istihdam sağlayacak

Turkcell’in yatırımları istihdama dönüşüyor
Entegre iletişim ve teknoloji hizmetleri sağlayıcısı olarak sektörde yatırım liderliğini elinde tutan Turkcell Grubu, sektörde yaşanan hızlı gelişmelerin ortaya çıkardığı ihtiyaçlar doğrultusunda insan kaynağını da güçlendirmeye devam ediyor. Hâlihazırda 16 bin çalışanı olan Turkcell Grubu, 2017’de 250’si geleceğin lider adayı olmak üzere 2 bin 300 kişiye daha iş olanağı sağlayacak. 

Turkcell Grubu, hızla gelişen sektörün artan ihtiyaçları, 4.5G ile müşterilerinin artan talepleri, data odaklı yatırım vizyonunun başarılı sonuçlarını desteklemek ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda insan kaynağını güçlendirmek için kararlı adımlar atmaya devam ediyor. Hayata geçirilen yeni yatırımlar ve artan insan kaynağı ihtiyacına yanıt vermek üzere 2017’de 250’si GNÇYTNK programında geleceğin lider adayı olmak üzere 2 bin 300 kişiyi daha istihdam etmeyi planlıyor. 2016’da Türkiye’de mobil internet hızını bir üst lige taşıyan 4.5G’de yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın en güçlü altyapılarından birini kuran ve buna bağlı servislerle Türkiye’nin datasının Türkiye’de kalmasını sağlayan yatırımlara imza atan Turkcell, bu yatırımlar karşılığında artan iş hacmini karşılamak amacıyla çalışan sayısını yükseltmeyi hedefliyor. Sektörün gelişen ihtiyaçları nedeniyle oluşan yeni iş kolları da Turkcell’in 2017 istihdam hedeflerini şekillendiriyor. 

Turkcell geçtiğimiz yıl 1 Nisan’da hizmete giren 4.5G’de gerek ihale bedeli gerekse altyapı yatırımı olarak Türkiye ekonomisine en güçlü katkıyı yaptı. Bu yatırımlar sayesinde İstanbul, Ankara ve İzmir’i dünyanın en hızlı mobil internetine sahip şehirleri arasına taşıyan Turkcell, kısa sürede yüzde 82’lik kapsama sağladı. Yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın en hızlı ve kaliteli 4.5G hizmetlerinden birini sunan Turkcell’in müşterilerinden üçte ikisi 4.5G’ye geçti. 4.5G kullanan müşterilerin ortalama aylık data kullanımı 5 GB’a ulaştı. 

Yatırımlarının yüzde 95’ini data odaklı hedeflerle gerçekleştiren Turkcell, kurduğu bu güçlü altyapı üzerinde çalışacak zengin ürün ve servis portföyüyle hizmet kalitesini yalnızca Türkiye’de değil dünyada da kullanıma açtı. BiP ve fizy başta olmak üzere Turkcell TV+, Goller Cepte, lifebox, Merhaba Umut gibi ürün ve servislerin toplam indirilme sayısı 45 milyonu aştı. 

Türkiye’nin Turkcell’i olarak yatırımlarını hız kesmeden sürdürdüklerini belirten Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:  “Turkcell Grubu olarak entegre telekom hizmetleri pazarında liderlik vizyonuyla çalışıyoruz. Bu doğrultuda altyapımızı güçlendirecek yatırımlar yaparken, müşterilerimizin yeni ve gelişen ihtiyaçları doğrultusunda insan kaynağımızı da güçlendiriyoruz. Yaptığımız yatırımlarla Türkiye pazarındaki iddiamızı bölgeye taşıyoruz. 4.5G altyapısı ve bu omurga üzerinde yapılandırdığımız gelişmiş ürün ve servisler, sadece Turkcell’lilerin değil Türkiye’deki ve bölgedeki tüm operatör abonelerinin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. 

Böylesine geniş bir skalaya yayılan hizmet portföyümüz ile en yüksek müşteri memnuniyetini sağlamak üzere görev yapan 16 bin çalışanımız bulunuyor. 2017’de aramıza katılacak 250’si geleceğin lider adayı olmak üzere 2 bin 300 yeni arkadaşımızla insan kaynağımızı daha da güçlendireceğiz. Daha yüksek müşteri memnuniyeti sağlamak, teknolojinin sadece tüketeni değil üreteni olmak, geleceğin liderlerini bugünden yetiştirmek gibi önceliklerimiz var. Başarımızı sürdürülebilir kılmak için en büyük değerimiz insan kaynağımız. Bu başarıyı desteklerken yeni iş alanlarıyla artan ihtiyacımızı karşılamak için güçleniyoruz. Türkiye’ye inanıyoruz ve ülkemiz için üretmeye devam ediyoruz, bu yaklaşım ve hassasiyetlerle Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaya devam edeceğiz.” 


Renault Grubu'nun 2016 cirosu 51,2 milyar avro

51 milyar 243 milyon € ciro ve yüzde 6.4 faaliyet karlılığı
2016'da 2015'e göre yüzde 13,3 artışla 3 milyon 180 bin otomobil satan grup yeni bir satış rekoruna ulaştı. Geçen yıl 51 milyar 243 milyon avro olarak gerçekleşen grup gelirleri, 2015'e göre yüzde 13,1 arttı.

Renault Grubu'nun 2016 cirosu, bir önceki yıla göre yüzde 13,1 artışla 51 milyar 243 milyon avroya yükseldi. Renault Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, 2016'da 2015'e göre yüzde 13,3 artışla 3 milyon 180 bin otomobil satan grup, yeni bir satış rekoruna ulaştı.Geçen yıl 51 milyar 243 milyon avro olarak gerçekleşen grup gelirleri, 2015'e göre yüzde 13,1 arttı. Bu gelişme, sabit döviz kurlarıyla ise yüzde 17'lik bir büyümeye işaret etti. Grubun otomotiv gelirleri de yüzde 13,7 artarak 48 milyar 995 milyon avro oldu. Renault Grubu'nun faaliyet karı aynı dönemde yüzde 38,2 artarak 3 milyar 282 milyon avroya yükseldi. Bu rakam, cironun yüzde 6,4'üne denk geldi. Grubun, geçen yıl yüzde 54,3 artışla 2 milyar 386 milyon avroya çıkan otomobil faaliyet karı da cironun yüzde 4,9'una ulaştı.

Satış finansmanının, grubun faaliyet karına katkısı 896 milyon avro oldu. Bu rakam, 2015'teki 829 milyon avro ile karşılaştırıldığında yüzde 8,1 artışa tekabül etti.Diğer işletme karı ve masrafları 1 milyon avro ile nötre yakın seyrederken, net finansal gelir ve masraflarda 323 milyon avroluk bir yük meydana geldi.Bağlı şirketlerin katkısı ise 1 milyar 638 milyon avroya çıktı. Bu değer 2015'de 1 milyar 371 milyon avroydu. Nissan'ın katkısı 1 milyar 741 milyon avro olurken, AVTOVAZ ise eksi 89 milyon avro ile negatif etkide bulundu.

Grubun pozitif otomotiv işletme nakit fazlası 1 milyar 107 milyon avroya ulaştı. AVTOVAZ konsolidasyonundan sonra net nakit durumu ise 2 milyar 720 milyon avro oldu. Geçen yılki 2,4 avroya karşılık, hisse başına 3,15 avroluk bir temettü, bir sonraki Hissedarlar Yıllık Genel Kurul Toplantısında onaya sunulacak.

2017 beklentileri
Renault Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Carlos Ghosn, 2016'nın ilk yarısında çok güçlü sonuçlardan sonra Renault Grubu'nun yıl için yeni bir rekor kırarak performansını perçinlediğini ifade etti. Ghosn, 2011'de açıklanan "Drive the Change" planlamasındaki hedefleri hem büyüme hem de kar anlamında bir yıl öncesinden geçtiklerini belirtti. Renault Grubu, 2017'de küresel pazarın yüzde 1,5-2 büyüme göstermesini bekliyor. Avrupa ve Fransa pazarlarının yüzde 2 büyümesi öngörülürken, Brezilya ve Rusya stabil olarak kalacağı, Çin ve Hindistan'ın ise büyüme ivmelerini sürdüreceği tahmin ediliyor. Grup, 2017 yılında sabit döviz kurlarıyla 70 milyar avro gelir ve yüzde 7 faaliyet karına ulaşmayı hedeflerken, otomotiv biriminde nakit fazlasını korumayı amaçlıyor.

Avrasya Tüneli’nden Geçen Araç Sayısı 1 Milyonu Aştı

Asya ve Avrupa kıtalarını ilk kez deniz tabanı altından geçen iki katlı karayolu tüneliyle birbirine bağlayan Avrasya Tüneli, İstanbul ulaşımına büyük katkı sağlamaya devam ediyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, sürücülerin yoğun ilgi gösterdiği Avrasya Tüneli’ni kullanan araç sayısının, 1 milyonu aştığını açıkladı. İstanbul’un iki yakasında geçiş süresi ve mesafesini kısaltan Avrasya Tüneli, sürücülere önemli ölçüde zaman ve yakın tasarrufu sağlıyor. 




İstanbul’da iki kıta arasındaki en kısa yol olarak 22 Aralık 2016 tarihinde hizmet vermeye başlayan Avrasya Tüneli, ilk günden itibaren sürücülerin yoğun ilgi ve beğenisini kazandı. 31 Ocak 2017 tarihinde 7 gün 24 saat kesintisiz hizmete geçen Avrasya Tüneli, İstanbul’da çok önemli bir ulaşım alternatifi oldu.




1 milyonuncu araç da geçti
Sürücülerin kullanımına açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gösterdiği Avrasya Tüneli’nden geçen araç sayısı kısa sürede 1 milyona ulaştı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, sürücülerin yoğun ilgi gösterdiği Avrasya Tüneli’ni kullanan araç sayısının, 1 milyonu aştığını söyledi. Bakan Arslan, bir soru üzerine, “başlangıç için öngördüğümüz rakamlar gerçekleşmiş durumda. Avrasya Tüneli’nden bugüne kadar geçen araç sayısı 1 milyonu geçmiş durumda. 2018 sonu itibariyle İzmir'e kadar yolu açmış olacağız. Çanakkale Köprüsü 2023'te bitmiş olacak. Marmara denizi böylece ring haline dönecek. Bu projeler birbirini destekliyor.” açıklamasında bulundu. İstanbul’da araç trafiğinin en yoğun olduğu güzergâhta hızlı, güvenli ve konforlu bir ulaşım alternatifi sağlayan Avrasya Tüneli, sürücülere önemli ölçüde zaman ve yakın tasarrufu kazandırdı. 

5 dakikada kıtalararası yolculuk
Trafik yoğunluğu fazla olan Asya yakasındaki D100 Karayolu ve Avrupa yakasındaki Kennedy Caddesi arasında hizmet veren Avrasya Tüneli, bu güzergâhtaki yolculuk sürelerini minimuma indirdi. Bağlantı yollarının iyileştirilmesi ile akıcı hale getirilen güzergâh sayesinde tüneli kullananlar kıtalararası yolculuğu yaklaşık 5 dakikada tamamlıyor. Avrasya Tüneli, 24 saat hizmet vermeye başlamasıyla birlikte her geçen gün daha fazla ilgi görüyor. 

Evgör Mobilya’dan turistik tesislere özel tasarım paketleri!

Mobilyada yeniliklerin öncüsü Evgör, yeni otel yatırımlarının ve renovasyona girecek otellerin tüm mobilya ihtiyaçlarına kurumsal çözümler sunuyor. 

Firma, İstanbul’un yanı sıra başta Ege ve Akdeniz sahillerindeki turizm destinasyonları olmak üzere Türkiye genelindeki otellere, hazırladığı dekorasyon tasarım paketlerinin yanı sıra özel siparişlerle de hizmet vermeyi amaçlıyor.Türk konaklama sektörü için kaliteli, konforlu, nitelikli ve fark yaratan çözümler vaad eden Evgör Mobilya, misafir odalarından lobilere, dinlenme mekanlarından yeme&içme alanlarına kadar bir tesisin ihtiyacı olan tüm mobilyaları tasarlayıp ürettirebiliyor. Evgör Mobilya 2017 yılındaki büyüme hedeflerine otelleri de dahil etti. 


Özellikle yeni otel yatırımlarının mobilya ve dekorasyon ihtiyaçlarında yeni adres olmayı amaçlayan firma, bu doğrultuda yeni bir tasarım koleksiyonu hazırladı. Butik otellerden tatil köylerine kadar farklı tesislerin konseptlerine uygun olarak klasik, avangart ya da modern stilde mobilya ve dekorasyon ihtiyaçları için yeni paketler oluşturan Evgör, ayrıca isteğe bağlı özel siparişler de alıyor. İşbirliği yaptığı mimarlık ofisleriyle beraber, hem mevcut otellerin renovasyonunda hem de yeni otel projelerinde, A’dan Z’ye tüm mobilya ve dekorasyon ihtiyaçlarını tek adresten karşılamayı amaçlayan firmanın turizm sektörüne yönelik referansları, örnek projeleri ve ürün portföyü hakkında detaylı bilgi almak isteyenler www.evgor.com.tr adresini ziyaret edebilir ya da Türkiye’nin her yerinden 444 888 6 numaralı telefonu arayabilirler. 

8 Şubat 2017 Çarşamba

Ankara’da Otel Yatırımlarına ara verilmelidir

Ankara Turistik Otelciler ve İşletmeler Derneği (ANTOD) Başkanı Savaş ÇOLAKOĞLU: “Doluluk oranlarını artırmadıkça, otel yatırımı yapmanın Ankara turizmine yarardan çok zararı var.Şehrin konaklama ihtiyacının doğru analiz edilmesi gerekir. Bölge ve tür seçimi iyi konumlandırılmış yatırımın sektörümüze doğru katkı yapacağından şüphemiz yoktur.

Ekonomik ve siyasi gelişmelere bağlı olarak ülke genelinde sektörde yaşanan durgunluk, Ankara’da da kendini hissettirmektedir. Kendini hissettiren bu durgunluk da baz alındığında ardı ardına açılan oteller, doluluk sıkıntısı yaşayan otellere dönüşmektedir.Doluluk oranlarının %55’ lerde olduğu Ankara’da Kültür ve Turizm Bakanlığı Belgeli yaklaşık 25.000 yatağa ilave 9500 Belediye Belgeli yatak sayısını da eklediğimizde toplamda 35.000 yatak kapasitesine sahip bir şehre üç yıl içinde 5.000 yatak daha ilave edileceğini düşününce ara vermek lazım diyoruz.Ankara turizmi boyutunda zaten kapasite fazlası olan yatak sayısını artırmak yerine bir es vererek: çevre, güzellik, estetik, keyif ve hizmet gibi olgular üzerinde durup, kalitede öne geçmek ve tercih edilen olmak üzerine oynamak büyük önem taşımaktadır.Ankara için otel yatırımlarına ara vererek, yapısal sorunların çözülmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması ve markalaşmaya giderek kalitenin yükseltilmesi en büyük ihtiyaçtır.Ankara turizm sektörü olarak: noktasal, yerel ve ulusal bazlı bir işbirliği modelini kültür, sanat ve sosyal-iletişimle de destekleyerek bir atlım gerçekleştirmemiz zorunludur.”

Tırport ile Yük Cepte

“Tırport’la Yük Cepte” ile kamyoncunun her ay 2 bin TL’si cebinde kalacak. Türkiye’nin Startup’ı Tırport, yeni mobil uygulaması ile yollardaki yüzbinlerce kamyoncunun yük bulma çilesine çözüm oluyor. Tırport mobil uygulamasıyla, dönüş yükü arayan kamyon şoförü, kendisine uygun olan yükü, daha yolda giderken bulabiliyor. Böylece kamyoncular; TIR parklarında beklemekten ve günlerce geri dönüş yükü bulma çilesinden kurtularak, kendine uygun yüke anında kavuşuyor. Şu anki mevcut durumda kamyoncular; dönüş yükü beklerken her defasında en az 200-250 TL masraf yapıyor. Bir kamyoncunun, çalışmadığı günlerdeki aylık bekleme masrafı 1.500 TL’yi geçiyor. Bunun üzerine bir de, yük için verdiği komisyonlar eklenince, kamyoncunun yük bulabilmek için aylık olarak kaybettiği para 2 bin TL’yi buluyor. 

1,5 milyon kişi geçimini kamyondan sağlıyor  
Yollardaki 10 kamyonun 9’unun şahıslara ait olduğu ülkemizde, nakliyecilik önemli bir ekmek kapısıdır. Ülkemizde 1,5 milyon insan geçimini doğrudan kamyonculuktan sağlıyor. Türkiye’de her gün, 900 bin kamyon yük alıyor ve taşımacılığın %92’sinin karayoluyla yapılıyor. Trafiğe kayıtlı 850 bin kamyon ile Avrupa’nın en büyük kamyon pazarına sahip olan Türkiye’de, her yıl yaklaşık 40 bin yeni kamyon satılıyor. Akaryakıtın çok pahalı olduğu ülkemizde, kamyoncu için uygun ve hızlı dönüş yükü bulabilmek ise, tam anlamıyla çileye dönüşmüş durumdadır. Bir kamyoncu, gittiği yerde dönüş yükü bulmak için ortalama 2 gün bekliyor. Uygun yük bulabilmek için birer buluşma noktası haline gelen, yüzlerce nakliye garajı ve TIR parkı var. Özetle Tırport, bu çileye son vermeye hazır. Tırport mobil uygulaması ile kamyoncunun dönüş yükü bilgisi, cep telefonuna gelmektedir.

Tırport’un dijital platformunda, kamyoncular ile yük verenler buluşuyor 
Tırport ortaya koyduğu dijital platformda; kamyoncular ile yük verenleri buluşturuyor. Dijital platform sayesinde kamyoncular, “paramı alabilir miyim?” derdine düşmüyor ve dönüş yükü bulma sıkıntısı yaşamıyor. Yük verenler ise, Tırport mobil uygulamasını birçok kez kullanmış ve taşıdığı yüklerden yüksek performans puanı almış güvenilir kamyoncularla buluşuyor. Kendi “onaylı kamyoncu” listelerini güncel tutabiliyor. Lojistik firmaları çok rahat olarak, güvenilir ve müsait kamyonları bulabiliyor. Yük verenler aynı zamanda “yüküm güvende mi?” endişesi taşımıyor. Yapay zekâ destekli Tırport dijital platformuyla, taşımanın her aşaması, belge tabanlı ve gerçek zamanlı takip edilebiliyor. Özetle, kamyoncular ve yük verenler, Tırport’un dijital teknoloji hizmetleriyle işlerini anlık ve etkin olarak yönetebiliyor.   




Ballı Günler Harbiye Askeri Müzesi’nde

Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören Ballı Günler bu yıl 24-26 Şubat’ta Harbiye Askeri Müzesi’nde bal dünyasının kapılarını açıyor. Dördüncü kez düzenlenecek olan etkinlikte bal ve arı ürünleri hakkında bilinmesi gereken her şey ele alınacak. Üreticiler ile tüketicilerin bir araya geldiği bu sıra dışı etkinlik geçtiğimiz yıl tam 12 bin ziyaretçiye ev sahipliği yapmış, basın ve sosyal medya tarafından ilgi görmüştü.Bu yıl daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen katılımcılar herkesi balın şifasından faydalanmaya çağırıyor.




Sahte bal nasıl anlaşılır?
Tüketeceğimiz balı neye göre seçmek gerekir?
Hangi bal neye iyi gelir, hangi derde derman olur?İyi bir bal üreticisi olabilmek için neler gerekir? Tüm bu soruların cevapları alanlarında uzman katılımcılar tarafından ziyaretçilerle paylaşılacak.



DÜNYA EKONOMİSİNDE TÜRKİYE’NİN YÜZ AKI “BAL”
Bal ve arı ürünleri, Türkiye’nin ekonomik açıdan istikrar arayışında olduğu şu günlerde, hızlı büyümeyi sürdüren lokomotif sektörlerden biri olarak ön plana çıkıyor. Üreticiler son üç yıldır hızla büyümeyi sürdürdüklerini belirterek, bu büyümenin 2017’de de devam etmesini hedeflediklerini dile getiriyorlar. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, 2016 için hedefledikleri on bin ton ihracat rakamına ulaşmayı başardıklarını, bu rakamı 2017’de daha da artıracaklarını söylüyor.

ÇAM BALINDA DÜNYANIN UZAK ARA BİR NUMARASI
Dünya bal ekonomisi içerisinde güçlü bir konuma sahip olan Türkiye özellikle çam balı üretimi ve ihracatı konusunda uzak ara liderliği yıllardan bu yana kimselere bırakmıyor. Dünya çam balı ihtiyacının yüzde 90’ı gibi büyük bir rakamı tek başına karşılayan Türk bal üreticileri, bu rakamı daha da yukarılara çekmeyi hedefliyor. Kovanların kayıt altına alınması, sağlık kontrollerinin düzenli hale getirilmesi, gelişen teknolojilere entegre olunması gibi düzenlemelerle kovan başına üretilen bal miktarında artış elde etmeyi hedeflediklerini belirten Şahin sözlerine şöyle devam etti: “Üye arıcılara ait 6,8 milyon plakalı arı kovanı ve 103.525 ton bal üretimi ile Türkiye, Dünya bal üretiminde ikinci sırada yer almaktadır. Bal ihraç ettiğimiz başlıca ülkeler; başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri, Arap ülkeleri, ABD ve Uzak Doğu ülkeleridir.”

BEŞ ARIDAN BİRİNİN ANAVATANI
Türkiye’nin dünya üzerindeki her beş arı türünden birinin tarihsel olarak anavatanı olduğunu söyleyen Şahin, “Doğal flora alanlarımız ve eşsiz kır çiçeklerimizle Türkiye, bal çeşitliliği açısından bir bal ülkesi olarak tanımlanmalıdır” diye konuştu.

Televizyonlardaki bal reklamlarından son derece rahatsız olduğunun altını çizen Ziya Şahin “Balın sahtesi olmaz, arılar balı kendi yavruları için yapar. Türk arıcısının emeğine saygı duymayan, yasal boşluklardan yararlanan sahte markalar var. Nişasta bazlı ve GDO’lu mısır glikozunu balmış gibi satıyor olmaları, hatta ihraç bile etmiş olmaları Türk balına imaj kaybettirmiştir. Tüketicilerimiz güvenilir bal satın almak istediklerinde öncelikle il birliklerimizin markalarını ve tanınan, bilinen firmaları tercih etmelidirler” dedi.

Rakamlarla Türkiye’de bal üretimi

10 bin ton
2016’da gerçekleşen bal ihracatı miktarı

% 6
Türkiye’nin dünya bal üretimindeki payı

107 bin ton
Türkiye’de yıllık bal üretim miktarı

% 90
Çam balında Türkiye’nin dünya çapında üretim oranı

6,8 milyon
Türkiye’deki kayıtlı kovan sayısı

% 22
Arı türleri içerisinde Türkiye’nin anavatanı olduğu tür oranı

El Ele Fınısh’e!

Bu yıl sevgililer gününü koşarak kutluyoruz!
Couple Run ile 12 Şubat’ta sevgi ve eğlence dolu bir haftasonu için Caddebostan’da buluşuyoruz!

Uzunetap tarafından bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan Couple Run’da, katılımcılar partnerleri ile birlikte eş zamanlı start alarak farklı yönlere doğru 4’er km koştuktan sonra buluşma noktasına ulaşacak ve el ele finish ipini göğüsleyecekler. 12 Şubat Pazar günü, sabah 10.00’da start alacak yarışta “sevgilim yok” diyenler de üzülmesin; Couple Run’da Bir Dost, Anne- Çocuk, Baba-Çocuk, Biz Ayrılamayız! ve Couple Run olmak üzere 5 farklı kategori bulunuyor.

Kral World Radio, NTVSpor, Under Armour, Acıbadem Mobil, Siberalem, Becel, Tranquini, Aroma, Direk Reklam ve Argos sponsorluğunda gerçekleşecek etkinlikte tüm katılımcıları keyifli aktivitelerin yanı sıra romantik akşam yemeğinden küçük hediyelere kadar çeşitli sürprizler bekliyor.
Kayıt işlemleri ve son hazırlıkların tamamlanabilmesi için, katılımcıların 08.00-09:00 arasında başlangıç noktasında bulunması gerekiyor.Tüm katılımcıların uyması gereken tek kural ise gücünü sevgiden almak!

Yarışla ilgili detaylı bilgi ve başvuru için www.uzunetap.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Çekmeköy’de Mutfakları Şeffaflaşıyor

Çekmeköy Belediyesi, Diversey Care ile Birlikte Mutfakları Şeffaflaştırmaya devam ediyor. Çekmeköy Belediyesi  ve Sealed Air’in iş birimi Diversey Care, iş birliği ile Çekmeköy’deki tüm yeme içme mekanlarının uygun hijyen standartlarına ulaşmasını ve gıda güvenliği koşullarına bağlı sürdürülebilir işletmeler olmasını hedefleyen Şeffaf Mutfak Projesi’nin ikinci ayağına başlıyor.

Çekmeköy’deki; gıda ve içecek üretim tesisleri, restoranlar, kafeler, catering şirketleri, okullar, şarküteriler ve kasaplar gibi tüm yeme içme mekanlarının uygun hijyen standartlarına ulaşmasını ve gıda güvenliği koşullarına bağlı sürdürülebilir işletmeler olmasını hedefleyen Şeffaf Mutfak Projesi devam ediyor. Sunduğu üstün çözümlerle daha temiz ve daha sağlıklı bir gelecek için faaliyetlerini sürdüren Sealed Air’in iş birimi Diversey Care ve Çekmeköy Belediyesi iş birliği ile geçen yıl başlayan projenin 2017 ayağı 2 Şubat Perşembe günü yapılan organizasyonla başladı. 

Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz’ın katıldığı ikinci dönem ilk toplantısında Şeffaf Mutfak için başvuran tesislerin temsilcilerine Hijyen Eğitimi verildi. Eğitim öncesi tesislerin temsilcileri ile bir araya gelen Başkan Poyraz, “Bu bölgeyi turizm vadisi yapmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle hafta sonları başka ilçelerden birçok konuğumuz oluyor. Onlara dünya standartlarında tesisler ve hizmet sunmak için başlattığımız projemizin gördüğü ilgiden büyük mutluluk duyuyorum” diye konuştu. Proje çerçevesinde yapılacak denetimler sayesinde, mekanların gıda güvenliği şartlarına uygun hale getirilmesi ve doğru hijyen seviyesine ulaşması hedeflenirken, müşteriler nezdinde güvenilir ve sürdürülebilir işletmeler yaratmak amaçlanıyor. Bu yıl da Diversey Care iş birliği ile hayata geçirilen proje kapsamında; her işletmenin kendi özel durumları göz önüne alınarak, yapılan değerlendirmeler sonucunda başarılı bulunan işletmeler, Şeffaf Mutfak sertifikasını almaya hak kazanacak.




7 Şubat 2017 Salı

ELITE WORLD HOTELS’DEN 120 MİLYON DOLARLIK YATIRIM ELITE WORLD EUROPE

İstanbul Taksim’de Elite World Prestige, Elite World İstanbul, Florya’da Elite World Business, Van’da Elite World Van ve Marmaris’te Elite World Marmaris otelleri ile 15 yıldır turizm sektöründe faaliyet gösteren Elite World Hotels zinciri, 120 milyon dolarlık yatırımla zincirin en büyük tesisi Elite World Europe’yi hizmete açtı. İstanbul Güneşli Basın Ekspres Yolu’nda ihtişamlı mimarisi ile dikkat çeken, 401 oda, 581 yatak kapasiteli otel, yeni bir iş modeli ile hizmet vermeye başladı. 

Sektörün içinde bulunduğu zor dönemlerde dahi yatırımlarına ara vermeden devam eden Elite World Hotels, zincirin en büyük kapasiteye sahip oteli Elite World Europe Hotel’i, İstanbul Basın Ekpres Yolu’nda  yeni nesil toplantı konsepti olarak adlandırdığı “Business to Hapiness” iş modeli ile 2 Şubat 2017’de hizmete açtı. Kongre oteli olarak kurgulanan, 120 milyon dolar yatırım ile hayata geçirilen tesiste, 58’i suit 401 oda, 581 yatak kapasitesi ve 2500 kişi kapasiteli 8 toplantı salonu yer alıyor. Elite World Europe Hotel yatırımı ile zincirin toplam otel sayısı 6’ya, çalışan sayısı 963’e, zincirin toplam yatak kapasitesi ise 2506’ya ulaşmış oldu. İş ve turizm amaçlı konaklama, toplantılar ve özel davetler için yeni bir alternatif olan Elite World Europe Hotel, Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı'na 5 dakika, CNR Expo, IDTM ve TÜYAP Fuar&Kongre merkezlerine 12 dakika, şehir merkezine 25 dakika uzaklıkta yer alıyor. Otellerin sadece birer mekan değil, asıl olarak hizmet sunan noktalar olduğunu vurgulayan Elite World Hotels Zincir Genel Müdürü Ünsal Şınık, “Zincirimizin en büyük halkası olan Elite World Europe Hotel’de çok özel bir hizmet tanımı kurguladık. İş dünyası bugüne kadar B to B ve B to C iş modellerini konuştu. 

Yeni nesil toplantı konsepti olarak tanımladığımız “B to H: Business to Hapiness” ile sektöre büyük bir farklılık ve farkındalık kazandıracağız. Elite World Europe, bu anlamda gerek mimarisi, gerek büyüklüğü, gerekse pazarlama stratejisi ile zincirin en kapsamlı yatırımı ve bölgenin en gösterişli oteli oldu. Toplantı salonları son teknolojiye göre yapıldı. Sağlık kulübü yaklaşık 2 bin kişiye hizmet verebilecek. Tüm Elite World otellerinde bulunan outlet’ler bu otelimizde de yer alacak.

YENİ NESİL TOPLANTI KONSEPTİ: B to H
Kongre, seminer, bayi toplantıları, ürün lansmanı ve diğer sosyal etkinlikler için teknoloji ve konforu bir arada sunan Elite World Europe, ihtişamlı dekorasyonu ve araç girişine uygun tasarımı ile 925 ve 995 metrekare büyüklükteki iki ayrı Balo Salonu, geniş bahçesi ve açık havuzu ile düğün, davet, kokteyl, kongre gibi geniş katılımlı organizasyonlar için de ideal bir seçim. Business to Hapiness konseptinin toplantı detaylarına da yansıtıldığı otelde, misafirleri gülümseten farklı ikram paketleri sunulurken, “Game Arena” oyun salonu kapsamındaki dijital oyunlardan faydalanabilecekler.

Günlük hayatı renklendirmek artık çalışan herkesin ortak beklentisi diyen Şınık “Özellikle geçirdiğimiz olaylardan sonra ülke olarak da buna çok ihtiyacımız var. Elite World Europe bir konsept oteli olacak. Bu konseptin hedefi de iş dünyasına standartların dışında bir farklılık sunmak. Kapalı salonlarda uzun saatler süren toplantılar yapan, çok sık iş seyahetlerine giden, temposu yüksek iş hayatında dinlenmek ve keyif yapmayı imkansız zanneden iş dünyasını gülümsetecek, “mutlu” edeceğiz. Yani artık ‘memnun müşteri’nin bir boyut ötesine geçmek istiyoruz. ‘Mutlu müşteri’yi hedefliyoruz. Bunu Elite World Europe toplantılarının her detayında görebileceksiniz…” dedi.

BİR YAŞAM ALANI
Elite World Hotels zincirinin önemli markalarından biri haline gelen sağlık ve spor merkezi FITLIFE SPA&Health Center, Elite World Europe Hotel’de 2000 kişi kapasitesi ile hizmet vermeye başladı. Civardaki iş merkezlerinde çalışanların da ihtiyaçlarını karşılayacak olan sağlık ve spor merkezinde, son teknoloji ile donatılan Fitness Center’ın yanı sıra kapalı havuz, sauna, buhar banyosu, macera duşları, Osmanlı hamamı gibi alanlar da yer alıyor.

Bölgede peyzajı ile farklılaşan Elite World Europe, açık havuzu ile hafta sonu tatilleri ve etkinlikler için İstanbul Avrupa yakasında farklı bir alternatif olacak. Gerek yorgunluğunu atmak isteyen iş dünyası gerekse havuz başında kokteyl veya düğün benzeri törenleri yapmak isteyenler için seçenek olacak otelin iç avlusunda farklı kuş türlerinden oluşan 30 canlının yaşayacağı botanik bahçesi ise misafirlere tropik bir ortam yaşatacak.İş dünyasına özel “Executive Katlar”, “Elite World Club Lounge”, “Business Center”ın yer aldığı Elite World Europe’da ayrıca zincirin diğer noktalarında yer alan mekanlar yurtiçi yurtdışı misafirlerini ağırlayacak. Coffee Company, One Bar ve İtalyan lezzetlerinin sunulduğu Loliva Restaurant dışında ‘The Grill de 5 yıldızlı bir ocakbaşı keyfi sunuyor olacak.

BASIN EKSPRES'İN POTANSİYELİ YÜKSEK
Basın Ekspres'teki otel sayısının fazla olmasına rağmen bölgenin farklı bir dinamiği olduğunu belirten Elite World Hotels Zincir Genel Müdürü Ünsal Şınık, "Artık her yerde olduğu gibi bu bölgede de otel sayısı arttı. Talep aynı oranda artmadığı sürece bazı dönemlerde fiyat düşüklüğü görülecektir. Fakat o bölgenin farklı bir dinamiğinin olduğunu düşünüyoruz. Bu bölgede iş amaçlı seyahat eden bir kitle var. Fuar merkezleri o bölgede. Fuarlara katılan ziyaretçi sayıları da giderek artıyor ve bölgeye ciddi katkı sağlıyor. Ayrıca insanlar artık merkezden uzaklaşıp bütçesi daha düşük ve trafikten uzak yerlerde organizasyonlar yapmak istiyor. Biz o bölgeye taleplerin gün geçtikçe artacağına inanıyoruz" dedi.

6 Şubat 2017 Pazartesi

66 milyon seyahatseverin gözü İstanbul’da olacak

Dünyaca ünlü bloggerlar ve sosyal medya fenomenleri, 18 - 19 Nisan’da INFLOW Travel Summit 2017’de buluşuyor.Tüm dünyada seyahat akımlarının hızla değişmesi ve çeşitlenmesinde büyük rol oynayan içerik yaratıcıları, bloggerlar, fotoğrafçılar ve sosyal medya fenomenleri, İstanbul’da bir araya geliyor. 18 - 19 Nisan tarihlerinde düzenlenecek INFLOW Travel Summit 2017’ye katılacak isimler, yalnızca Instagram üzerinden dünya çapında 66 milyon kişiyle etkileşime giriyor.

Yeni yıla büyük beklentilerle başlayan turizm sektörü, Nisan ayında İstanbul’da gerçekleşecek büyük bir buluşmayla yaz öncesinde hareketli günler yaşamaya hazırlanıyor. Fotoğraf, video ve yazılarıyla tüm dünyada milyonlarca kişinin seyahat tercihine yön veren içerik yaratıcıları, bloggerlar ve sosyal medya fenomenleri, İstanbul’da bir araya geliyor. 18 - 19 Nisan tarihlerinde düzenlenecek INFLOW Travel Summit 2017’nin konuşmacıları, farklı mecralarda en iyi 50 isim arasına girmiş kişiler arasından belirlendi. Yalnızca bu platform üzerinden 66 milyon kişiyle etkileşime giren konuşmacı ve katılımcıların, turizme önemli bir katkı sunması bekleniyor. 

INFLOW Travel Summit 2017, sektör profesyonellerinin ve önemli markaların da katılımıyla, dijital pazarlama dünyasını seyahat özelinde ele almaya hazırlanıyor. Etkinliğe 30 farklı ülkeden, seyahat dünyasına yön veren 250 ismin katılması hedefleniyor.Türk Havayolları ve TAV ana sponsorluğunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TÜRSAB’ın desteğiyle gerçekleştirilecek etkinliğin ilk gününde konuşmacılar; sunum, panel ve yaratıcı çalışmalarla yeni seyahat trendlerini paylaşacak. INFLOW Travel Summit 2017’nin ikinci gününde ise, katılımcılar B2I (Business-to-Influencer) toplantılarına katılarak, dijital platformun öncüleri, sektör profesyonelleri ve marka temsilcileriyle görüşme imkanına sahip olacak.