20 Ocak 2018 Cumartesi

Becerikli Anadolu kadınları “Pacco Baby” projesiyle hayat buldu

Mardinli kadınlar ‘Çok Üret, Az Tüket, Basit Yaşa’ sloganı ile ticari kaygıların çok ötesinde sosyal sorumluluk bilinci ile yola çıktı. Pacco Baby Marka yaratıcısı Gülçin Kolip, yaratıcı ve girişimci kadınlarımızla birlikte bebekler için doğal, sağlıklı ve modern bir giyim markası oluşturmaya karar verdik ve üretime Mardin’den başladık dedi


Mardin’den İstanbul’a, Anadolu kadınlarına organik ve el yapımı ürünler ürettiren Türkiye’nin yeni Anne&Bebek giyim markası Pacco Baby, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde açılıyor. Yaşı, sağlığı ya da özel durumu nedeniyle çalışamayan, 22-65 yaş aralığındaki kadınların bazıları, örgülerden elde ettiği gelir ile kendisine çeyiz yapıyor, bazısı ise çocuklarına sevdikleri şeyleri alarak onları mutlu ediyor. Markanın yüzü Pebo ve Bebo isimli oyuncakları ise 22 yaşındaki otizmli Yasemin yapıyor. Üretiminin %100’ü sağlığı, yaşı ya da özel durumu nedeniyle çalışamayan becerikli Anadolu kadınları tarafından gerçekleştirilen ve buna ithafen Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde açılış yapan marka, bebeği için doğal, sağlıklı ve kaliteli ürünler arayanlar için  ‘2017 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nu beğeniye sundu. 

Hırkalardan, patiklere, anne-bebek takımlarından, hediye setlerine ve organik el örgü iplerine kadar 15 farklı ürün, 10 farklı renk çeşidi ile hizmet verecek olan markanın ürünleri, %100 organik pamuk ipliklerle hiçbir kimyasal işlem görmeden elde üretildi. 0-12 ay bedende üretilen bebek ürünlerinde, el sanatının geleneksel desenleri, modern örgü desenleriyle harmanlandı. Koleksiyonda pembeden, maviye, lacivertten, vişne rengine kadar birçok farklı renk seçeneği, uçuk ve yumuşak tonlarıyla dikkat çekiyor. Kız bebekler için ajurlu desenler, el sanatının mükemmel işçiliğini yansıtırken, erkek bebekler için kullanılan desenler ise adeta makine dokusunu andırıyor. Ürünler, model, renk ve desen uyumları ile de oldukça modern. 


Otizmli Yasemin oyuncakları örüyor
‘Çok Üret, Az Tüket, Basit Yaşa’ sloganı ile ticari kaygıların çok ötesinde sosyal sorumluluk bilinci ile yola çıktıklarını ve yaşı, sağlığı ya da özel durumu nedeniyle çalışamayan ama sürekli üreten becerikli Anadolu kadınlarıyla birlikte yeni bir bebek giyim markası yaratmaya karar verdiklerini belirten markanın yaratıcısı Gülçin Kolip şunları söylüyor; “Türkiye’de el örgü sanatı çok eski zamanlardan bu yana kadınlarımızın yaratıcılığı sayesinde sürekli gelişti. Kadınlarımız, el ürünlerini internet ortamında ya da yerel stant yerlerinde satacak kadar kendilerini geliştirdi. Pacco Baby olarak biz de, yaratıcı ve girişimci kadınlarımızla birlikte bebekler için doğal, sağlıklı ve modern bir giyim markası oluşturmaya karar verdik ve üretime Mardin’den başladık. Farklı birçok dini, dili, kültürü yüzyıllardır birlikte yaşatan Mardin, el sanatlarının da en çok geliştiği şehirlerimizden biri. Ancak maalesef son yıllarda turist sayısının önemli ölçüde azalması nedeniyle iş imkanı oldukça düştü. Biz de bu nedenle Mardin’li kadınlarımızla çalışmaya başlayarak, yaklaşık 2 yıl boyunca model, desen ve numune çalışmaları yaptık. Bugün Mardin’den İstanbul’a uzanan 20 üretici kadınımızla modellerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. 22-65 yaş aralığındaki kadınlarımızın kimi, örgülerden elde ettiği gelir ile kendisine çeyiz yapıyor, kimi çocuklarına sevdikleri şeyleri alarak onları mutlu ediyor. Markamızın yüzü Pebo ve Bebo isimli oyuncaklarımızı ise 22 yaşında otizmli Yasemin yapıyor. Yasemin, küçük yaşta otizm tanısı almış, akranlarından farklı gelişim gösteren ancak müthiş el becerisi olan bir kızımız. Oyuncaklardan elde ettiği kazanç ile ihtiyaçlarını karşılamak istiyor.”

Pacco Baby’nin Kelebek Etkisi, Anadolu’daki çocuklara da dokunacak
Gülçin Kolip, öncelikle Türkiye’de online satış sitesi (www.paccobaby.com) üzerinden ardından ise kısa bir süre içerisinde Avrupa’da satışa başlayacaklarını da şu sözlerle anlatıyor; “Anadolu’dan İstanbul’a kadınlarımızın ürettiği organik ve el örgüsü bebek ürünlerimizi çok yakında İspanya, İtalya, Romanya ve Almanya’da bulunan satış noktalarında beğeniye sunacağız. Özellikle yurtdışında, organik ve el yapımı ürünlere ilgi büyük. Türkiye ise organik pamuk üretiminde dünyanın en büyük üreticilerinden biri. Bunun avantajı ile ürünlerimizin yurtdışında da çok fazla tercih edileceğini düşünüyoruz. Bitmiş ürünlerimizin yanı sıra, kadınlarımızı üretime teşvik etmek amacıyla %100 organik el örgü ipliklerimizi de satışa sunduk. Örgü örmenin bilimsel olarak kanıtlanmış birçok faydası var. Bunlardan en önemlisi terapi etkisi yaparak, psikolojik olarak rahatlatması. Türkiye’de artık doğal olana dönmenin, az tüketip, çok üretmenin zamanı geldi. Pacco Baby ailesi olarak, ‘Çok Üret, Az Tüket, Basit Yaşa’ sloganı ile Mardin’den başladığımız bu yolculuğu diğer illerimizde de sürdürerek, bir kelebek etkisi yaratacağız. En önemli ve nihai hedefimiz ise, ürünlerimizin satışından elde ettiğimiz gelir ile yine Anadolu’daki çocuklarımızın eğitimine destek olmak. Yani, Pacco Baby ürününü satın alan bir kişi aynı zamanda Anadolu’daki bir kadının geçimine destek olmuş, hem de bir çocuğun eğitimine katkıda bulunmuş olacak. Anneannelerimizden miras kalan bu harika geleneği sürdürerek bize bu imkanı tanıyan ve markamızın gelişiminde önemli rol oynayan kadınlarımıza teşekkür ediyor, onlarla gurur duyuyoruz.”  

Pacco Baby’nin Üretici Kadınlarının Çarpıcı Hikayesi
Pacco Baby’nin üretici kadınlarının her birinin farklı bir hikayesi var. Fikriye, Mardin Dargeçit’li bir genç kız. 25 yaşında. Örgülerden elde ettiği kazançla kendine çeyiz yapıyor. Gülçin Hanım, 41 yaşında, evli ve 3 çocuk annesi. Eğitimi yok ama okuma yazma biliyor. Eşi inşaatlarda çalışıyor, iş bulmakta sıkıntı çekiyor. Gülçin Hanım, örgülerden elde ettiği gelirle, çocuklarının mutlu oldukları şeyleri alarak, mutlu oluyor. Meryem, 23 yaşında, ön lisans mezunu bir genç kız. Örgü örmenin bir sanat olduğunu düşünüyor ve örgü örmenin onu psikolojik olarak çok rahatlattığını söylüyor. Yasemin, 22 yaşında, otizmli. İstanbul’da yaşıyor. Sakin ve huzurlu bir bebekliğin ardından, iletişim kurmada akranlarından geride kalması ve farklı gelişim göstermesi üzerine ailesi onu psikiyatriste götürdü ve otizm tanısı aldı. Tanı aldıktan sonra yoğun bir özel eğitim sürecine giren Yasemin, ilk, orta ve lise öğrenimini kaynaştırma öğrencisi olarak tamamladı. El sanatlarına ilgi duyan Yasemin, bu becerisini zamanla geliştirdi ve oyuncaklar yapmaya başladı. Yasemin, sevgiyle ve büyük zevkle ördüğü oyuncaklardan elde ettiği gelir kendi ihtiyaçlarını karşılamak istiyor.