9 Temmuz 2022 Cumartesi

DATÇA MEHMET ALİ AĞA KONAĞI’NDA SİZ DE KENDİ MASALINIZI YARATIN

Sanatı, doğayı, tarihi yeniden yorumlayacağınız, kendinizi özel hissedeceğiniz, tarihin içinde sakin bir tatil yaşayacağınız Mehmet Ali Konağı her yaz olduğu gibi bu yaz da özel davetlerin, etkinliklerin, düğünlerin , sanatsal faaliyetlerin  vazgeçilmez mekanı olmaya hazır.


Herkes kendi masalını yaratır… 

Mehmet Ali Ağa Konağı olarak, biz kendi masalımızı yeniden yazdık….

Sizleri de; İçinizdeki ‘’BEN’’ i yeniden keşfetmeye; kendi masalınızı yaratmaya ve masalınızın baş kahramanı olmaya davet ediyoruz…

Mehmet Ali Ağa Konağı olarak; sizlere kusursuz bir tatil deneyimi yaşatmak için buradayız.

Kişiye özel hizmetlerimiz ile tatilinizi daha rahat, daha konforlu, daha deneysel geçirmeniz için çalışıyoruz.

Ve bölgeyi en güzel biçimde yaşamınız için uğraşıyoruz.

Sanatı, doğayı, tarihi yeniden yorumlayacağınız, kendinizi özel hissedeceğiniz, tarihin içinde sakin bir tatil yaşayacağınız Mehmet Ali Konağı her yaz olduğu gibi bu yaz da özel davetlerin, etkinliklerin, düğünlerin , sanatsal faaliyetlerin  vazgeçilmez mekanı olmaya hazır.

1800’lerin başlarına tarihlenen; yöre halkının ‘’Kocaev’’ diye andığı Mehmet Ali Ağa Konağı; yalnız Datça’da değil, tüm Akdeniz yöresinde günümüze ulaşabilmiş en eski sivil mimari örneklerinden biridir. 

Mehmet Ali Ağa Konağı, yaklaşık 200 yıl boyunca Datça’nın sosyo-ekonomik hatta siyasi tarihinde belirleyici rol oynayan Tuhfezade ailesinin malikanesiydi.

Yarımadamızda Koca Ev diye bilinen Mehmet Ali Ağa Konağı, Tuhfezadeler tarafından yaptırılmış, yaptıranın Mehmet Ali Ağa’nın babası Mehmet Halil Ağa olduğu tahmin edilmektedir.   

Mehmet Ali Ağa, 1895 yılında Rodos’ta İdare Meclisi azasıdır. Mehmet Ali Ağa ailesi uzunca bir dönem bu konakta yaşarlar.  Aileden hayatta kalan olmayınca Konak ve diğer miras Tereke Hakimi tarafından satışa çıkarılır. Konak birkaç kez el değiştirir. Tütün deposu, sinema, okul ve düğün salonu olarak kullanılır. Konak tüm bu zaman içinde değişir, hasar görür, tadilatlar yaşar.

Dünya literatürüne girmiş bu konak, kaderine terkedilmiş, çürümeye, yıkılmaya bırakılmıştı. Ta ki 2002’de Pir Turistik Tesisler A. Ş, konağı satın alıp restore ederek bir «müze otel» e dönüştürene kadar.

Geleneksel tarzda ve Anadolu’daki eşraf ailelerinin evlerine özgü mahrem ortamın büyüsü korunarak restore edilen Mehmet Ali Ağa Konağı’nın kalemişleri ve ahşap işçiliği Türk Sanat Tarihinde önemli bir yere sahip.

Tarihi dokunun en ince ayrıntısına kadar korunduğu Mehmet Ali Ağa Konağı’nın restorasyonu tarihe karşı beslenen sevgi, saygı ve sorumluluğun öyküsüdür.             

Mehmet Ali Ağa Konağı, bugün geçmişten aldığı mirası geleceğe taşıyan benzersiz bir ‘’müze otel’’ olarak ; birbirinden farklı her biri antikalarla dekore edilmiş Konak odaları , geleneksel taş odaları;  gizli bahçeleri,   özel hamamı, ve  yemyeşil doğası ve çok özel ekibiyle  seçkin müşterilerine özgün deneyimler yaşatıyor, unutulmaz anılarla uğurluyor.

12 dönüm arazi içine konumlanmış Mehmet Ali Ağa Konağı; incelikli mimarisi ve dekorasyonu, mücevheri andıran başodası, aile hamamı, duvar ve tavanlarını süsleyen kalem işleri, eski ahşap işçiliğinin bütün zarafetini ortaya koyan yüklükleri ve tüm detayları ile ayrıcalıklı bir mekanın sıcaklığını yansıtıyor.

1 Başoda, 4 Konak odası, ve 3 ayrı binada 1’i süit 12 odasıyla toplam 18 oda olarak hizmet vermekte olan Mehmet Ali Ağa Konağı günümüzün en seçkin ve tercih edilen ‘’müze otel’’idir.

Geçmişte özel konukların ağırlandığı “Başoda” bugün de özel konuklarını ağırlıyor

Geçmişte özel konukların ağırlandığı Konağın ‘’Başoda’’sı, olağanüstü ahşap doğramaları ve 1831 yılına tarihlenmiş kalemişleriyle bir müze niteliğini taşıyor. Türk evlerinin iç dekorasyonlarında her zaman önemli bir süsleme öğesi olarak yer almış olan kalemişleri, Batı’dan gelen Barok süslemeciliğiyle minyatür sanatının ayrıntılı gerçekçiliğini buluşturmasını bilmiş sanatkarların seyrine doyum olmaz eserlerini günümüze yansıtıyor. Orijinal durumunu korumuş olan tavan süslemeleri ve ortasında sonsuzluğu simgeleyen Çarkı felek eski Türk tavanlarının önemli örneklerinden birini oluşturuyor.

Mekanın ilk şekline uygun duvarlar boyunca uzanan sazdan sedirlerden oluşan oturma grubu, yastık ve kanaviçe örtüleri, antika gümüş şamdanları ve tüm detaylarıyla Başoda, konukları Konağın görkemli günlerine taşıyor.

Konağın görkemli ahşap kapısından girer girmez, 19. yüzyıldan bir Türk evinin günümüz konforuyla birleşmesinden doğan bir yapıda, tarih içinde yolculuğa çıkıyorsunuz.

Sedir kokusunun yayıldığı konak odaları; Başoda’nın kalemişlerinde yer alan ‘’Yedi Uyurlar’’ efsanesinden esinlenerek adlandırıldı. Yemliha, Mislina, Sazenuş, Mernuş, Tabernuş…

Yüzyıllık Fransız, İngiliz, Viyana tarzı mobilyalara, antika vantilatörler, radyolar ve telefonlar eşlik ederken kışın bakmaya doyum olmaz ateşiyle odaları ısıtan külahlı şömineler Konağa özgü bir nostaljiyi yansıtıyor.

Zarif bir ahşap işçiliğinin örneği olan yüklük kapılarının gerisinde saklanan modern banyo ve tuvaletler, hamam kurnasından lavabosu, varak yaldızlı gümüş sırlı aynasıyla konak odalarının en çarpıcı köşelerinden biri.

Osmanlı tarzının modernleştirilmiş çizgilerine hakim olan ‘’Taş odalar’’ Konakla uyum içinde. Zarafetin her şeyden önce yaşama sanatına dönüştüğü Taş odalar, kavuklu komodinleri, mekik yatak başları, yeniçeri başlıklı lambalarıyla geçmişten geleni güncel olanla buluşturuyor.

Konforun ve teknolojinin estetikle buluştuğu, renklerin ve dokuların tılsımında yaşayan bu odalar sade dekorasyonu ve ferah boyutları ile huzurlu bir atmosfer yaratıyor.

Taş binaları birbirine bağlayan, Konak ve bahçe manzaralı ahşap teras, rahat koltuklarıyla romantik düşlere davet ediyor.

Konak bahçesi ise doğanın kışkırtıcı güzelliğini yansıtıyor

Narenciye bahçesi, gül bahçesi, Akdeniz yöresine özgü bitki ve çiçekleri, her biri ayrı bir görsel incelikle döşenmiş podima taşları, ahşap köprüleri, gizli bahçeleri, güneşlenme ve gün batımı terasları, gökyüzü seyir alanları, antik bahçeleri, çardakvari oturma gruplarıyla Konak bahçesi doğanın kışkırtıcı güzelliğini taşıyor.

Görkemli ağaçların, rengarenk çiçeklerin ve yemyeşil   bitkilerin arasında masalsı bir yolculuğa çıkarken, şifalı doğasıyla ruhunuzu dinlendireceğiniz bu vahada kendinizi yeniden doğmuş gibi hissediyorsunuz.

Tarihi hamam ve aromaterapi masaj ile ruhunuzu dinlendirin  

Konak bünyesinde bulunan, Türk hamamının bütün özelliklerini taşıyan küçük aile hamamı, Osmanlı’nın bir kubbenin altında mermerden sudan ve buhardan yarattığı köklü kültürü tüm gelenekleriyle yaşatıyor.  Hamam ritüelinin devamı olan aromaterapik bir masaj, ruh ve vücut dinginliğine kavuşmak isteyenleri bekliyor.

 

Nem oranı sıfır, oksijen yoğunluğu bakımından dünyanın 3.yeri kabul edilen ve koruma altına alınan Datça Yarımadası’nın bir kıyıdan diğer kıyıya uzanan kumsallarında güneş ve deniz banyosuna, balıkçılıktan yelkenciliğe, sörf sporundan yat gezilerine kadar su sporları sevenleri de sayısız seçenekler bekliyor.

Konağın “Müzeoda”sında Sanata Saygı :   Çakıl Taşı Şairi Necdet Kırımsoy’un Kalıcı Sergisi

Yaşamının büyük bir bölümünü doğal taş ve yapı taşlarından heykel ve her biri heykel sayılan takı tasarımları yaparak geçiren Necdet Kırımsoy’un değerli eserleri Mehmet Ali Ağa Konağı’nın ‘’Müzeoda’’ sında meraklıları ile buluşuyor.

2018 yılında yaşama veda eden Kırımsoy’un tüm eserleri, Mehmet Pir tarafından satın alınarak koruma altına alındı.   

 84 yıllık yaşamında mimar, heykeltıraş ve takı tasarımcısı olarak gerçekleştirdiği üretimlerine ek olarak kendini bir “lithoman” (taşsever) olarak tanımlayan Kırımsoy; yıllarca Türkiye’nin her bir noktasından topladığı her bir taşa yeni anlam ve ruh kazandırmış. En değerli ve yoğun çalışmalarını ise eşi Doris ile birlikte Datça Reşadiye’deki evlerindeki atölyesinde gerçekleştirmiş.

Düğün ve davetlerin en tercih edilen mekanı 

Mehmet Ali Ağa Konağı, peri masallarındaki kadar büyüleyici ortamı ve butik hizmet anlayışıyla hayatınızın   bu özel gününü unutulmaz kılıyor. Özel düğün menüsü ve en ince detaylara kadar düşünülmüş organizasyonun yanı sıra konaklayacağınız sıradışı tarihi Başoda’da size bir düğün masalı yaşatıyor.

Mehmet Ali Ağa Konağı; kişiye/gruba özel organizasyon anlayışıyla özel buluşmalarınızı en keyifli, iş toplantılarınızı en verimli şekilde geçirmenizi sağlıyor. Bugüne kadar en şık davetlere imzasını atan Mehmet Ali Ağa Konağı, bundan sonra da hoşluklarıyla dillerden düşmeyecek davetlerin merkezi olacak.

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder