8 Ocak 2015 Perşembe

İGİAD’IN İNSANİ GEÇİM ÜCRETİ (İGÜ) 1,780 TL

Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) tarafından yapılan araştırma sonucunda İstanbul’da ortalama büyüklükte bir ailenin, insani şartlarda aylık geçimini sağlayabilmesi için insani geçim ücreti (İGÜ),  2015 yılı için 1.780 TL olarak belirlendi.

İGİAD İnsani Geçim Ücreti (İGÜ) Tespit Komisyonu, her yıl Aralık ayında yaptığı bir araştırma ile Türkiye’de farklı bölgelerdeki ailelerin geçinebilmesi için gerekli olan asgari ücret seviyesini tespit ediyor. İGİAD’ın 2008 yılından beri Asgari Geçim Ücreti (AGÜ) ismiyle İstanbul için yaptığı çalışma, 2014 yılı itibariyle İGÜ olarak revize edilmiş ve hesaplamada daha ileri yöntemlerin kullanılmasına geçilmiştir. İGÜ, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistiki Bölge Sınıflaması’nda yer alan 12 farklı bölge için yapılmaya başlanmıştır.

Ortalama büyüklükte bir hanenin aylık insani geçim maliyetinin hesaplanmasından hareketle yapılan bu araştırma, bir ailenin; gıda, giyim, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar, mobilya, ev aletleri ve ev bakımı, sağlık, ulaştırma, haberleşme, eğlence ve kültür, eğitim hizmetleri ve sair harcamalarını içeriyor. TÜİK tarafından üretilen veriler kullanılarak yapılan hesaplamalara göre, işverenlerin İstanbul’daki bir işgörene ailesini geçindirebilmesi için asgari olarak aylık toplam 1.780 TL (prim, ikramiye, yardım vb. yan ödemeleri dâhil) ödemesi gerekiyor. Tespit edilen İGÜ rakamı, SGK, vergi ve devlet tarafından karşılanan eğitim giderlerini içermiyor. İGİAD, bu rakamı, işgörene verilmesi gereken insani geçim ücreti tutarı olarak işverenlere tavsiye ediyor. Her bölge için farklı ücretlerin belirlendiği çalışmada, Türkiye ortalaması fiyatlarla hesaplanan İGÜ 1390 TL’dir.

İşgörenlere ödenen asgarî ücreti, toplumsal dayanışma ve refah seviyesi açısından önemli bir gösterge olarak kabul eden, kurucuları arasında işverenlerin yanı sıra işgörenlerin de olduğu İGİAD, yürürlükte olan asgarî ücret seviyesinin daha da yukarılara çekilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu konuda işverenlerin daha duyarlı olmaları konusunda çağrıda bulunan İGİAD, İGÜ sayesinde çalışanların ücretlerinin sürekli iyileştirilmesini amaçlıyor.

İGİAD, iş dünyasına alternatif olarak sunduğu ve reel rakamlarla hesaplanan İGÜ’yü pratikte uygulanması ya da uygulama yönünde gayret gösterilmesi için tüm işverenlere tavsiye ediyor. Ayrıca, işverenlerin bu ücret seviyesini işletmelerinde uygulayabilmeleri için de hükümetin işgören maliyetini işveren lehine çevirecek düzenlemelerde bulunması gerekmektedir.                    

Projelerimizde Kültürümüz İle Ülkemizin Tanıtımına Katkı Sağlamayı Amaçlıyoruz

YAPIMCI SAVAŞ UĞURLU: ‘’PROJEMİZ ANADOLU SELÇUKLU DEFİLESİ OLACAK’’
Medyadoktoru Yapım Organizasyon firması tarafından gerçekleşecek olan, tasarımlarını Zeynep Kartal’ın yapacağı ve Konya Valiliği, Konya Büyükşehir Belediyesi ile Konya Ticaret Odasının destekleriyle 8 Nisan’da yapılacak olan proje Anadolu Selçuklu Defilesi ismiyle gerçekleşecek. Projenin yapımcısı Savaş Uğurlu, ‘’En eski uygarlık merkezi olan Anadolu Selçuklu döneminin Kıyafetleri günümüze dek az işlenmiş bir konudur. Devlet teşkilatının en mükemmel şekli Büyük Selçuklu İmparatorluğunda kurulmuştur. Bizim bu önemli kültürü es geçme şansımız yoktu. Yaptığımız, yapacağımız organizasyonlarda ve projelerde kültürümüzü ile ülkemizin tanıtımına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Konya’mızda da gerçekleştireceğimiz projeyi de Anadolu Selçuklu Defilesi ismiyle yaparak bu önemli şehrimizi ve kültürümüzü tüm dünyaya anlatmayı hedefliyoruz. Etkinlik günü olan 8 Nisan da dünyanın en büyük haber kanaları ile tanınmış isimlerini projemiz kapsamında Konya’da misafir edeceğiz. ’dedi


KONYAYA VE ÜLKEMİZE YAKIŞAN BİR ORGANİZASYON OLACAK
Toplumların hafızalarını tazelemek, tarihi hasretlerimizi gidermek amacıyla büyük bir organizasyon ile Konya’da Anadolu Selçuklu Kültür Defilesi yapacaklarını belirten Uğurlu, ‘’Anadolu Selçuklu Medeniyetini günümüz diliyle görücüye çıkarmayı amaçlıyoruz. ’dedi

 ANADOLU SELÇUKLU GÜNÜMÜZE UYARLANACAK
Anadolu Selçuklu Defilesinin tasarımlarını gerçekleştirecek olan Zeynep Kartal  tasarımla ile alakalı şunları söyledi, ‘Anadolu Selçuklu Defilesinde tasarlayacağım 25 parça kadın erkek koleksiyonda Anadolu motiflerini ve renklerini baz alıyorum. O dönemde olduğu gibi bende 7 çeşit kumaş deseni kullandım. Az işlenmiş bir kumaş türü. Defilemizde kadın tasarımları dışında erkek tasarımlarına da yer vereceğiz. Yüzyıllar içerisinde toplumların gösterdiği değişim ile birlikte, anılar zamana yenilebilir.  21. Yüzyılın hızı ve küresel dünya, kültürel öğelerimizle aramıza mesafe koysa da, nostaljik hasretleri gidermenin yöntemlerini arıyoruz. Anadolu Selçuklu döneminin önemli hikayesinden yararlanılarak hazırlanacak olan koleksiyonumuzda, 21. Yüzyılın güncelliğini de içinde barındıracak. Günümüzün Avrupa tarafından şekillendirilen “moda” kavramına alternatif bir bakış açısı olması yönüyle Anadolu Selçuklu projesi güncel bir tasarım hareketi olacaktır. ’dedi


“İnternet Medyası Çalışanları Da Sarı Basın Kartı Alabilmeli”

“Dijital Medyada  Çalışan Gazetecilerin  Sarı Basın Kartı Alma Çabasını Destekliyoruz”


 ASİAD Başkanı Barış Aydın: “Sarı basın kartı gazetecinin sadece kimliği değil aynı zamanda gururudur.Ankara Sanayici ve İşadamları Derneği (ASİAD) Başkanı Barış Aydın, gazetecilerin, yaşadığımız dünyanın, daha huzurlu ve daha şeffaf bir hale gelmesi için gece gündüz çalıştığını belirterek, “Her meslek grubunun imrenerek baktığı sarı basın kartı, gazetecinin sadece kimliği değil, aynı zamanda gururudur. Dijital medya hızla gelişirken, bu alanda çalışan gazeteci arkadaşlarımızın da sarı basın kartı alma çabasını destekliyoruz” dedi.

Barış Aydın, tüm basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak, geçtiğimiz yıl içerisinde 66 gazetecinin hayatını kaybettiğini ve 119 gazetecinin de kaçırıldığını anımsattı.
Yaşanan olaylar nedeniyle gazetecilik mesleğinin dünyanın en tehlikeli meslekleri arasına girdiğini vurgulayan Aydın,  “İnsanların haber alması ve düzenli bilgi akışı için basının özgürce çalışacağı ortamların olması son derece önemlidir. Bu önemli görevi yerine getirmek için koşuşturan gazetecilerin halkı bilinçlendirmek için verdiği mücadele her türlü takdirin üzerindedir” dedi.

Sadece kart değil, aynı zamanda prestij
Türk basınının geçmişten bugüne önemli gelişme gösterdiğini, yazılı ve görsel boyutunun yanında dijital ortamda da görevini fedakarca yerine getiren basın mensuplarının etkinliğini her geçen gün arttırdığına dikkati çeken Aydın, her meslek grubunun imrenerek baktığı sarı basın kartının basın mensuplarına prestij ve ayrıcalık getirdiğini bildirdi.

Aydın, klasik medya kuruluşlarının yanı sıra dijital medya mensuplarının da uzun zamandır sarı basın kartı alabilme müjdesini beklediğini kaydederek, şunları söyledi:
“Çalışma koşulları ve mesai anlayışı olarak tam bir gazetecilik yapan dijital medya emekçilerinin, diğer gazetecilerde var olan haklara sahip olmasının zamanı geldi. Dijital medya çalışanları için başta sarı basın kartı olmak üzere tüm düzenlemelerin acilen yapılması gerekmekte. Sarı basın kartı gazetecinin sadece kimliği değil aynı zamanda gururudur. Bu nedenle, internet üzerinden yayın yapan medya mensuplarının da bu prestije sahip olabilmeleri şart. Dijital medya hızla gelişirken, bu alanda çalışan gazeteci arkadaşlarımızın da sarı basın kartı alma çabasını destekliyoruz. Umarız yeni yıl dijital medya mensuplarının hayallerine ulaştığı ve internet medyasında da sarı basın kartlı gazeteci döneminin başladığı yıl olur.”

All Saints Müzik Tutkusu İle Dolu Amatör Kişilerden Kuruldu

All Saints Çok Sesli Korosu Kuruldu
All Saints Çok Sesli Korosu , Şef: Leyla Pekin ( Coloratura Soprano ) tarafından Ekim 2014'de kuruldu.İki buçuk ay gibi kısa bir süre de çalışmalarına devam eden All Saints korosu, müzik tutkusu  ile dolu  amatör kişilerden oluşuyor.


Dünya Müziklerinin  ve öz folklorumuzu yurt içi ve yurt dışında tanıtarak Dünyada barış ve müzik sloganıyla yola çıkan ilk konserini de 6 OCAK 2015'de All Saints Kilisesi'nde  '' Epifani Bayramı ve Yeni Yıl Konseri '' altında başarı bir şekilde  gerçekleştirdi.Şef Leyla Pekin ( Coloratura Soprano ) yıllar önce İstanbul'un hoşgörü kenti olması düşüncesi ile ilahilerimizi yurt içi ve yurt dışında kiliselerde ilk seslendiren kişi oldu. Bu konuyu da 25 Aralık 2012 tarihli Hürriyet Gazetesi ''İlahilerle Hoşgörü Köprüsü '' başlığı ile tüm Türkiye'de haber yaptı.Yunus Emre haftası için Eskişehir'de  , İtalya Torino'da büyük bir Katedralde İtalyan organist Giuseppe Gandolfo ile her dinden ilahiler söyledi ve de söylemeye devam etmektedir.


İlahilerin, insan ruhuna en yakın form olduğunu kabul eden Pekin sekiz yıldır da, Kadıköy Belediyesi Dünya Müzikleri Ve Folklorik Tınılar Çok Sesli Korosu'nu çalıştırmakta ve bu koro ile yurt içi ve yurt dışında festivallerde konserler vermektedir. Sekiz yıldır birlikte olduğu korosu ile Büyükada  Aya Panaiya Rum Ortadoks Kilisesi'nde , San Pasifico Kilisesi'nde, St.Pietro Ve Paolo Kilisesi'nde, Santa Maria Draperis  Kilisesi'nde ilahiler söylemiştir.

YURT DIŞINDA ERKEN REZERVASYON FIRSATI

Tatil yapmayı lüks olmaktan çıkarıp herkese ve her keseye uygun ödeme fırsatları ile birbirinden farklı seçenekler sunan Tatilbudur.com’un yurt dışı erken rezervasyon kampanyalarından şimdi yararlanın ve karlı çıkın. Erken rezervasyon dönemi ile tatilcilere avantajlı indirim fırsatları sunan Tatilbudur.com, bu yıl yurt dışı erken rezervasyonlarında oda başı 400 Euro’ya varan indirim seçenekleri ile tatilcilerin yüzünü güldürüyor. Bangkok’tan Dubai’ye, İtalya’dan Maldivlere dünyanın her yerinde tatil hayallerinizi gerçekleştirmeye devam ediyor.


Erken rezervasyon kampanyası sayesinde, indirim fırsatlarından yararlanmanın yanı sıra iptal güvence paketi satın alarak son 10 iş günü kalana kadar rezervasyonlarınızı iptal ettirebilirsiniz.
Yapmanız gereken sadece tatilinizi hayal etmek ve gerisini seyahat danışmanlarına bırakarak tatiliniz keyfini çıkarmak.


SALT Araştırma Fonları 2015 başvuruları başladı

SALT, 2013’ten bu yana her yıl altı araştırma projesine toplam 60 bin TL değerinde fon desteği sağlıyor. SALT Araştırma Fonları’na ön başvuru yapmak için son tarih 16 Şubat.SALT’ın 2013 yılında oluşturduğu SALT Araştırma Fonları, mimarlık ve tasarım, sosyal ve ekonomik tarih ile güncel sanat alanlarında özgün belge edinimi ve araştırmayı hedefleyen projeleri destekler. Ayrıca, SALT Araştırma bünyesindeki arşivlerin değerlendirilmesine katkıda bulunur.


2015 yılında altı araştırma projesine 10.000 TL değerinde, toplam 60.000 TL’lik fon verilecektir. Fonlardan ikisi Türkiye’de mimarlık ve tasarım, ikisi sosyal ve ekonomik tarih, ikisi ise Türkiye’de sanat konulu araştırmalara yöneliktir. Başvurular iki aşamalıdır. 16 Şubat Pazartesi saat 18.00’e kadar yapılacak ön başvurular sonucunda konu, dönem ve araştırma alanının uygunluğu belirlenecektir. Araştırma projesinin ön kabulü durumunda, son başvuru tarihi 16 Mart Pazartesi saat 18.00’dir. Sonuçlar 21 Nisan Salı günü duyurulacaktır.

Seçici Kurul, Prof. Dr. Sibel Bozdoğan (Harvard University ve Kadir Has Üniversitesi), Merve Elveren (SALT Araştırma ve Programlar), Lorans Tanatar Baruh (SALT Araştırma ve Programlar), Doç. Dr. Meltem Toksöz (Boğaziçi Üniversitesi) ve Prof. Dr. Zeynep Yasa Yaman’dan (Hacettepe Üniversitesi) oluşmaktadır.

Türkiye’de mimarlık ve tasarım araştırmaları
1950’ler sonrasında basılı kaynakların dışında kalan konulara ilişkin araştırmalara ve/veya mevcut kaynaklara özgün yaklaşımlar sunan yeni çalışmalara açıktır. Tasarım nesnelerinden yapılı çevrede geniş coğrafyalara kadar her türlü ölçek araştırma konusu olarak seçilebilir.

Sosyal ve ekonomik tarih araştırmaları
Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyılı ve/veya 20. yüzyıl Türkiye’sinin sosyal ve ekonomik tarihine ilişkin özgün araştırmalar ile SALT Araştırma bünyesindeki belgelerin kullanımıyla hazırlanan çalışmalara açıktır.

Türkiye’de sanat araştırmaları
1960’lardan bugüne bölgesel ve enternasyonal çerçeve ve ilişkiler içerisinde yerel sanat tarihleri yazımlarına, basılı veya bilinir kaynakların ötesinde özgün materyallerin araştırmasına açıktır.

Ön başvuru yapmak için: http://bit.ly/2015saf
SALT Araştırma Fonları 2015


Proje ölçütleri

SALT Araştırma Fonları, kâr amacı gütmeyen projelere verilir.
Fonlar, SALT’ın desteğiyle gerçekleştirilecek belirli bir araştırmaya yönelik olup, sadece belirtilen misyon dâhilinde kullanılabilir.
Başvuru konusunun SALT Araştırma ile ilişkilendirilmesi tercih edilir. Kurumun bünyesinde var olan veya süreçlendirilen arşiv ve araştırmalara yönelik başvurulara öncelik verilir.
Hangi nedenle olursa olsun ırk, dil, din, uyruk, kültür, yaş ve cinsiyete dayalı ayırımcılığı teşvik eden projeler hiçbir şekilde desteklenmez.


Nasıl başvurulur?

SALT Araştırma Fonları, 12 aylık dönemlerde verilir.
SALT Araştırma Fonları'na bireysel ve/veya toplu başvuru yapılabilir.
Başvurular iki aşamalıdır:

o Ön başvuru 16 Şubat Pazartesi saat 18.00’e kadar http://bit.ly/2015saf adresi üzerinden yapılmalıdır.
o Araştırma projesi konu, dönem ve alan açısından 23 Şubat Pazartesi gününe kadar değerlendirilecektir.
o Ön başvurunun kabulü durumunda, son başvuru tarihi 16 Mart Pazartesi saat 18.00’dir. Başvurunun yapılacağı adres, ön başvuru kabul yazısı ile birlikte gönderilecektir.
o Sonuçlar 21 Nisan Salı günü duyurulacaktır.

Tüm başvurulara elektronik ortamda cevap verilir.
Gerek görüldüğü takdirde karşılıklı görüşme gerçekleştirilir; ek malzeme talep edilebilir.
Araştırmacılar, her dönem sadece bir başvuru yapabilir.
SALT çalışanlarının aile üyeleri ve akrabaları başvuramaz.


Hak kazananlar

SALT Araştırma Fonları’na hak kazanan araştırmacılardan ayrıca resmî belgeler talep edilecektir.
SALT Araştırma Fonları araştırmacılarının projeye ara verme veya bırakma kararı almaları durumunda fonun geri talebi söz konusudur.

Olanaklar

Fon kullanıcıları, SALT’ın teknik olanaklarından yararlanabilirler.

Proje süreci ve yeniden başvurular

SALT Araştırma Fonları araştırmacıları, süreç içerisinde SALT Araştırma ile iletişimde olurlar. Projenin sekizinci ayında SALT Araştırma’ya bir sunum yapar ve 300 kelimeyi geçmeyen bir rapor yazarlar.
SALT Araştırma Fonları araştırmacıları, projelerinin kapsamına göre sekiz aylık raporun ardından takip eden ikinci 12 aylık dönem için yeniden başvuru yapabilirler.
Araştırma dâhilinde çalışılan yeni arşivlerin korunması ve kamusallaştırılması söz konusu olduğunda SALT Araştırma’ya öncelik verilir.
Araştırma, fon desteğinden yararlanan araştırmacıya aittir ancak araştırmanın yer aldığı ortamlarda SALT Araştırma Fonları desteğinin anılması beklenir.
Araştırmanın yayımlanması ya da bir diğer kamusal aktarımı söz konusu olduğunda teklif öncelikle SALT’a yapılır.
SALT Araştırma Fonları araştırmacıları, projelerinin tamamlanmasından en az üç dönem sonra yeni bir konuyla başvuruda bulunabilirler.


Seçici Kurul
Bağımsız olarak görevlendirilmiş üç uzman ve iki SALT temsilcisinden oluşan Seçici Kurul, başvuruları profesyonel bilgi ve birikimleri dâhilinde değerlendirir, gerekli gördüğü durumlarda oturuma dışarıdan danışman davet edebilir.
Değerlendirmenin temel kriterleri, başvurunun niteliği ve SALT Araştırma’nın birikimleri ile yeni bilgi üretimine olası katkıya dayanır.
Başvuruların niteliğinin Seçici Kurul tarafından yeterli bulunmadığı durumlarda verilecek fon sayısının değiştirilmesi Seçici Kurul’un kararıdır.
Seçici Kurul üyelerinin görev süresi iki yıldır. Üyeler, başvuruları değerlendirmek üzere yılda bir kez toplanırlar. SALT Araştırma ve Programlar Direktörü, seçim hakkı olmaksızın kurul oturumuna başkanlık eder. Raporlama, SALT tarafından yapılır.
Seçici Kurul üyeleri başvuru yapamazlar.
Seçici Kurul üyelerinin başvuruyu gerçekleştiren kişilerle iş ve/veya eğitsel ilişki içerisinde olmaları tercih edilmez.
Seçici Kurul üyelerinden birinin eğitsel, kurumsal ve ailevi ilişkide olduğu bir kişinin başvurusunun değerlendirildiği durumda, üye karar sürecinde toplantı mekânından ayrılır ve karar sürecine dâhil edilmez.

Seçici Kurul üyeleri
Prof. Dr. Sibel Bozdoğan Harvard University Graduate School of Design ve Kadir Has Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde öğretim üyesidir. Disiplinler ve kültürler arası çerçevede modern mimarlık ve şehircilik tarihiyle ilgilenen Bozdoğan’ın son araştırmaları İstanbul’un kent tarihi, özellikle de mimarlık ve politika ilişkisinin tarihi üzerinedir.

Merve Elveren 2011’den bu yana SALT bünyesinde uzun süreli araştırma projelerinde çalışmakta ve SALT Araştırma ve Programlar Yönetmeni olarak görev yapmaktadır.

Lorans Tanatar Baruh 2011’den bu yana SALT bünyesinde tarih ve sosyal bilimler alanlarında programlar geliştirmekte ve SALT Araştırma ve Programlar Yöneticisi olarak görev yapmaktadır.

Doç. Dr. Meltem Toksöz Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde öğretim üyesi ve Asya Araştırmaları Merkezi’nin müdürüdür. Araştırmaları tarih yazımı, entelektüel tarih, iktisat tarihi ve son Osmanlı döneminde toplum ve devletin modernleşmesi konularına odaklıdır.

Prof. Dr. Zeynep Yasa Yaman Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde öğretim üyesidir. Çalışma alanlarını modernizm ve postmodernizm, modern sanat ve güncel sanat, Osmanlı ve Türk modernleşmesi, kültür ve sanat politikaları ve Türkiye sanatında kadın sorunları oluşturmaktadır.

2014, Boeing Ticari Uçaklar için Teslimatlarda ve Siparişlerde bir Kilometre Taşı Oldu

Tek bir yılda bugüne kadar en yüksek rakam: 723 adet teslimat, 1.432 adet kesin ticari sipariş
Liste fiyatı üzerinden 232,7 milyar dolar değerinde ticari sipariş 

Boeing (NYSE: BA) çalışanları 2014 yılında, tek bir yıl içinde 723 teslimat ile, iki yıl üst üste şirketin kendi rekorunu kırmasına yardımcı oldu. Şirketin satış ekibi aynı zamanda, liste fiyatı üzerinden 232,7 milyar dolar değerinde 1.432 adet kesin sipariş alarak, 2007 yılında ulaşılan bir önceki tüm zamanların en yüksek rakamının üzerine çıktı.Boeing’in yılsonu itibariyle tamamlanmamış olan ticari sipariş sayısı 5.789 adet olurken, bir başka tüm zamanların en yüksek rakamı daha kaydedilmiş oldu.Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Ray Conner, “Tüm Boeing ekibiyle ve geçtiğimiz yıl rekor sayıda ticari uçak siparişi alabilmek ve teslimatı yapabilmek için gerçekleştirdikleri yoğun çalışmayla gurur duyuyorum” dedi.Everett ve Renton, Washington ve Kuzey Charleston,S.C.’de bulunan tüm Boeing Ticari Uçaklar üretim tesislerinin her biri de kendi yeni tesis teslimat rekorlarını kırdılar.


 2014 yılında, üç ayrı ticari programın her biri, tek bir yıl içinde edinilen kayda değer kilometre taşlarına eriştiler:
·         737 programı kapsamında 485 adet popüler tek koridorlu uçak teslimatı yapıldı.
·         777 programı kapsamında 99 uçak teslimatı yapıldı.
·         787 programı kapsamında, ilk teslimatı Yeni Zelanda Havayolları’na yapılan 787-9 teslimatı ve 13 havayoluna yapılan ilk doğrudan teslimatlar da dahil olmak üzere 114 Dreamliner uçağının teslimatı yapıldı.
2014 yılında Boeing tarafından alınan 1.432 kesin siparişte 1.104 adet ile Yeni Nesil 737 ve 737 MAX modelleri başı çekerken, onları 283 sipariş ile 777 ve 777X modelleri takip etti.
Boeing, pazara yeni ürünler ve hizmetler sunmayı sürdürüyor. Bu kapsamda Eylül ayında başarılı 737 MAX 8’in bir varyasyonu olan 737 MAX 200’ün lansmanı yapıldı. Koltuk kapasitesi 200’e kadar çıkabilen uçak, gelir potansiyelini yükseltmekte ve yolculara %20’ye kadar daha verimli yakıt kullanımı sağlamaktadır


Conner, “Yoğun rekabet ortamında, güçlü bir yıl yaşadık. 2015 yılında müşterilerimize olan taahhütlerimizi yerine getirmeye odaklanmayı ve ilk 737 MAX uçağının montajına ve 777X modelinin kesin konfigürasyonuna başlanması da dahil olmak üzere geliştirme programlarımızda kilit kilometre taşlarına hazırlanmayı sürdüreceğiz.”
31 Aralık 2014 tarihi itibariyle, program bazında siparişler, teslimatlar ve tamamlanmamış siparişler şu şekilde:
Uçak Ailesi / Seri
Ön Siparişler
Kesin Siparişler
Teslimatlar
Tamamlanmamış Siparişler
737
1.196
1.104
485
4.299
747
2
0
19
36
767
4
4
6
47
777
283
283
99
564
787
65
41
114
843
Toplam
1.550
1.432
723
5.789

Türkiye perakende dünyasında TRUNK & Co ile yepyeni bir konsept doğdu

TRUNK & Co: Size özel seyahat dünyası
Farklı kesimlerin ve yaş gruplarının bagaj ve çanta ihtiyaçlarını karşılamak üzere hayata geçen mağaza konsepti TRUNK & Co, seçkin markaların şık, kaliteli ve ergonomik ürünlerinin bir arada sunulduğu bir ‘seyahat dünyası’ olma niteliği taşıyor.


Türkiye’de ilk kez farklı bagaj ve seyahat çantalarını buluşturan mağaza konsepti, TRUNK & Co ile hayata geçti. Dünyanın en büyük valiz markası olan Samsonite ve Samsonite’ın tescilinde bulunan American Tourister, High Sierra, Disney by Samsonite, Lipault, Gregory, Speck ve Hartmann markalarını bir arada bulunduran Trunk & Co, her yaşa ve kesime hitap eden bir seyahat dünyası niteliği taşıyor.


TRUNK & Co’da okula giden küçük bir çocuğun sırt çantasından zorlu tırmanışlara rahatlıkla eşlik eden dağcı çantasına kadar birbirinden şık, kaliteli ve ergonomik ürünler, Türkiye’de ilk kez aynı çatı altında satışa sunuluyor.


İlk mağazasını Mall of Istanbul’da açan TRUNK & Co farklı mağaza konseptiyle de dikkati çekiyor.
TRUNK & Co’nun kapıları farklı bir seyahat dünyasına açılıyor…


Samsonite Genel Müdürü Cenk Pınar, “Seyahat sektöründe, her yaştan ve kesimden tüketicinin bagaj ihtiyacını karşılayacak seçeneklerin, aynı çatı altında sunulduğu bir alana ihtiyaç olduğunu tespit ettik. İşte TRUNK & Co, yaşlı-genç, kadın-erkek, sporcu, iş adamı gibi gruplar için valizden sırt çantasına, kol çantasından dağcı çantasına kadar geniş bir yelpazede ürünleri birlikte bulunduran bir konsept olarak hayata geçti. Dünyada hızla yaygınlaşmakta olan ‘dükkan içinde dükkan’ anlayışının Türkiye’deki ilk örneklerinden biriyiz. Oldukça geniş bir alana sahip olan mağazalarımızda her bir marka için, kendi ruhuna uygun satış bölümleri tasarladık. TRUNK & Co mağazasının kapısından girenler, oldukça farklı bir seyahat dünyasıyla karşılaşacak. TRUNK & Co’yu, Mall of İstanbul’da açılan ilk mağazanın ardından daha da yaygınlaştırmayı ve yurt dışına açmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

Kayağa giderken en yakın dostunuz: HIGH SIERRA®

Ergonomik tasarımı ve hidrasyon sistemi sayesinde kayağa giderken ihtiyacınız olan tüm eşyalarınızı yanınıza almanıza imkan veren High Sierra daha fazla dayanıklılık ve enerji sağlıyor.



Birbirinden sağlam ve kullanışlı ürünleriyle yaklaşık 40 yıldır macera severlerin vazgeçilmez yol arkadaşı olan High Sierra, kayak mevsiminde de eşyalarınızı düzenli bir şekilde yanınızda taşıma fırsatı sunuyor. Farklı ihtiyaçlara uygun çözümler sunan marka, teknik özellikleri ve şıklığıyla kayakçıların gönlünü fethediyor!


Kullanıcıların konsantrasyon düzeyini koruyarak sıvı tüketmesini sağlayan dehidrasyon sistemine sahip kayak çantaları, 2 litrelik sıvıyı muhafaza edebiliyor ve böylece düzenli olarak sıvı alınması gereken sporlarda kolaylık sağlıyor.


Kullanıcısının sırtına uyumlu yapısıyla ergonomik ve konforlu ürünler sunan High Sierra, özellikle ön yüzünde bulunan kilidi kullanarak kayak ya da snowboard tahtanızı kolayca taşıyabileceğiniz ve kaskı öndeki geniş bölmeye yerleştirebileceğiniz modeli Symmetry 18 modeli ile kayak severlerden büyük ilgi görüyor.


High Sierra kayak çantaları, Samsonite mağazaları, büyük zincir mağazalar ve seçkin kırtasiyelerde 79  TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Ev yemeği sofrada, hesap ortada!

Reis Gıda, sağlıklı ve dengeli beslenmenin aslında çok ekonomik olduğuna dikkat çekebilmek için ‘Ev yemeği sofrada, hesap ortada!’ kampanyasına start verdi. Mercimek çorbası, kuru fasulye yemeği, pirinç pilavı ve aşureden oluşan, 4 kişilik menü fiyatının 16 TL olduğuna dikkat çekilen kampanyada, ‘evde yapacağınız yemeğin bereketi bol, seveni çok olur’ denildi.  Obeziteye karşı olarak son 5 yıldır her platformda ‘Abur cubura karnımız tok’ kampanyasını dile getiren Reis Gıda, ikinci kampanyası olarak ‘Ev yemeği sofrada, hesap ortada!’ projesini hayata geçirdi. 



Hem sağlıklı, hem ekonomik 
Evde yemek pişirmenin, hem sağlıklı hem ekonomik olduğuna dikkat çeken Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, şunları söyledi: 
“Mercimek çorbası, kuru fasulye yemeği, pirinç pilavı ve aşureden oluşan 4 çeşit yemeğin birebir maliyetlerini hesaplayarak, mutfağımızda pişirdik. 4 kişilik bir aile için hazırlanan 4 çeşit yemeğin maliyeti 16 TL civarında oldu. Bu durumda, kişi başına yenilecek 4 çeşit yemeğin fiyatı 4 TL’yi buldu. Diğer bir menümüzü, karalahana çorbası, yeşil mercimek yemeği, sebzeli bulgur pilavı, sütlaçtan hazırladık ve 4 kişilik aile için maliyeti 15 TL gerçekleşti. Özetle, evde pişen bir yemeğin ailece yenilmesi; hem sağlıklı ve dengeli beslenilmesini sağlarken, hem ekonomik olmaktadır” dedi.  

Obezite tehdidi dünyanın gündeminde 
Sağlıklı ve dengeli beslenme, son yıllarda ülkemizin ve dünyanın gündemine oturan ana konuların başında geliyor. ‘Abur- cubur’ yemeklerin sonucunda obezite tehdidiyle karşı karşıya kalan dünyada; 1 milyara yakın kişi açlık sınırında yaşarken; diğer taraftan 1 milyardan fazla kişi de aşırı kilosundan dolayı sağlık sorunlarıyla uğraşıyor. Uzmanlar, 2030’lu yıllara ulaşıldığında, dünya nüfusunun yarısına yakınının obez olabileceği uyarısında bulunuyor. Reis Gıda Yönetim Başkanı Mehmet Reis, obezite sorunu devam ettiği sürece, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri olan ‘Abur cubura karnımız tok’ kampanyasına devam edeceklerini açıkladı. 

ÇAYDA YENİ MODA BEYAZ ÇAY “BETA TEA JEWELLERY SAPPHIRE”




Dünyada yeni bir moda ve akım ön planda; “beyaz çay”… Her derde deva niteliğinde bu özel çayı
Beta Tea Jewellery Sapphire ile keşfedecek, hem lezzetine, hem de yaşamınıza kattığı benzersiz etkilere doyamayacaksınız!Beyaz çay son günlerde dünyayı etkisi altına alan çok özel bir lezzet… Bu popülerliğin nedeni ise hem yumuşak, keyifli içimi, hem de birçok derde derman olması. Üstelik bu çay hem incelikli hazırlanması ile hem de içerdiği antioksidanlar ve besin değerleri ile çok daha değerli. Çok daha az kafein içeriyor olması da yarattığı diğer önemli farklılıklardan.


Çin’de yıllardır ilaç niyetine kullanılan beyaz çayın faydaları saymakla bitmiyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kansere karşı vücudu savunuyor, cildin yaşlanmasını önlüyor, cildin sıkılaşmasını ve elastikiyetini arttırıyor, dişlerde çürük ve plak oluşmasını engelliyor, tansiyonu ve kolesterolü düşürüyor, içeriğindeki K ve C vitaminleri ile enerji veriyor, kemik erimesi riskini azaltıyor, yağ yakımını hızlandırıyor, kilo vermeye yardımcı oluyor, soğuk algınlığına karşı vücudu korumaya alıyor. Dünyanın yükselen trendi, her derde deva, yumuşak ve keyifli içimi ile fark yaratan beyaz çayı denemek için Beta Tea Jewellery Sapphire’e tüm gurme lezzet noktalarından ulaşabilirsiniz.






4 Ocak 2015 Pazar

Facebook İş Aramada Kişinin CV’sine Işık Tutuyor

Sosyal Medya İşinize Engel Olmasın
Günümüzde işverenlerin, adayların CV’lerinden önce sosyal medyadaki profil fotoğraflarını ve özel bilgilerini değerlendirmeye aldığını belirten Hollanda kadın Platformu genel sekreteri Drs Özlem Özyol, “İş arayanlar, sosyal medyada önyargı oluşturacak paylaşımlardan uzak durmalı.” dedi.


Günde ortalama 3.5 saatini internet başında geçiren gençler, artık sosyal medya üzerinden nerede ne yaptığını, ne yediğini, arkadaşlarını, tuttuğu takımı veya siyasi partiyi, hattâ en özel duygularını kimseden esirgemiyor. Bu durum da iş arayan gençleri gerçekten tanımak isteyen işverenlerin eline büyük ipuçları veriyor.



İş için bir kuruma başvurulduğunda, işvereniniz sizi merak edebilir
İş arayan gençlerin sosyal medya imajını iyi yönetmesi gerektiğini vurgulayan Drs Özlem Özyol, şu uyarılarda bulundu: “İş için bir kuruma başvurulduğunda, işvereniniz sizi merak edebilir. Bu yüzden sizi çeşitli arama motorlarında aratabilir. Öncelikle elektronik posta adreslerinin isim ve soy isimden oluşmasına dikkat edilmeli ve takma isimlerden uzak durulmalı. Kimlerle arkadaşlık kurduğunuz, takip ettiğiniz kişiler, üye olduğunuz gruplar da sizin nasıl biri olduğunuz konusunda ışık tutabilir. Fazla fanatik ve karşıt tavır sergilemek, özellikle iş arama sürecinde olan adayların imajını olumsuz yönde etkileyebilir.

Profil yanındaki kapak fotoğrafları da küfürlü yazı içermeyen, fanatizmden uzak olmalı.
Bu demek değildir ki siyasetten ve kişisel görüşlerden uzak olunsun. Buradaki hassas nokta, başkasının gözünden agresif ve şiddet yanlısı görünmemek. Tabii ki kişisel siyasi görüşü herhangi bir parti olabilir ama burada başkalarının görüşlerine saygılı olduğunu da tanımlamak lazım.” Sosyal medyadaki gizlilik ayarlarının da çok önemli olduğunu vurgulayan  Hollanda Kadın Platformu genel sekreteri Drs Özlem Özyol, “Mümkün olduğunca özel konuları, görüşleri dışarıya açmamak lazım. Özellikle üniversite öğrencileri, attıkları her adıma dikkat etmeliler dedi.

Misina Restorant’ta Suat Yılmaz’a Sürpriz Doğum Günü Partisi



Doğum günü kutlamasıyla değer verdiğiniz hayatınızda oldukları için kendinizi şanslı hissettiğiniz insanlara, senede bir gün iyi ki hayatımdasın, iyi ki doğmuşsun diyebilmenin en güzel yoludur.  Doğum günü partisiyle sevdiklerimizi hatırlamanın değerli paha biçilemez duygusal anların yaşama zamanıdır.

Misina Restoran çalışanları tarafından hazırlanan sürpriz Doğum günü kutlamasına çalışan tüm personel eşlik etti. Suat Yılmaz’a sürpriz doğum günü pastası kesildi. Bir anda Misina Restoranın doğum günü etkinliğine dönüşmesi üzerine Restoran’da şok yaşadı. Sürprizi görünce çok duygulanan Suat Yılmaz şu ana kadar böyle bir doğum günü kutlamadığını belirtti. Çok duygulanan Suat Yılmaz pastayı tüm personeli önünde büyük bir mutlulukla kesti.


Misina’nın kurucu işletme sahibi Suat Yılmaz yeni yaş yılı pastasını sürpriz yapan ekibine teşekkür ederek kesti. Yeni yılın heyecanını Misina’da başarılı ekibiyle kutlayarak, geride bıraktığımız 9 yılımız gibi 10’ncu yılımızda da lezzet avcılarına güler yüzlü prensipli servisimiz devam edecek dedi.


 Misina Restoran’ın sağlıklı lezzetleriyle hizmet vermenin heyecanını yaşadığını söyleyen Suat Yılmaz, Yeni yıla Misina Restoran’ın profesyonel başarılı ekibiyle “Hoş geldin” dedi. Tüm personel ‘Doğum günün kutlu olsun, mutlu ol senelerce, sana boncuktan kuş yaptım, konacak pencerene’ şarkısını seslendirdi. Güzel başlayan yeni yıl 2015 yılı boyunca devam etmesi temennisinde bulunuldu.



Turizmin Sesi ekibi olarak Suat Yılmaz’ın doğum gününü kutlar, sevdikleriyle birlikte mutlu, sağlıklı ve huzurlu yıllar geçirmesini dileriz.



2015’DE ÇUKUROVA TURİZMİ’NİN YILDIZI PARLAYACAK



Adana’da faaliyet gösteren Neks-tur  turizm Seyahat Acentası ortağı deneyimli turizmci Nesrin Göçhan, , Çukurova’nın doğal güzellikleri ve çeşitli uygarlıkların yaşandığı bir bölge olması nedeniyle çekim merkezi olduğunu söyledi.Göçhan, yaptığı yazılı açıklamada, Çukurova ‘nın doğal güzellikleri ve çeşitli uygarlıkların yaşandığı bir bölge olması nedeniyle turizm açısından önemli olduğunu belirtti. ‘’Çukurova çok sayıda kale, köprü, cami, kilise, ören yeri, han, hamam, müzesi ile tarih ve kültür turizmi için, bir çok kilise ve cami ile de inanç turizmi için bir çekim merkezidir’’ diyen Göçhan, şunları kaydetti:


‘’Eski Çağlardan,Orta Çağ ve Yeni Çağ  olmak üzere çeşitli krallıkları içinde medeniyetlere ev  sahipliği yapmıştır.Bölgemiz bereketli topraklarda   tarihi potansiyelin de bereketine sahiptir.
Bu medeniyetlerden bölgemize miras  kalan tarihi eserler T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan yeni Arkeoloji Müzesinde sergilenerek ziyaretçilerle buluşacaktır. Bölgemiz turizminin gelişmesiyle  gençlerin ve kadınların,  turizm sektöründeki  istihdamı da önemli ölçüde artacaktır.  Bölgemizin çeşitlendirilmiş Sağlık Turizmi, Gastronomi Turizmi,Eko Turizm,Kültür Turizmi,Kongre Turizmi, İnanç Turizmi , Festival Turizmi,Spor Turizmi,Kıyı turizmi,Yayla Turizmi,Doğa Yürüyüşü Turizmi,Rafting  gibi  alternatif turizmin harekete geçmesi ile 2015 yılı bölgemiz için turizmin  gelişmesine sosyal ve ekonomik açıdan  önemli katkı sağlayacaktır.’’

Göçhan, belediye başkanlarının turizm  odaklı projelerine öncelik vereceklerini  inandıklarını ve bu yöndeki kararlılıklarını bir çok kez dile getirdiklerini de ifade ederek, şöyle devam etti:
‘’Çukurova Kalkınma Ajansı da (ÇKA), kurum,kuruluş ve kişilerin yapacağı t urizm projeleri ni 2015 yılında  değerlendirmeye almada öncelik verecektir. Bölgede aktif olan STK ‘lar  turizm gelişmesinin  önceliğinin de bilincine vardılar. Bu konuda çeşitli çalışmalar yapmaktadır .Bölgedeki  yatak kapasitesini arttıran yeni otellerin açılması da  bölgenin turizmde aktif hale gelmesinde önemli rol almıştır.Bölge illeri artık turizmde  gereken payını almak istiyorlar ve inanıyorlar, onun içindir ki Çukurova turizminin 2015 yılında yıldızı parlayacak.’’

ATLASJET'TEN IRAK YOLCULARINA AÇIKLAMA

Irak Sivil Havacılığı tarafından uçuş izinlerimizin hukuksuzca ve tek taraflı olarak 01 Ocak 2015 tarihi itibariyle iptal edilmesi nedeniyle, Irak uçuşlarımız ikinci bir talimata kadar durdurulmuştur.

01 Ocak 2015 tarihinden beri, operasyonel anlamda uçaklarımızın hazır bulunmasına rağmen, yolcularımızın Irak'a ulaşımı havayolumuzdan kaynaklanmayan sebeplerden ötürü sağlanamadığı için konaklama imkanı ve dileyenlere ücret iadesi sunulmuştur. Ancak bugün itibariyle, Erbil ve Süleymaniye bileti almış olan tüm yolcularımıza durum normale dönene kadar kesintisiz ücret iadesi yapılacaktır.Atlasjet olarak, konuyu sizin nezdinizde kamuoyunun bilgilerine sunarız.