3 Kasım 2021 Çarşamba

Tatil için Türkiye’de en fazla oda ve yatak sayısına sahip iller Antalya, İstanbul ve Muğla

Türkiye toplamında 13.015 tesis, 746.016 oda ve 1.607.706 adet yatak bulunuyor.Tüm dünyayı etkisi altına alan pandeminin psikolojik etkileri insanların tatil anlayışlarını değiştirirken, Glamping konaklama, bungalow,  karavan ve çadır konaklama tatilleri, hem izole olmak hem de doğa ile daha fazla vakit geçirmek için daha çok tercih edilmeye başladı.

Türkiye’de toplamda 13.015 tesis, 746.016 oda ve 1.607.706 adet yatak bulunurken, Antalya oteller açısından Türkiye’deki en fazla oda ve yatak sayısına sahip il olarak dikkat çekiyor.

Antalya’yı ise İstanbul ve Muğla izliyor

Türkiye toplamında 13.015 tesis, 746.016 oda ve 1.607.706 adet yatak bulunurken, Antalya tesis sayısında Türkiye’de %14’lük, yatak sayısında ise %36’lık yüksek bir orana sahip olarak yerini alıyor.  Türkiye’deki en fazla oda ve yatak sayısına sahip olan Antalya’da Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2021 yılı Ağustos ayı itibari ile bakanlık ve belediye belgeli tesisler toplamında, 1.837 adet tesis, 268.831 adet oda, 601.826 adet yatak bulunuyor. Antalya’yı oda ve yatak sayısı olarak İstanbul takip ederken, İstanbul’da 2.088 adet tesis, 107.713 adet oda ve 211.722 yatak, 3. Sırada yer alan Muğla’da ise 1.325 adet tesis, 80.695 adet oda ve 175.917 adet yatak sayısı bulunuyor. 
 antalya-istanbul-ve-mugla.jpg
Pandeminin tatil anlayışında farklı arayışları hayatımıza getirdiğini ve Glamping konaklama, bungalow,  karavan ve çadır konaklama tatillerinin daha çok ilgi çektiğini belirten, EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Özdil Şahin, “Bu durum sadece Türkiye’de değil dünyada birçok ülkede de aynı şekilde gelişti. Dünyada daha küçük ve butik kitlelerle konaklama, daha az insanla temas isteği; evlerin otellere dönüştürülmesi tercihini ortaya çıkardı.” dedi.

Uzun vadeli turizm sektöründe işletmesel değişlikler yapılmış ve yapılacak olsa da, farklı yaklaşımlara da açık olunması gerektiğinin de altını çizen Şahin,  “Örneğin, uzun vadede inşa edilecek yeni konaklama tesislerinde gerek altyapı ve gerekse havalandırma açısından hijyen önlemlerinin farklılaştırması gerekir. Ayrıca, ortak alan kullanımları, yapının fiziki ve teknik durumuna ilişkin yasal düzenlemelerin de olası bir başka pandemiye yönelik tekrar gözden geçirilmesi ve mevcut sistemin de buna adaptasyonu gereklidir. “ şeklinde görüşlerini dile getirdi. 

Tatil beldeleri içerisinde Antalya’nın dikkat çektiğine de işaret eden Şahin, Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin dağılımı açısından Antalya’nın İstanbul ile benzer şekilde toplam turistin yaklaşık 1/3’ lük bir bölümünü ağırlamakta olduğunu ifade ederek, Antalya ile ilgili güncel bilgileri paylaştı:

“Antalya ve İstanbul bir arada Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin yaklaşık 2/3’ünü ağırlıyor. Toplam yabancı turist sayısına bakıldığında ise 2021 yılında 2020 yılına göre pandeminin negatif etkisi azaldı ve yabancı turist sayısı artış eğiliminde. Antalya’ya gelen yabancı turistleri milliyetlerine göre dağılımına bakıldığına da ise, sırasıyla Rusya, Almanya, Ukrayna, İngiltere ve Polonya ilk beşte yer alıyor. 
 eva-gayrimenkul-degerleme-genel-mudur-yardimcisi-ozdil-sahin.jpg
 
Antalya’da yer alan resort oteller Belek, Manavgat, Kemer, Alanya ve Antalya merkezinde Muratpaşa ve Konyaaltı ilçelerinde konumlanırken, Antalya’da yer alan resort otellerde geçmiş yıllara bakıldığında, 2014-2015 yılları turizmde oda fiyatları ve doluluk oranları açısından iyi yıllar olarak görünmektedir. Rusya ile yaşanan uçak krizi, terör olayları vb. ile birlikte 2016-2017 yılları turizmde kayıp yıllar olarak karşımıza çıkmaktadır. 2018-2019 yıllar toparlanma yıllar olmakla birlikte, Antalya’da yer alan pek çok resort otel özellikle 2019 yılı itibari ile 2014-2015 gelir rakamlarını yakaladı. 2020’nin turizmde çok daha iyi bir yıl olması beklenirken, pandemi etkisi ile turist sayıları ve otel dolulukları azaldı.  2021, 2020 yılına göre nispeten toparlanma yılı olup, aşının yaygınlaşması ile birlikte gelecek yıllarda pandemi etkisi otel sektörünü daha az etkileyecek.
 eva-gayrimenkul-degerleme-genel-mudur-yardimcisi-ozdil-sahin-001.jpg
Serik ilçesinin Belek bölgesinde yer alan oteller genellikle tüm yıl boyunca açık iken, diğer bölgelerdeki oteller ise genellikle yılın özellikle ağırlıklı olarak bahar-yaz dönemini kapsayan Nisan-Ekim ayları arasında 6-7 aylık dönem için hizmete açık bulunmaktadır. Antalya bölgesinde son 3 yıl içerisinde el değiştiren otel işlemleri incelendiğinde, otel toplam satış fiyatının otelin oda sayısına bölünmesi ile elde edilen fiyat ortalamaları, bazı istisnalar olmakla birlikte genel olarak Alanya’da 60 bin euro, Kemer’de 73 bin euro, Manavgat’ta 67 bin euro, Muratpaşa’da 90 bin euro, Belek’te ise 140 bin Euro olarak karşımıza çıkıyor.  Belek /Serik bölgesinde yer alan otellerin odabaşı satış fiyatları diğer bölgelerdeki otellere göre daha yüksek. Bunun sebepleri arasında, bölgedeki otellerin havalimanına yakın olması sebebi ile ağırlıklı olarak 12 ay boyunca hizmet vermesi, golf, konferans gibi temalı oteller olması, dolayısı ile faaliyet ve gelir çeşitliliğinin bulunması, nispeten daha bakımlı ve lüks tesisler olması yer alıyor.

eva-gayrimenkul-degerleme-genel-mudur-yardimcisi-ozdil-sahin-002.jpg

Odabaşı fiyatlar; tesisin bakım durumu, renovasyon ihtiyacı, yaşı, oda büyüklükleri ve otel konsepti, kalan üst hakkı süresi, arsa büyüklüğü gibi kriterlere göre yükselip alçalabilmekte ve değişkenlik gösterebilmektedir.”


29 Ekim 2021 Cuma

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı

TURİZMİN SESİ


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “98 yıl geride kaldı. Hemen önümüzde bizi bekleyen bir asırlık menzile doğru hız kesmeden, asla yorulmadan, hedeflerimizden bir nebze olsun sapmadan yüksek bir gayret ve sarsılmaz bir kararlılıkla ilerliyoruz. Zira 29 Ekim 1923’e ulaşmak yolunda ecdadımızın verdiği mücadeleyi, yaptığı fedakarlıkları; Cumhuriyet var olsun diye varlığından geçenleri bir an olsun aklımızdan çıkarmıyoruz.



Biliyoruz ki emanet çok kutlu ve büyük, sorumluluk ise çok ağır. Ancak 98 yıl önce elde edilen ve nesilden nesile üzerine konularak bugüne ulaşan nice kazanımları korumak, daha iyiye ve daha ileriye taşımak irademizi de bu şanlı geçmişten aldığımız ilhamla keskinleştirdik. Ondandır ki emaneti ve sorumluluğu şevkle, gururla, şerefle taşıyor; milletin iradesini hâkim kılmanın adı olan Cumhuriyetin ilkeleri doğrultusunda onun asli sahibi olan Türk milletine hizmet etmeyi sürdürüyoruz.

20’nci yüzyılın başında değişen dünya düzeni içinde, Türk milletinin kanı ve canı ile kurup varlığını ilan ettiği Türkiye Cumhuriyeti, kimsenin şüphesi olmasın ki bu geçmişi onurlandıracak güçlü ve parlak bir geleceğe koşar adım ilerlemektedir. Kültür ve sanattan turizme, eğitimden sağlığa, savunma sanayinden ticarete ürettiğimiz her eser, hayata geçirdiğimiz her hizmet 29 Ekim 1923 ruhunu yaşatma azmimizin bir sonucudur. Dün bizimdir ve yarınlar da bizim olacaktır.

Aziz milletimizin Cumhuriyet Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bütün şehit ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum.”

27 Ekim 2021 Çarşamba

Yeşilçam Sineması Yeni AKM’ye Taşınıyor

Sinema sektörünün 25 yıllık buluşma noktası “Yeşilçam Sineması” İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’ne taşınıyor.Sanatseverleri İstiklal Caddesi’nde ağırlarken yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle geçtiğimiz günlerde perdelerini kapatan salon gösterimlerini artık “AKM Yeşilçam Sineması” olarak sürdürecek.  


Kültür ve Turizm Bakanlığınca yeniden inşa edilen İstanbul AKM’nin çatısı altına giren sinemanın yeni salonu son teknoloji imkanlara sahip olacak. Salonda tematik gösterimler, yönetmen ve oyuncu söyleşileri, kısa ve belgesel film seçkileri ile eğitimler ve atölyeler gerçekleştirilecek.

Sinema Bir Eğitim Merkeziydi

Gösterim programında bağımsız uzun metraj filmlerin yanı sıra kısa ve belgesel filmlere de yer veren Yeşilçam Sineması yönetmen, oyuncu ve ülke temalı film haftaları ile birçok kısa ve belgesel film festivaline de ev sahipliği yapmıştı. 

Sinema alanında faaliyet gösteren dernek, sendika ve meslek birliklerinin sayısız eğitim programının uygulama yeri olan çeyrek asırlık sinemanın bulunduğu bina, ekonomik gerekçelerle otele dönüştürülme kararı alınması nedeniyle kapanmıştı.

İstanbul Havalimanı, ‘Avrupa’nın En İyisi’ seçildi 

TURİZMİN SESİ


İstanbul Havalimanı, Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından düzenlenen “17th ACI Europe Awards” kapsamında “Avrupa’nın En İyi Havalimanı” ve “Erişilebilir Havalimanı” ödüllerine layık görüldü. İstanbul Havalimanı’nın pandemi için aldığı sektöre ilham veren önlemleri, erişilebilirlik için attığı adımlar ve sürdürülebilirliğe katkı sunan çalışmaları takdirle karşılandı.


Dünyanın en iyi havalimanlarından biri olarak saygın kurumlar tarafından üst üste ödüllere layık görülen İstanbul Havalimanı, tüm dünyanın Covid-19 pandemisiyle büyük bir sınavdan geçtiği dönemde almış olduğu proaktif önlemler, Avrupa’nın yolcu sayısında en büyük havalimanı olması ve yatırımlarını yavaşlatmadan devam ederek kanıtladığı kurumsal dayanıklılığıyla sektörün en prestijli ödüllerinden ikisinin daha sahibi oldu. Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI), “17th ACI Europe Awards” kapsamında İstanbul Havalimanı’nı 40 milyon yolcu üzerinde kategorisinde “Avrupa’nın En İyi Havalimanı” ve “Erişilebilir Havalimanı” ödüllerine layık gördü.

Bu yılın kriterleri: Dayanıklılık ve İlham 
Geçtiğimiz dönemde iklim sorununa karşı havalimanlarını eyleme geçirme ve karbondan arındırma hedefi ile “Net Zero 2050” hareketini de başlatan ACI, “Avrupa’nın En İyi Havalimanı”nı seçmek için bu yıl standart ödül kriterlerine “Dayanıklılık ve İlham”ı ekleyerek, değerlendirmelerinde Covid-19 iyileştirmeleri ve sürdürülebilirlik alanında yapılan ilham verici çalışmalara odaklandığını açıkladı. Yeni düzende iş yapış modelini dayanıklılık üzerine kuran İstanbul Havalimanı, çevikliği sayesinde, hata payını en aza indirecek şekilde karar alma mekanizmalarını işletmesiyle farkını ortaya koydu.  Dünyanın çok büyük bir sınav verdiği Covid-19 pandemisinde havacılık sektörü negatif etkilerin en fazla hissedildiği sektörlerin başında gelirken, İstanbul Havalimanı kriz sürecini başarıyla yöneterek ulaşım ve ticaretin olabilecek optimum seviyede devam etmesini sağlamasıyla takdir kazandı. 

Erişilebilirlikte de başarı tescillendi
İstanbul Havalimanı, tasarım aşamasından itibaren oluşturduğu erişilebilirlik kültürü ve engelsiz havalimanı konseptiyle de Uluslararası Havalimanları Konseyi’nin “Erişilebilir Havalimanı” ödülünü almaya hak kazandı. Terminalde hem kara hem hava tarafında oluşturduğu Özel yolcu hizmet noktaları, görüntülü çağrı merkezi, Sesli Adımlar, yetişkin alt değiştirme odaları gibi farklı hizmetleriyle dikkat çekti. Öncelikli geçiş noktaları, Erişilebilir Asansör ve Araç park noktaları, Erişilebilir Rota, Çok Özel Misafir Kartı ve Ayçiçeği Yaka Kartı projeleriyle de erişilebilirlik standartlarının tümünü karşılayan İstanbul Havalimanı, standartların ötesinde sunduğu özel hizmetlerle sektöründe örnek olması ve oluşturduğu farkındalıkla, seyahat etmenin herkesin hakkı prensibi anlayışını benimsemesiyle de takdir edildi. Ödüller, İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleşen ACI Europe Yıllık Kongresi & Genel Kurulu kapsamında 26 Ekim’de düzenlenen tören ile İGA Havalimanı İşletmesi CEO’su Kadri Samsunlu’ya takdim edildi. 

İGA CEO’su Kadri Samsunlu, ACI Europe Yönetim Kuruluna Seçildi 
ACI Europe yıllık genel kurulunda, Avrupa’nın en büyük 10 havalimanına özel olarak ayrılan kontenjan kapsamında Samsunlu, Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 10 havalimanı arasında Türkiye’den ilk ve tek yönetim kurulu üyesi olarak yer alan Samsunlu, salgın döneminde sürdürülebilirlik hedeflerinden sapmadan emin adımlarla ilerlediklerini belirtti. 2050 yılına kadar tüm operasyonlarda net sıfır emisyon planladıklarını belirten Samsunlu, Görevi süresince; ACI’ın Türk havacılık sektörü ile her düzeydeki ilişkisini güçlendirmenin ve seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesinin öncelikli hedefleri arasında olduğunu ifade etti.

“Öncü çalışmalara imza attık, güven inşa ettik” 
İGA Havalimanı İşletmesi CEO’su Kadri Samsunlu ödül töreninde yaptığı konuşmada, pandemi sürecinde aldıkları sektöre yön veren önlemlere dikkat çekti. Samsunlu: “Pandemi başladığında, ilk yılında günde 200 bin yolcuya hizmet verme kapasitesine ulaşabilmiş, yoluna hızla devam eden bir havalimanıydık. Uçuşların yapılamadığı, sadece kargo uçuşları ve tahliye operasyonlarının devam ettiği bir dönemde, “ne yapalım, şartlar bu” demedik; yerimizde durmadık. Yolcularımızı daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde karşılayabilmenin, çalışanlarımıza güvenli iş ortam sunabilmenin yollarını aradık. İnsanlara eski uçuş alışkanlıklarını geri kazandırmak için öncü çalışmalara imza attık, güven inşa ettik. Önümüzdeki süreçte “Erişilebilir Rota” hizmet kapsamımızı genişletmeyi, farklı engel gruplarıyla havalimanı deneyim çalışmalarımıza devam ederek hizmetlerimizde mükemmelleşmeyi ve daha erişilebilir bir dünya için hayata geçirdiğimiz uygulamaların yayılımına öncülük etmeyi hedefliyoruz. “Avrupa’nın En İyi Havalimanı” ve “Erişilebilir Havalimanı” ödüllerini almanın ve bu haklı gururu tüm ekibimizle paylaşmanın gururunu yaşıyoruz. Ödüller motivasyonumuzu güçlendirirken, sektöre ilham veren nice çalışmalar hayata geçirmemize katkı sunacak” diye konuştu.

ACI Europe Genel Direktörü Olivier Jankovec de İstanbul Havalimanı’nı başarılarından dolayı tebrik ettiği açıklamasında “Sektörümüzün içinde bulunduğu bu olağanüstü zorlu süreç boyunca İstanbul Havalimanı, yatırımlara ve altyapı çalışmalarına odaklanarak müthiş bir dayanıklılık gücü göstermiştir.  Hem En İyi Havalimanı Ödülü hem de Erişilebilir Havalimanı Ödülü olmak üzere yalnızca bir değil, iki ayrı ödül kazanmış olmaları, yolcularına gösterdikleri üstün ilgiyi sürdürürken işletmeleri ve toplumları için uzun vadedeki hedeflerinden şaşmadıklarının bir kanıtıdır. Çifte başarılarını kutlamalarına tanıklık edebilmekten ötürü büyük mutluluk duyuyorum. Bu yenilikçi ve heyecan verici havalimanının gelecekte neler yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.” ifadelerine yer verdi.


26 Ekim 2021 Salı

Skål İstanbul Kulübü Cumhuriyet Bayramını Kutladı

TURİZMİN SESİ


Skål International İstanbul Kulübü 25 Ekim’de Sheraton Istanbul Levent Hoteli’nde Cumhuriyet Bayramını büyük bir coşkuyla kutladı. Skål International İstanbul Kulübü Başkanı Ayşe Önen döneminin ilk can cana toplantısını, aynı zamanda Cumhuriyetimizin 98. yılını, ev sahipliğini tamamen yenilenen Sheraton Istanbul Levent Hotel’in yaptığı bir kutlamayla gerçekleştirdi.

skal-international-istanbul-kulubu-002.jpgCumhuriyet Bayramını kutlamak için bir araya gelinen buluşmada konuk, araştırmacı yazar İzzeddin Çalışlar, Cumhuriyet idealinin temel değerlerini anlattı.

skal-international-istanbul-kulubu-003.jpgTüm hijyen ve sosyal mesafe önlemlerinin titizlikle alındındığı bu toplantıda üyeler  hasret giderdi ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük armağanı olan Cumhuriyet Bayramı büyük bir coşkuyla kutlandı.

Tüm misafirler İstiklal Marşını hep birlikte okuyarak Cumhuriyet Bayramı kutlaması başladı.

skal-international-istanbul-kulubu-004.jpg

Skål International İstanbul Kulübü Başkanı Ayşe Önen; “Sevgili Skål Başkanlarım ve Kardeşlerim, Değerli Konuğumuz İzzeddin Çalışlar, Kıymetli Misafirler ve Turizm Basını Mensupları Ata’mızın bizlere emanet ettiği, özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın teminatı Cumhuriyetimizin 98. yılını kutladığımız Ekim ayı toplantımıza hoşgeldiniz. CUMHURİYET, Hürriyettir, Fazilettir, Çağdaşlıktır, Demokrasidir, Hür düşüncedir, Barış içinde beraberce yaşamaktır, Kadın erkek eşitliğidir, Hoşgörüdür, Herkese saygıdır, En güzel yönetim şeklidir. Bugün, tüm benliğimi kaplayan onur ve heyecanla, böylesine anlamlı bir kutlama nedeniyle 1,5 yıl aradan sonra sizlere seslenebiliyor olmanın, can cana buluşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum.

skal-international-istanbul-kulubu-ayse-onen.jpg

Kuşkusuz hepimiz için çok zor geçen bir süreç oldu. Özellikle sektörümüzün fazlasıyla etkilendiği, yepyeni alışkanlıkların ve taleplerin doğduğu, dijitalleşmenin öne çıktığı, pazarlama stratejilerinin büyük ölçüde değiştiği, en önemlisi de ekonominin alt üst olduğu olağanüstü bir dönem. Böylesine zorlu bir dönemde, hepimiz, bizlere moral veren güzelliklere sarıldık doğrusu. Sağlığımıza daha fazla özen göstererek, dostluklarımıza ve tabii ki ailemize. Skål, çok büyük ve çok değerli bir Aile. Kıymetimizi her gün daha da hissettiğimiz günler bu günler. Can Cana bulaşamazsak da, sizlerle olan sıcak dialogumuzu mümkün olduğunca hep korumaya çalıştık. Skål bünyesindeki dijital veya canlı tüm sosyal iletişimlerde kulübümüzü temsilen hazır bulunduk. Biliyorsunuz geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Federasyonumuzun Genel Kurulunda, yeni federasyon Başkanımız Sadık Altıparmak ve yönetim kurulu görev devraldı. Bugun Federasyonumuzun 1. Başkan Yardımcısı Orhon Atameriç bizlerle. Kendilerini kutluyor başarılar diliyoruz” dedi.

skal-international-istanbul-kulubu-005.jpg

Yönetim Kurulu Üyeleri SKÅL TOAST’u yaptı. Tek bir ağızdan topluca “Dünyadaki tüm Skål Kardeşlerimize; MUTLULUK, SAĞLIK, DOSTLUK, UZUN ÖMÜRLER, SKAL!” dediler.

skal-international-istanbul-kulubu-006.jpg

Skål International İstanbul Kulübü Başkanı Ayşe Önen; “Bugün nihayet bir araya geldik ve çok anlamlı bir günü de kutlamak için birlikteyiz. Böylesine önemli bir günde, çok değerli bir konuk olmalıydı bizlerle. Bilgi ve kültür birikimiyle tartışmasız en dolu kişilerden biriyle beraberiz. Galatasaray Lisesi’nden kardeşim, Yazar, editör, araştırmacı, küratör, gurur duyduğum Sevgili İzzeddin Çalışlar bizlerle. CUMHURİYET’imizin temel değerlerini paylaşacak. Çanakkale ve İstiklal Savaşı’nın komutanlarından, Atatürk’ün silah arkadaşı, Cumhuriyetimizin kurucuları arasında yer alan Orgeneral İzzeddin Çalışlar’ın aynı ismi taşımaktan onur duyan torunu” diyerek sözü yazar İzzeddin Çalışlar’a bıraktı.

skal-international-istanbul-kulubu-007.jpg

Yazar İzzeddin Çalışlar Atatürk’ün Silah Arkadaşı, dedesi Orgeneral İzzettin Çalışlar’ın günlüğünü ve Atatürk’ün günlüğündeki anılardan paylaştığı konuşmasında Cumhuriyetin temel değerlerini paylaşarak, hümanizme dikkat çekti.

Skål International İstanbul Kulübü Başkanı Ayşe Önen; “Eminönü’nde bulunan T. İş Bankası Müzesi’nde 29 Ekim’de açılacak ve bir yıl süreyle gezilebilecek, İzzeddin Çalışlar’ın küratörlüğünü yaptığı ‘Bir Asrın Ardından’ sergisi için kendisini kutluyor, tüm Skål kardeşlerimizi sergiyi görmeye davet ediyorum” dedi.

skal-international-istanbul-kulubu-008.jpg

İzzeddin Çalışlar’a teşekkür plaketi verildi. Ayrıca teşekkürü daha anlamlı kılabilmek için adına Hatay Turizm Ormanına GEÇMİŞİ, GÜNÜMÜZÜ, GELECEĞİ sembolize eden 3 fidan bağışlandı.

sheraton-istanbul-levent-hoteli-genel-muduru-uygar-kocas.jpg

Sheraton Istanbul Levent Hoteli Genel Müdürü Uygar Koçaş’a ev sahipliklerinden ötürü plaket takdim edildi.

sheraton-istanbul-levent-hoteli-genel-muduru-uygar-kocas-001.jpg

Tüm davetliler salonda bulunan bayraklarla hep birlikte 10. Yıl Marşını söylediler.

sheraton-istanbul-levent-hoteli-genel-muduru-uygar-kocas-002.jpg

Skål International İstanbul Kulübü Başkanı Ayşe Önen; “Yüce Atamız, Ulu Önderimiz..!!! Cumhuriyetimizin 98. yılını, kıvançla kutladığımız büyük günde sana olan yeminimizi tekrarlıyoruz. "Emanetine, Cumhuriyet'imize, her ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağımıza ant içiyoruz!" Türk milleti bugün sana olan bağlılığını, özlemini ve sevgisini yürekten ve büyük bir sesle hep birlikte yinelemektedir. Ruhun şad olsun. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun..!!!  Değerli katılımlarınız için çok teşekkürler. Can cana tekrar görüşmek dileğiyle; Sağlıkla kalın!” diyerek sözlerini noktaladı.

risotto.jpgSheraton Istanbul Levent Hoteli Chefleri tüm davetlilere Risotto  ikramında bulundu

SKAL İSTANBUL CUMHURİYET KUTLAMASINDAN RESİMLER

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-003.jpgskal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-001.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-009.jpg

serif-yenen-004.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-008.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-018.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-019.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-002.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-004.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-006.jpgskal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-005.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-007.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-015.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-011.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-012.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-016.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-014.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-013.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-017.jpg

skal-international-istanbul-kulubu-baskani-ayse-onen-010.jpg


24 Ekim 2021 Pazar

Haliç’te keyifli buluşma

Sosyal medyanın tanınmış isimleri Haliç’te düzenlenen Silverball etkinliğinde buluştu. Rana Demir’in ev sahipliğini yaptığı etkinlik Lazzoni Hotel’de gerçekleştirildi. Davete Mr Jade, Nermin Gül Öztürk, Yağmur Kalyoncu gibi isimler katıldı. 

SU TEMİZLEME KÜRESİ TANITILDI

Haliç’in keyifli manzarası eşliğinde yapılan etkinlikte Silverball’ın antibakteriyel ve antiviral etkiye sahip su temizleme küresi tanıtıldı. Pandeminin başlamasının ardından uzun süre bir araya gelemeyen sosyal medyanın tanınmış isimleri, bu etkinlik sayesinde hasret gidermiş oldu. Etkinlikte Silverball su temizleme küresinin sudaki zararlı bakterileri ve bu bakterilerden kaynaklı oluşan koku ve tat bozulmasını da giderdiği anlatıldı.

KISA SÜREDE ETKİLİ
Sanılanın aksine temiz su olarak alınan damacana, günlük pet şişedeki içme sularında dahi plastik ve maruz kaldığı güneş ışığı nedeniyle zararlı bakteri ve virüs olabiliyor. Sağlıklı suya ulaşmak isteyenler için Neva A.Ş. tarafından üretilen Silverball su temizleme küresi, içerisindeki nano teknoloji ile yüzey genişletilmesi yapılmış has gümüş sayesinde suya atıldığı an itibarıyla bakterileri temizlemeye başlıyor.

SANAT BEYOĞLU YOLUNDA

İstanbul Bu Kez, Görkemli ‘Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’ ile Dünya Sahnesine Çıkıyor

Medeniyetler, kültürler ve ekonomiler arasında köprüler kuran, dünyada iki kıta üzerine kurulu tek şehir olan İstanbul, ilk kez çok boyutlu ve geniş kapsamlı, kültür ve sanatı odağına alan uluslararası kent festivaline kavuşuyor. 



Kültür ve Turizm Bakanlığınca tarihi, kültürel, mimari, ekonomik ve turistik varlıklarıyla İstanbul’un uluslararası marka değerine katkıda bulunmak amacıyla geliştirilen Beyoğlu Kültür Yolu Projesi, 60 ayrı noktada 1000’den fazla sanatçının katılımıyla 30 Ekim-14 Kasım 2021 tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalle Türkiye ve dünya sahnesine çıkıyor.

Tarih öncesi çağlara uzanan geçmişi, Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan stratejik konumu nedeniyle imparatorluklara başkentlik yapan, görkemli geçmişi ile farklı dinleri, kültürleri, toplulukları ve bunların ürünü olan yapıtları benzersiz bir coğrafyada bir araya getiren, Avrupa Konseyi tarafından 2010’da Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul, Türkiye’nin en büyük kültür ve sanat projesi Beyoğlu Kültür Yolu ekseninde kurgulanan, uluslararası nitelikte bir kent festivaline kavuşuyor. 

Beyoğlu Kültür Yolu Projesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının yeniden yaptırdığı Atatürk Kültür Merkezi, restore ettirdiği Galata Kulesi, Atlas Sineması, Galata Mevlevihanesi, Mehmet Akif Hatıra Evi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi gibi çok sayıda tarihi, kültürel ve mimari değer ile birlikte Galataport, Emek Sineması, Garibaldi Sahnesi gibi önemli kültür-turizm yatırımlarını içeren, Atatürk Kültür Merkezi’nden Galataport’a kadar uzanan güzergâhta, mimariden edebiyata, resimden müziğe, tasarımdan tiyatroya, Beyoğlu’nun büyülü dokusunda geçmişten geleceğe bir yolculuğa çıkaran bir proje olma özelliği taşıyor. 

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali ise dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olan İstanbul’un marka değerine katkıda bulunmak üzere gerçekleştirilen bu projenin uluslararası düzeyde vitrine çıkmasını sağlamak için her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilecek.

Türkiye’nin En Büyük Kültür ve Sanat Projesi

30 Ekim’de başlayıp, 14 Kasım’a kadar devam edecek olan Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’nde konserler, sergiler ve etkinlikler yer alırken, festival güzergâhındaki 60 ayrı noktada toplam 1000’den fazla sanatçının performans sergileyeceği sergiler, konserler, operalar, tiyatro oyunları, söyleşiler ve atölyeler gibi toplumun her kesimini kucaklayan muhteşem etkinlikler gerçekleştirilecek. 

Türkiye’nin en büyük kültür ve sanat projesi Beyoğlu Kültür Yolu ve Festivali, klasik sanattan güncel sanata, dijital sanattan sinemaya, çağdaş sanatçıların çalışmalarından üniversiteli öğrencilerin çalışmalarına, koleksiyonerlerin eserlerinden festival için üretilmiş özel eserlere, edebiyattan dansa ve müziğe kadar birçok farklı disiplini bir araya getiren; her dalda sanat-sanatçı-sanatsever birlikteliği sağlayarak, kültürel ve sanatsal zenginlikleri bir çatı altında topluyor. 

Beyoğlu Kültür Yolu Teknolojiyle de Destekleniyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı Beyoğlu Kültür Yolu için özel bir mobil uygulama da hazırladı. 

Beyoğlu Kültür Yolu Uygulaması ile kullanıcılar etkinlikler hakkında bilgi alabilecek ve kendilerine en yakın hangi mekanda hangi etkinlik olduğunu görüntüleyerek, katılacakları etkinlikleri kolayca  planlayabilecek. Etkinlik mekanları hakkında ayrıntılı bilgilerin yer alacağı uygulamada,  ayrıca bu mekanlara nasıl ulaşılabileceği konusunda yol tarifleri de bulunacak.

Kendi profillerini oluşturma imkanı sunan uygulama sayesinde kullanıcılar, katıldıkları veya katılacakları tüm etkinliklerin bilgilerine daha kolay ulaşabilecek, etkinlikler gerçekleşirken güncel haberleri ve sosyal medya paylaşımlarını da yine bu uygulamadan takip edebilecek.

60 Ayrı Mekânda, 1000’den Fazla Sanatçıyla Gerçek Bir Dünya Festivali

36 adet kapalı mekân ve 24 adet açık mekân olmak üzere toplam 60 noktada, 40 sergi ve özel proje, 1000’den fazla sanatçı, 75 konser, 45 atölye çalışması, 20 söyleşi, 15 ışık gösterisi (video mapping) gösterisi, 10 sanatçı performansı yer alacak Beyoğlu Kültür Yolu Festivali programına http://www.beyoglukulturyolu.com/ internet adresinden ulaşılabilir. 

Festival kapsamında gerçekleştirilecek kültür ve sanat etkinlikleri özetle şöyle:

İstanbul Atatürk Kültür Merkezi festivalin en önemli mekanlarından biri olarak klasik sanattan, çağdaş sanata, dijital sanattan yapay zekaya uzanan 11 büyük sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergiler hem içerik hem de teknoloji ile geçmişten geleceğe büyülü bir deneyim yaşatacak şekilde kurgulandı. 
2 konser salonunda dünyanın ve Türkiye’nin en büyük senfoni orkestralarının konserlerinden, opera, bale ve tiyatro gösterilerine kadar 27 büyük konser ve gösteri yer alıyor.
AKM Çocuk Sanat Merkezi’nde birbirinden ünlü sanatçılar çocuk atölyelerinde minik sanatseverler ile buluşuyor.
Taksim Camii Kültür Merkezi de bu festivalde yer alan mekanlardan biri oluyor. Festival kapsamında, sergilerden, sanatçıların canlı atölyelerine, söyleşilerden dini musiki dinletilerine kadar pek çok etkinlik, meraklıları ile buluşuyor.
Festival kapsamında Galataport’ta 850 metre karelik alana yayılacak olan dünyanın en büyük ustalarının yer aldığı görsel ve işitsel şov niteliğindeki dijital bir sergiyle muhteşem bir deneyim yaşatılması hedefleniyor.
Güzel sanatlar üniversiteleri ve liselerinin öğrencilerinin ürünlerinden seçilen yüzlerce çalışma da bu festivalde halkla buluşuyor.
12 kadın sanatçının bu projeye özel olarak hazırladığı enstalasyonlar Beyoğlu sokaklarında yerlerini alarak Beyoğlu’nun renkli dünyasına ışık katıyor.
Ayrıca yerli ve yabancı sanatçıların Beyoğlu sokakları için tasarladığı enstalasyonlar da sergileniyor.
‘Dönüşüm’ sergisinde maddenin ve atıkların sanata dönüşümüne tanıklık ediyor olacağız.
Festival kapsamında Beyoğlu’nda yer alan mekanlarda klasik sanattan dijital sanata, usta sanatçıdan gençlere, sanatın her disiplininden seçilen sergiler ile toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir sergi yelpazesi halkla buluşuyor. 
Festival kapsamında edebiyat ve şiir duraklarında ünlü yazarlarımız ve şairlerimiz ile okumalar, dinletiler, anmalar ve geziler gerçekleştiriliyor.
Sinema gösterileri ve fotoğraf sergilerine ev sahipliği yapan Atlas Sinema Müzesi bu etkinliğin en önemli noktalarından biri olarak dikkat çekiyor.
Kapalı ve açık alanlarda kurulacak sahnelerde Türkiye’nin ünlü ve popüler sanatçılarından, dünyanın en önemli senfoni orkestralarına, opera gösterilerinden, tiyatro oyunlarına, dini musikiden rap müziğine kadar 15 günde 100’e yakın konser gerçekleştirilecek.
Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’ne Beyoğlu’nda yer alan müzeler ve galeriler de birbirinden ünlü sergiler ve etkinlikler ile dahil olacak.

The Future Healthcare İstanbul 2021 Konferansı gerçekleşti

Türkiye'nin en büyük sağlık ve sağlık teknolojileri konferansı The Future Healthcare İstanbul 2021, İstanbul Fişekhane Etkinlik Merkezi’nde yapılan oturumların ardından sona erdi. Hibrit bir formatta hem fiziksel hem de online olarak yapılan konferansı, 18-22 Ekim tarihleri arasında internet üzerinden 14 ülkeden, 72 şehirden, 26 bin kişi izledi. 


Stres yönetimi artık bir zorunluluk

Türkiye’den ve yurt dışından sağlık sektörünün öncü isimlerinin sağlığın geleceğini konuştuğu konferansın son günü, “Lüks Medikal Seyahat” başlığını taşıyan bir panelle başladı. Ardından sahneye gelen Wellbeing Uzmanı Ebru Şinik, stres yönetimi hakkında bir konuşma yaptı. Stres yönetimi olmadan bütünsel olarak sağlıklı yaşamı sürdürmenin mümkün olmadığını belirten Ebru Şinik, her gün 20 dakika sadece kendimizle baş başa kalarak stres yönetimi tekniklerini uygulamanın artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Yoga ilmine dayalı burundan alıp verilen kontrollü nefeslerin vücuda fayda sağladığını vurgulayan Şinik, konuşmasının sonunda kendisini dinleyen katılımcılara nefes egzersizi yaptırdı. 

“Çevreci olduğunu iddia edenler et yememeli!”

Katılımcıların ilgiyle takip ettiği “Gıdanın Geleceği” paneli, Türkiye Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe’nin moderatörlüğünde; Yapımcı, Yazar, Etik Vegan Elif Dağdeviren ile Hayat Grubu CEO'su Erdem İpekçi’nin katılımıyla gerçekleşti. Beslenme modellerinin ve tercihlerinin iklim değişimine ve sağlığımıza olan etkisine odaklanan oturumda konuşan Elif Dağdeviren, hayvansal gıdanın zararlı gaz emisyonu ve etik açıdan olumsuz etkilerine işaret ederek “Çevreci olduğunu iddia edenler et yememeli!” dedi. Erdem İpekçi ise vejeteryan ve vegan beslenmenin yaygınlaştığını belirterek, insan fizyolojisinin sebze tüketmeye daha müsait olduğunu söyledi. 

22 Ekim sağlık okuryazarlığı günü ilan edildi

Future Healthcare İstanbul 2021'in sponsorlarından Bayer, sağlık okuryazarlığı konusuna odaklanan bir panel ile etkinlikte yer aldı. Bayer Tüketici Sağlığı Ülke Müdürü Erdem Kumcu ve Bayer Tüketici Sağlığı Pazarlama Direktörü Pınar Saltat’ın açılış konuşmalarıyla başlayan panel, Bayer Tüketici Sağlığı İş Zekâsı Müdürü Ümit Aktaş’ın konuyla ilgili sunumuyla devam etti. Proje Danışmanları Ecz. Adile Özdağ, Dr. Ayça Kaya ve Prof. Dr. Aytuğ Altundağ da konuşmaları ile çok değerli bilgiler paylaştı. Panelde yapılan konuşmalarda, bir araştırmanın sonuçları doğrultusunda sağlık okuryazarlığının toplumsal ve bireysel faydaları aktarıldı. Türkiye'de 4 kişiden 3'ünün sağlık okuryazarlığının farkında olmadığı ve kulaktan dolma bilgilerden dolayı sağlık sorunları yaşandığı ifade edildi. Panelin sonunda oturumun yapıldığı 22 Ekim günü, “sağlık okuryazarlığı günü” ilan edildi.

Yaşlanmadan yaş almanın yolları

Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar'ın moderatörlüğünü yaptığı "Gelecekte Bireysel Sağlık Yönetimi" başlıklı günün son oturumunda; Onkolog ve Medikal Direktör MD. PhD. Yıldıray Tanrıver, Radyolog MD. PhD. Sibel Şahin Bulam, Kök Hücre ve Genetik Koordinatörü Dr. Elif İnaç ve Beslenme ve Diyetetik Uzmanı ND. Dilara Devranoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Sağlıklı bir şekilde yaş almak, panelde üstünde durulan konulardan biri oldu. Yaşlanmadan yaş almak için antioksidanların önemine vurgu yapılarak, fiziksel aktivitelerin de kan şekerini dengelemede anahtar rol üstlendiği belirtildi. Kök hücre, yapay zekâ ve gen tedavileri alanlarında yapılan çalışmaların 50 yıl içinde sağlık sisteminde dönüşüme yol açacağı ifade edildi. Kişiye özel beslenme anlamına gelen gıdalanma kavramının da önümüzdeki yıllarda daha çok hayatımızda olacağı belirtildi.

Tazefikir Group ve Future X Events tarafından düzenlenen The Future Healthcare İstanbul Uluslararası Konferansı, 18-22 Ekim tarihleri arasında sağlık sektörünün nabzını tuttu. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci’nin açılış konuşmasını yaptığı konferansta hafta boyunca; Anadolu Efes Spor Kulübü'nün Baş Antrenörü Ergin Ataman, Prof. Dr. Devrim Gözüaçık, Prof. Dr. Murat Baş, Prof. Dr. Sinan Canan, Prof. Dr. Oğuz Özyaral, Doç. Dr. Halit Yerebakan, Dr. Ender Saraç, Prof.Dr. Elif Damla Arısan, Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, Dr.Katarina Bjelke, Prof. Dr. Ersi Kalfoğlu, Dr.Sevgi Salman Ünver, Prof. Dr. Türker Kılıç, Dr. Micheal Marash ve Prof. Dr. Richard A. Lockshin gibi birbirinden değerli konuşmacılar yer aldı. 

11 Ekim 2021 Pazartesi

Mezopotamya’nın gastronomi değerleri tanıtılacak

T.C. Diyarbakır Valiliği ev sahipliğinde; TÜRSAB Fuarcılık Hizmetleri Tic. A.Ş. ve Diyarbakır Fuarcılık Hizmetleri A.Ş. ortaklığında, 24-27 Mart 2022 tarihlerinde Diyarbakır Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan 1.Mezopotamya Turizm ve Gastronomi Fuarı hakkında bilgi paylaşımı yapılması amacıyla düzenlenen basın toplantısına Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, Şanlıurfa Vali Yardımcısı Yeliz Yıldızhan, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz B. Bağlıkaya, Yönetim Kurulu Üyeleri, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Dışişleri Bakanlığı Diyarbakır İl Temsilcisi Büyükelçi İbrahim Mete Yağlı, GAP İdaresi Başkanı Mehmet Açıkgöz, TÜRSAB Güneydoğu Anadolu Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Akyıl ve Yönetim Kurulu Üyeleri, TÜRSAB İhtisas Başkanları, Karacadağ Kalkınma Ajansı Başkanı Dr. Hasan Maral  ile çok sayıda basın mensubu katılım sağladı.


İnsanlığın yeryüzündeki macerasının başladığı topraklardayız.

Toplantıda Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, ‘’Mezopotamya’nın gastronomi değerleri ile ilgili bu sene UNESCO’ya dosya verirken de bahsettiğimiz gibi; burası profesyonel lezzet serüveninin başladığı bölgedir. Mezopotamya markasıyla Diyarbakır’da bir turizm ve gastronomi fuarı yapılıyor olması çok önemli. Türkiye’de turizm sektörü dokuz vilayetimizin de ortak işi olmalı. Bunu da inşallah 24-27 Mart 2022 tarihleri arasında Diyarbakır Fuar ve Kongre Merkezi’nde tertip edeceğiz.’’ cümleleriyle önümüzdeki sene yapılacak fuarın turizm sektörü ve ülkemiz için önemini vurguladı.

TÜRSAB olarak bu destansı toprakları tüm dünyaya tanıtmak bizim asli görevimiz. Bunu keyifle, inanarak ve çok yüksek bir motivasyon ile yapıyoruz. Eşsiz bir tarih ve kültür deneyimi sunan Mezopotamya bölgesinin ulusal ve uluslararası alanlarda tanıtımını yaparak turizmde vazgeçilmez bir marka haline gelmesini sağlamak üzere düzenlenecek fuar ile ilgili TÜRSAB Başkanı Firuz B. Bağlıkaya, ‘‘Her biri ayrı ayrı, çok önemli kültür ve turizm potansiyeline sahip olan şehirlerimize turizmde hak ettiği değeri sağlamak üzere düzenleyeceğimiz fuarımızla, bölgeye turizm açısından yeni bir hareketlilik kazandırmayı amaçlıyoruz.  TÜRSAB olarak bu destansı toprakları tüm dünyaya tanıtmak bizim asli görevimiz ama bunu keyifle inanarak ve çok yüksek bir motivasyon ile yapıyoruz. Bu çerçevede 24-27 Mart 2022’de düzenleyeceğimiz, 1. Mezopotamya Turizm ve Gastronomi Fuarı ile hem ulusal hem de uluslararası alanda bölgeye yabancı alım heyetlerini çekmeyi, sürdürülebilir iş birlikleri oluşturmayı, bölgenin özelliklerini kaybetmeden kalkınmasını ve bu kalkınmadan bölge halkının fayda sağlamasını hedefliyoruz. İlk olarak Ukraynalı turizmcilere bölgenin sahip olduğu tarihi, kültürel ve turistik değerleri tanıtacağız. Bu tanıtım çalışmalarını kültür turizmine önem veren diğer turizm kaynak pazarlarında da sürdüreceğiz. Mezopotamya’nın marka değerini yaptığımız bu çalışmalarla artıracağımıza inanıyorum.’’ cümleleriyle fuarın özellikle bölge turizmine katacağı yeni değerler ve ekonomik gelişmenin önemine dikkat çekti.

Bu fuarı TÜRSAB ile birlikte düzenlemek, ne kadar önemli bir noktaya geldiğimizin işaretidir. Fuar ile ilgili değerlendirmelerde bir diğer isim Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya oldu. Kaya, ‘‘İlimizi bir fuar merkezi yapma konusunda önemli çalışmalar yapıyoruz. 2022’de 11 tane fuarımız olacak. Mezopotamya bölgemizdeki tüm değerlerimizi ortaya çıkararak gelecek nesillere taşımak ve kazanç oluşturmayı hedefliyoruz. Diyarbakır’da düzenleyeceğimiz fuarı, kuruluşumuz olan DİFAŞ ile birlikte İzmir’de Travel Turkey İzmir fuarıyla kendini ispatlamış ve turizme büyük katkı sağlamış olan TÜRSAB ile düzenliyor olmamız bunun ne kadar önemli bir noktaya geldiğinin işaretidir.’’ dedi.

6 Ekim 2021 Çarşamba

IATA'nın Başkanı Mehmet Nane oldu

Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü  Mehmet T. Nane, Haziran 2022 itibarıyla göreve başlamak üzere IATA’nın Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. 


Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet T. Nane; IATA'nın 77. Yıllık Genel Kurul Toplantısı'nda, Haziran 2022 itibarıyla göreve başlamak üzere Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği IATA'nın Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. IATA’nın ilk Türk Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapacak olan Mehmet T. Nane, görevi mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Robin Hayes’in başkanlık döneminin ardından, 19-21 Haziran 2022’de Şanghay’da gerçekleştirilecek 78. Genel Kurul’da devralacak ve 2023’te gerçekleştirilecek 79. Genel Kurul'un sonuçlanmasına kadar sürdürecek. IATA'nın ilk Türk Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapacak olan Pegasus Havayolu Genel Müdürü Mehmet T. Nane'ye yeni görevinde başarılar diliyoruz.

İstanbul Havalimanı dünyanın en iyileri arasında

Conde Nast Traveler okuyucuları seçti: İstanbul Havalimanı dünyanın en iyilerinde ikinci sırada.Dünyanın en iyi havalimanlarından biri olmanın ötesine geçerek yolculara benzersiz seyahat deneyimi sunan İstanbul Havalimanı’nın başarıları, bir ödülle daha taçlandı. New York & Londra merkezli dünyaca ünlü seyahat dergisi Condé Nast Traveler’ın okuyucuları, dünyanın en iyi havalimanları listesinde İstanbul Havalimanı’nı ikinci olarak seçti.  Bölgenin en önemli küresel aktarma merkezi olan İstanbul Havalimanı; güçlü alt yapısı, üstün teknolojisi ve sunduğu üst düzey yolculuk deneyimi ile prestijli kurumlar tarafından ödüllendirilmeye devam ediyor. 

Dünyanın en önemli yayın gruplarından Conde Nast’ın; lüks seyahat konusunda otorite sayılan, gezginlerin kılavuzu ve ilham kaynağı olan seyahat ve yaşam dergisi Condé Nast Traveler, prestijli ödüllerden biri olan ve her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen “Okuyucuların Seçimi” anketinin sonuçlarını açıkladı. Anketin sonucunda ortaya çıkan “Dünyanın En İyi Havalimanları” listesinde İstanbul Havalimanı ikinci oldu. Dünya genelinde 800.000'den fazla Condé Nast Traveler okuyucusu anket kapsamında; dünyanın en iyi otelleri, tatil köyleri, şehirleri, ülkeleri, adaları, kaplıcaları, trenleri, araç kiralama hizmetleri, havayolları, havaalanları ile ilgili son seyahat deneyimlerini paylaşarak on binlerce puan ve yorum gönderdi. 

Condé Nast Traveler’ın okuyucu oylarıyla belirlenen anket sonucuna göre İstanbul Havalimanı; Tokyo Narita (NRT), Seul Incheon (ICN), Doha (DOH), Dubai (DXB), Marakeş (RAK), Atina (ATH), Zürih (ZRH), Londra Heathrow (LHR) gibi havalimanlarını geride bırakarak Singapur (SIN) Havalimanı’nın ardından listeye 2. sıradan girdi. Merkezi New York ve Londra'da bulunan Condé Nast, dünya çapında ek lisans ortaklarıyla birlikte Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, İtalya, Japonya, Meksika ve Latin Amerika, Rusya, İspanya, Tayvan, Birleşik Krallık ve ABD dahil olmak üzere 32 pazarda faaliyet gösteriyor.  Dünyanın önde gelen basılı, dijital, video ve sosyal markalarından bazılarını üreten küresel bir medya şirketi de olan Conde Nast’ın bünyesinde; Vogue, GQ, The New Yorker, Vanity Fair, Wired and Architectural Digest ( AD ), Condé Nast Traveller ve La Cucina Italiana bulunuyor. Condé Nast Traveler’ın “Okuyucuların Seçimi Ödülleri” derginin Kasım sayısında yayınlanacak.

 

30 Eylül 2021 Perşembe

Azerbaycan’da farklı turizm rotası: Volkan çamurları

TURİZMİN SESİ


Çamur Volkanları Turizm Kompleksi yakın zamanda turistlerin hizmetine sunulacak.Başta Karabağ olmak üzere kırsal köyler, büyüleyici ormanlar, göller ve şelaleler aracılığıyla Kafkas dağlarına giden yürüyüş parkurlarıyla turizmin her alanında iddialı olan Azerbaycan, ülkede sayıları 400’ü bulan çamur volkanları ile de dikkat çekiyor. Başta Karabağ olmak üzere Kırsal köyler, büyüleyici ormanlar, göller ve şelaleler aracılığıyla Kafkas dağlarına giden yürüyüş parkurlarıyla turizmin her alanında iddialı olan Azerbaycan, ülkede sayıları 400’ü bulan çamur volkanları ile de dikkat çekiyor.

azerbaycan-volkan-camurlari.jpgDünyanın en büyük çamur volkanı konsantrasyonuna sahip Azerbaycan’da, yaklaşık 400 çamur volkanı bulunuyor. Bunlardan bazıları yaklaşık 700 metre yüksekliğe ulaşabiliyorlar.  Çamur volkanlarına seyahat deneyimini zenginleştirmek için harekete geçen Azerbaycan hükümeti Bakü’ye 1,5 saat uzaklıkta olan alanın geliştirilmesi için proje hazırladı. 

"2019-2023'te bölgelerin sosyo-ekonomik kalkınması Devlet Programı" kapsamında uygulanan proje kapsamında Çamur Volkanları Turizm Kompleksi’nin nisan ayında temeli atıldı. Kompleks, Bakü'nün 59 kilometre güneybatısında, Şamahı’ya giden ana yol üzerinde, deniz seviyesinden 235 metre yükseklikte yer alacak. Bölge Kılıç çamur volkanları olarak biliniyor. "Kılıç" çamur volkanlarının bulunduğu bölgede turizm kompleksi oluşturmanın bir takım avantajlarının bulunduğu bildirildi.  Kompleksin, Azerbaycan’ın en büyük çamur volkanlarından biri olan Toragay ve dünyanın en ünlü tarihi ve arkeolojik rezervlerinden biri olan, 6000’den fazla kaya resmine sahip açık hava müzesi niteliği taşıyan Gobustan Ulusal Tarih ve Sanat Rezervinin yakınlığında olması gibi faktörler bölgenin turistik önemini artırıyor.

azerbaycan-volkan-camurlari-001.jpg

KRATER GİBİ GÖRÜNECEK
Kompleksin binası yukarıdan bir krater gibi görünecek.  Burada çoçuklar için atölye, sergi salonu ve kafe faaliyet gösterecek. 12 hektarlık komplekste ATV motorlar için alan, zipline, otopark, hediyelik eşya dükkanı ve tedavi edici banyolar gibi aktivitelerin geliştirilmesi planlanıyor.  Bunlara ek olarak bölgeye yol altyapısı inşa etmek için Gobustan rezervinden “Kılıç” ve çevresindeki volkanlara götürecek, Bakü-Gobustan-Çamur volkanları turizm kümelenmesi ile sonuçlanacak 20 kilometrelik bir yolun yapılması planlanıyor.Olağanüstü manzaraları sevenlere, Gobustan Ulusal Devlet Tarih Ve Sanat Koruma Alanının yakınında bulunan çamur volkanlarını mutlaka ziyaret etmeleri tavsiye ediliyor.

17 Eylül 2021 Cuma

Giderken Ayrılığın Resmini Çektin Halil Abi

Ölene kadar Türkiye’yi tanıtmak fotoğraflamak arzusunda olan Halil Tuncer yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak hayata gözlerini yumdu. Yaşamak dedikleri bu olsa gerek onurlu veda ederek sessizce gittin… Turizm camiasının sevilen duayeni Fotoğrafçı Halil Tuncer Abisi hayata gözlerini yumdu. Zorlu ve çileli bir yol hikayesi ile tanıdım seni, yalanın, ihanetin ortasında dik durma sanatının bir oyuncusuydun. Senin için söylenecek en güzel şey Fototoğraf makinasıyla hayatı resmetmek, çektiği resimlerle anılarda yer etmek, onurlu, sabırlı vicdanlı bir adamdı demek olacak.

halil-tuncer-005.jpg

Sen bizleri bırakıp giderken asla yalnız değilsin. Çünkü arkanda bıraktığın izlerin, onlarca, binlerce anın var. O anıların her daim seni hatırlatacak. Çektiğin fotoğraflar gün batımına ayrı bir kızıllık, Türkiye Turizmi tanıtımına kattığın değer, çektiğin resimler ise, anılarda kalacak. 

halil-tuncer-006.jpg

Halil Tuncer'in Vizörüne yansıyan karelerle Türkiye'nin turistik merkezlerinin fotoğraflarını 1970 yılından bu yana çektiğini anımsatarak,bu süre içinde tam 25 Turizm Bakanı gördüm. Yurtiçi ve yurtdışında birçok ödül aldım. Ama gelip geçen bakanların hiç birinden ödül alamadım diye sitem ederdi. Birde unutmadan fotoğraf çekiyorsun makinada film var mı? diye de espiri yapanları da duydum. Bıraktığın anılarla gidiyorsun mekanın cennet olsun.

Son zamanlarda Ottoman Hotel Imperial Hotel Genel Müdürü Serdar Balta’nın misafiri olarak ağırlanıyordu. Çevresinde çok insan olmasına rağmen candan seven dostları vardı. Halil Tuncer yaklaşık 3 yıldan beri kanser tedavisi görüyordu. Bahçelievler ‘de özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde tutuluyordu. Bahçelievler’de 16 Eylül sabahında hayata gözlerini yumdu. Halil Tuncer’in cenazesi, (17 Eylül Cuma günü) Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde toprağa verilecek.

Turizminsesi ailesi olarak; Ülkemizin tanıtımına önemli katkılar sağlayan Duayen Fotoğrafçı Halil Tuncer Abimize Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.

Halil Tuncer Kimdir?
1939 yılında Amasya'da doğdu. Küçük yaşta anne ve babasını kaybetti. İki kız, iki erkek dört kardeşi olan Tuncer'i subay olan amcası okuttu. Amcasının mesleği nedeniyle 1948'de İstanbul'da başlayan eğitim serüveni, Amasya, Diyarbakır, Sivas ve Kayseri'de devam etti.

Sivas'ta ortaokul öğrencisiyken fotoğrafla tanıştı. Eline geçen parayla 6- 9'luk Kodak makinesini alıp, okuldakilerin fotoğraflarını çekerek harçlığını çıkardı. İstanbul'da Kabataş Lisesi'nde okurken fotoğrafçılık yaparak kendi ayakları üzerinde durmaya başladı. 1970'te Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) Türkiye'nin turistik merkezlerinin fotoğraflarını çekmeye başladı. 1971 yılında çektiği Nemrut, fotoğrafları ile tanınır hale geldi.

1993 yılında çektiği Nemrut fotoğrafı, Danimarka'da 69 ülkenin katıldığı Turizm Fotoğrafları Yarışmasında Tuncer'e dünya ikinciliği kazandırdı. Tuncer, 15 farklı ülkede fotoğraf sergisi açtı.

10 Eylül 2021 Cuma

DJI OM 5 HEYECAN VERİCİ YENİ ÖZELLİKLERİYLE YARATICILIĞA İLHAM OLUYOR

DJI tarafından daha mükemmel içerikleri hayata geçirmek için tasarlanan ve sezgisel tasarıma odaklanan akıllı telefon sabitleyici OM 5 tüm dünyayla aynı anda Türkiye’de… Avuç içine sığan boyutuyla ultra hafifliği, birkaç dokunuşla ultra sabitleme özelliği ve içerikleri görsel olarak zenginleştiren fonksiyonlarıyla DJI OM 5, amatör ya da profesyonel tüm içerik üreticilerinin vazgeçilmezi olacak. En canlı, en renkli ve çok yönlü yemek, gezi, tanıtım içerikleri ya da spor odaklı performans  paylaşımları için teknolojik olarak geliştirilmiş en kusursuz gimbal DJI OM 5…
 

Sivil insansız hava araçları ve yaratıcı kamera teknolojisinde dünya lideri DJI, kullanıcıların akıllı telefon içerik oluşturmalarını zahmetsizce geliştirmelerine yardımcı olmak için güçlü olduğu kadar kullanımı da kolay bir çözüm olan DJI OM 5'i piyasaya sürdü. Popüler Osmo Mobile serisine en son eklenen DJI OM 5 akıllı telefon sabitleyici, yeni bir telefon tutucu ve yerleşik bir uzatma çubuğuyla tamamlanmış kompakt tasarım ile yükseltildi. DJI Türkiye Resmi Distribütörü Karfo Karacasulu Dış Tic A.Ş. tarafından Türkiye’ye getirilen yeni gimbal, önceki modellerden daha küçük ve daha hafif. Geleneksel bir akıllı telefon sabitleyicinin olanaklarını aşan DJI OM 5, DJI'nin endüstri lideri 3 eksenli sabitleme teknolojisine, yepyeni bir ShotGuides özelliğine ve geliştirilmiş ActiveTrack 4.0'a sahip. Günbatımı Beyazı ve gri olmak üzere iki yeni göz alıcı renkte sunulan DJI OM 5, kullanıcıların yalnızca birkaç dokunuşla ultra sabit, benzersiz video içeriği yakalamasına yardımcı oluyor. Yürüyüşte, koşuda ya da hızlı bir araç içinde olun kolayca en sabit görüntü OM 5 ile yakalanabiliyor. 

Yükseltilmiş Tasarım ile Daha Fazla Çok Yönlülük…
DJI'nin ikonik katlanabilir tasarımına sahip OM 5, DJI'nin yüksek kaliteli 3 eksenli gimbal teknolojisini, selefinden üçte bir daha küçük olan taşınabilir ve kompakt bir gövdede bir araya getiriyor. İster bir yolculuğa çıkın, ister arkadaşlarınızla veya ailenizle görüntülü görüşme yapın, ister günlük aktivitelerinizin vloglarını çekin, DJI OM 5 hayatın tüm maceraları için mükemmel bir arkadaş. "DJI OM akıllı telefon sabitleyicilerinin yıllar içinde tekrarlanmasıyla, kullanıcılara günlük aktiviteleri için daha erişilebilir ve yardımcı araçlar sunarak profesyonel ve yüksek kaliteli çekim eşiğini erişilebilir kılmayı hedefliyor” diyen DJI Kıdemli Ürün Müdürü Paul Pan, "DJI OM 5 Akıllı telefonlarına güvenenler ve en unutulmaz anların görüntülerini oluşturmak isteyenlerin her an, nihai kompakt, teknolojik olarak gelişmiş gimbalı olacak." diye ekledi.
Katlandığında avuç içi boyutunda olan DJI OM 5, akıllı telefonun kasasının üzerinden geçen, daha iyi koruma sağlayan ve öncekinden daha fazla akıllı telefon modeliyle uyumlu yeni tasarlanmış bir telefon tutucuya sahip. DJI OM 5, içerik oluşturma için dinamik açılar ve çekim olanakları sağlayan yenilikçi bir dahili uzatma çubuğu da sunuyor. Gövdesine eklenen fazladan bir buton ile, kullanıcılar DJI OM 5'in temel özelliklerine ve işlevlerine daha kolay erişebiliyor ve bunları kontrol edebiliyor.

3 Eksenli Sabitleme Özelliği ile Her Çekimde Ustalaşın.
Yürüme ve spor senaryolarını tam olarak destekleyen ve içeriği bir sonraki seviyeye taşımaya yardımcı olan DJI'nin ünlü 3 eksenli sabitleme teknolojisinin yardımıyla zorlayıcı anları daha akıcı bir şekilde yakalamak mümkün. Videografide yeni olanlar için, 30 sete kadar önceden ayarlanmış çekim eğitimi sağlayan ve tek bir parlak videoda otomatik düzenlemeyi destekleyen yeni ShotGuides özelliği oldukça güvenilir. Yeni güncellenen ActiveTrack 4.0, artık 5 m/s'de 3x'e kadar yakınlaştırmayı destekliyor ve hareket halindeyken bile karenin merkezindeki konuyu hassas bir şekilde tanımlıyor ve sabit bir şekilde takip ediyor. 

İçeriği öne çıkaran diğer profesyonel düzeyde özellikler ve önceden programlanmış çekim modları;

Hareketle Kontrol: DJI OM 5'i kontrol etmek için el hareketleri kullanılarak video kaydını kolayca başlatılabilir, durdurulabilir veya fotoğraf çekilebilir. Titiz bir otomatik zamanlayıcı olmadan epik bir selfie veya grup çekimi yapmak için ideal bir aracıdır.
DynamicZoom: Görsel olarak çekici bir sinema görünümü olan DJI OM 5, Alfred Hitchcock tarafından popüler hale getirilen dramatik arka plan kaymasını yaratmak için yakınlaştırma işlevini otomatik olarak ayarlıyor.
Timelapse, Motionlapse, Hyperlapse: Timelapse'ı kullanarak zamanın geçişini hızlandırılmış bir biçimde göstermek mümkün; Gimbal için ayarlanmış hareket noktaları ekleyen Motionlapse; veya Gimbal ile fiziksel olarak hareket etmek için Hyperlapse modları eklendi. Her üç mod da Elektronik Görüntü Sabitleme (EIS) teknolojisinin yanı sıra ilave bir pürüzsüzlük seviyesi için 3 eksenli gimbal kullanıyor. Dünyanın keyfini çıkarması için bu yaratıcı videoları içerik üreticileri sosyal medyada kolayca paylaşabilir. 
Panoramalar: 3x3 panorama, 240°panorama ve kullanıcının benzersiz ve yaratıcı bir efekt için bir kişinin veya konunun birden çok versiyonunu tek bir çekime eklemesine olanak tanıyan “CloneMe” panorama dahil olmak üzere daha geniş bir perspektif yakalamak için üç yaratıcı panorama seçeneği arasından seçim yapılabiliyor.
Spin Shot Gimbal Hareketi: DJI Mimo uygulamasında ve joystick kullanılarak etkinleştirilen gimbal, dönme efekti vermek için telefonu döndüyor.
Story Modu Şablonları: İçeriğe yaratıcı bir dönüş eklemek için önceden ayarlanmış şablonlardan biri seçilebiliyor. DJI OM 5, sosyal medyada paylaşmak için hazırlanan hızlı video içeriklerinde önceden ayarlanmış hareketler, müzik ve renk paletleri kullanılabiliyor.
Büyüleyici Efektler: Otomatik rötuş ve özelleştirilmiş parametre ayarlarını destekliyor. Öne bakan kameraya geçildiğinde Glamour Effects otomatik olarak etkinleştiriliyor.

Daha İyisini Yapabileceğiniz Yararlı Aksesuarlar
Çeşitli aksesuarlarla da desteklenen OM5, en mükemmel içeriğe ulaşmayı hedefliyor.  Yeni ‘Dolgu Işığı Telefon Tutucu’, fotoğraflar ve videolar için parıltılar ekleyen yerleşik bir yardımcı ışığa sahip manyetik bir tutucu. DJI OM 5 ayrıca bilek kayışı, mini tripod ve saklama çantası gibi diğer kullanışlı aksesuarlarla destekleniyor.